Öğrencilik yıllarında, bir konferansından önce -belki de sonra- etrafında toplanmış, onu yakından görmenin, sesini duymanın zevkini tadıyorduk. Sanırım Zonguldak'tan gelmiş orta yaşlı bir adam Üstadın karşısına kurulmuş, ona olan hayranlığını mübalağalı bir şekilde dile getiriyor, eserlerine nasıl meftun olduğunu anlatıyordu. Üstadın ona bakışını hiç unutmayacağım. Üstad en sonunda şüpheyle:
"hangi eserlerimi en çok beğendiniz? dedi.
Alınan cevap hepimizi dehşete düşürdü. Üstada ait olmayan bir eser adı çıkıvermişti adamın ağzından. Yüzünde o gün beliren ifadeyi hatırlıyorum. Bir ifade ki, sözle anlatılası değil.
(A. Vahap Akbaş - Türk Edebiyatı Dergisi - Temmuz 1983)
Nasıl bir cevap verilmeli ki bu adama ? Beğendiği eser Necip Fazıl Kısakürek'e ait olmadığı için mi kınanmalı, yoksa onu tanımadığı için mi? Yani yazıyı okuyunca, bir anlam veremedim, affınıza sığınarak..
Konudan bağımsız ama benim için cevap Cinnet Mustatili
En huzur verici eseri: ÇÖLE İNEN NUR;
En hüzün verici eseri ise CİNNET MUSTATİLİ
Henüz 18 eserini okudum, külliyat bitince hüzün verici eser değişebilir ama huzur vericinin değişmeyeceğinden eminim, zira o huzur ki menbaı yalnız Allah Resulü'dür (Sallallahu aleyhi vesellem).
Yüzünde o gün beliren ifadeyi hatırlıyorum. Bir ifade ki, sözle anlatılası değil.
(A. Vahap Akbaş - Türk Edebiyatı Dergisi - Temmuz 1983)
çok ilginç birşey. harbiden bir muamma olabilecek bir.....??