İnsan İçine Çıkabilmek

Başlatan: Muvazene Tarih: 31.07.2009 22:18 Cevap: 10

MU
31.07.2009 22:18
#1

Üstad, aynı zamanda müthiş bir polemikçiydi. Babıâli'de onun karşısına çıkmaya cesaret edebilenler pek bulunmazdı. Cesaret etmeyi göze alanlarsa bu polemiklerden ağızlarının payını almış olarak çıkarlardı.

 

Gene 27 Mayıs'tan sonraki mahkûmiyetinden sonra Son Posta Gazetesi'nde günlük yazılar yazıyordu. Bu yazılardan birini, o günkü gazetecilerden biri jurnal etmeye kalkışmıştı. Üstad o zata «Al» başlığını taşıyan bir yazıyla cevap vermiş, böylece bir polemik başlamıştı. Bu polemikler bittikten bir müddet sonra, Üstad'a muhatap olmayı göze alan gazeteci, vapurda Ulunay'a rastlar ve :

 

Nasıl, Necip Fazıl'a verdiğim cevapları okudunuz mu? Diye sorar. Ulunay da ona :

Yahu, der, sen Necip Fazıl'ın o yazılarından sonra hâlâ insan içine çıkabiliyor musun?

 

(A. Gaffar Taşkın - Mavera Dergisi Üstad Özel Sayısı, 1983)

 

Üstadın «Al» başlığını taşıyan yazısı için tıklayınız: http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?showtopic=593

DA
01.08.2009 02:55
#2

Muhteşem!!

RA
01.08.2009 08:05
#3

"Babıâlinin Bab-ı âdi cephesinde (Dünya) isimli, çöp tenekesi boyunda bir kulübeye sığınmış bir köpek vardır ve adı B.... F...'tir."

 

Üstad'ın bu sözlerine muhatap alınan kişi olupta nasıl insan içine çıkabilabilir ki :)... Sağolasın çok müthişti !!!

KU
03.09.2009 02:10
#4

Harika :)

W-
03.09.2009 09:22
#5

çok güzel bir yazı

teşekkürler...

KO
07.09.2009 10:45
#6

Allah razı olsun üstad,dan..Kelimeler adeta Hak'ın çeliğiyle zırhlanmış..

19.09.2009 23:05
#7

"AL" ın size :)

teşekkürler.

DE
19.09.2009 23:34
#8

MÜKEMMEL...TEŞEKKÜRLER...

YU
01.10.2009 22:53
#9

ne var canim tabii cikar adamin ar damari paramparca olmus , seref ve haysiyet son bulmus ve kosele gibi bir surata sahip olmussa elbette cikar...

MU
02.10.2009 12:33
#10

Daha evvelce (al)dıklarına; birde çocuk hevesi ve deli neşvesiyle sorduğu soruya vapurdaki adamdan aldığı cevap eklenen bedii olmaktan mahrum, faiklikten uzak adam(!) sinirle alt ve üst çenesini birbirine geçirdi... Gacır gucur köpek dişlerinin sesi bütün vapurda duyuldu... Neden bunca insanın gözleri benim üzerimde, diye düşündü ama anla(ya)madı... Sonra kendince düşünceler içinde gözlerini ufka dikti... Batmak üzere olan güneş ufku kızıla boyamış, bütün ufuk kıpkırmızı kesilmişti... Evet, dedi içinden, doğru kırmızı!...

 

Bu ufuktan (al)dığım bir haber olmalı... Vapurdaki kimsenin yakası kırmızı değil, ben onlardan farklıyım, dedi ve kendini vapurdan aşağı attı... Kırmızıyı gören yüzlerce köpek balığı bir anda adam(!)ın çevresini sardı... Tam işini bitereceklerdi ki içlerinden en yaşlısı ve hali ile tecrübelisi;

 

Durun, dedi... Balık olmasa da yarı yarıya adaşlığımızın hatrı var hem haramdır ya hu?...

Evet, manasında başlarını salladı diğerleri ve uzaklaştılar...

Adam(!) denizin içinde apıştı kaldı...

Derin bir keder içinde hala hayatta kaldığına sevinemeden kıyıya çıktı ve yağmurda ıslamış itler gibi geçtiği her yere sudan izler bakarak Bab-ı âdi'de bulunan evini yolunu tuttu...