Büyük Doğu Gazetesi çıktığı zamanlarda bir gün ekonomik durumun kötülüğünden dolayı baskı tesisinde hiç kağıt ve mürekkep kalmamış. ÜSTAD gazeteye geldiğinde orada çalışanlar üzgün bir vaziyette hiç birinden ses çıkmaz bir vaziyetteymiş. ÜSTAD sorduğunda söylemek istememişler ama ısrar ettiğinde üzülerek söylemişler.
ÜSTAD sormuş; hiç kağıt yokmu diye, hayır demişler. Tekrar sormuş; bir tane daha yok mu, demiş. Oradakiler şaşırarak; evet bir kaç kağıt var, demişler. Hiç mürekkep yok mu? diye sormuş onlarda yine şaşırarak; bir şişe var, demişler.
Daha sonra ÜSTAD bir kağıda gazeteyi bastırmış ve daha sonra diğer malum gazetelerin yazı işlerine telefonla kendi gazetesini ihbarda bulunmuş tabi onlarda gazeteyi nöbetçi savcılığına bildirmişler. Ve nöbetçi savcıda gazetenin o sayısını toplattırmış. Ertesi gün çıkan gazeterlede Büyük Doğu toplatıldı yazmış yani ekonomik sebeplerden dolayı çıkamadı denilmemiş