Mucize

MUCİZEnn-47-nn«Niçin?» ve «nasıl?» dan kurtuldun mu, anlarsın!nBırak, batakta akıl, dibi arasın varsın!...nMümin, aklı da böyle anlar, mucizeyi de...nÖlçü ruhun, doğruda, güzelde ve iyide.nKalbde ilâhî nurla görüyor, anlıyoruz,nKalbden uzak mı düştük, hiçi nişanlıyoruz!nMukaddes parmak göğe doğru... Ve ay iki şak;nVurduğu granit kaya, külden daha yumuşak.nÇukurlarda su kaynar, O’nun oku değince;nYemek tükenmez olur. O «Bismillâh» deyince.nMucize o iştir ki, bitirilmez saymakla;nSen bir kafes geçir de şu kör ışıklı akla;nGel, karanlıkta gör, nur gibi, nur gibi duru,n«Olur»daki «olmaz»la, «olmaz»daki «olur»u!..nHer şey mucize O’ndan, çehre, kaş, göz ve kirpik;nYere düşmeyen dua, fezayı saran iplik.nKurtuluş mührü ayak, Kur’âna mecrâ ağız...nO ki, âlem o yüzden; O ki, o yüzden varız!..nToprakta sürünürken aklın çürük mahsulü,nEn büyük sahabîde inanmanın usulü:nMirac günü kâfirler, Ebubekr’i kuşattı,nDediler: Bak seninki ortaya neler attı?nUzaklıkları yenmiş, meleklerle oluşmuş;nYedi kat göğü aşmış, Allah ile buluşmuş...nEvet, O dedi, gel de bu yükü akla çektir!..nVe cevap: «O mu dedi, O dediyse gerçektir!...»