Üstad’ın Kitapları

Abdülhamid Han

ABDÜLHAMİD HAN

(5 perde) Piyes, Büyük Osmanlı Padişahı Abdülhamid Han’a ait tepetaklak edilmiş tarihî hakikatlerin, “Ulu Hakan” eseriyle taş taş yerine oturtularak bir tez, bir manifest halinde bina edilmesinden sonra, bir ölçüde sahneye yansıtılmasıdır.

(Tamamlandığı tarih: 5 Haziran, Çarşamba 1968)

**

İlgili Linkler:

*Abdülhamid Han Piyesinden Bir Bölüm

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Ahşap Konak

AHŞAP KONAK

(3 Perde) Necip Fazıl’ın 1960 İhtilalinden sonra girdiği hapishanede yazdığı ikinci piyes olan Ahşap Konak, giderek yozlaşan ve ahlakî değerlerinden uzaklaşan bir toplumu, çekirdeğinden gösteren bir temsildir. Ahşap Konak, her katında üç neslin ayrı ayrı fakat birarada ve aralarındaki korkunç anlayış ve yaşayış uçurumu içinde yaşadığı bir mekânı temsil ederken, zaman boyutunda, 1950 sonrası Türk cemiyetinin tezatlar içindeki içler acısı halini sembolize etmektedir.

(Tamamlandığı tarih: Eylül 1960, Balmumcu Garnizonu) .

***

İlgili Linkler:

*Ahşap Konak ( Eser İncelemesi )

*Ahşap Konak Piyesinden Bir Bölüm

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

At’a Senfoni

AT’A SENFONİ

At’a olan sevgisini, “dokuz yaşında ata bindim ve yalan olmasın, bir daha inmedim.” diye belirten Necip Fazıl, belki de sahasında başka bir örneği bulunmayan bu eserinde, tarihi, felsefesi ve bütün estetiğiyle At’ı anlatır.

O’nun gözünde At, insandaki maddî ve manevî fâtihlik cehdine Allahın en fazla yakıştırdığı bediî ifade içinde bir kahramanlık sembolüdür.

Bu kitap ise bu sembolün, yani, ilk zamanlarında basit fayda planında her türlü yükü sırtlamış bir hizmetçi olarak gördüğümüz At’ın, ayıklana ayıklana neticede yalnız bineğe ve yarışa mahsus Prens Soy haline gelişinin romanı…

Eser, 1958 senesinde yazılmış ve ilk defa Türkiye Jokey Kulübü tarafından bastırılmıştır.

***

İlgili Lİnkler:

*At’a Senfoni’den Bir Hikaye

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Aynadaki Yalan

AYNADAKİ YALAN

Necip Fazıl Kısakürek’in, roman kalıpları içinde kaleme aldığı tek eseri… Roman, üniversitede felsefe asistanı olan Naci’nin hayatı etrafında gelişir… Bu hayat, Necip Fazıl’ın kendi hayatı değildir ama onun hayat hikayesindeki bir çok unsuru içinde barındırır. Naci, çevresine karşı davranışlariyle, kadın, cemiyet ve sanat anlayışiyle, hayata ve ölüme dair düşünceleriyle bir karakter bütünü halinde şekillendikçe hayalimizde bir Necip Fazıl portresi belirir gibi olur.

***

İlgili Linkler:

*Aynadaki Yalan

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Bâbıâli

BÂBIÂLİ

Bu kitap, Necip Fazıl’ın Türk entellektüeller muhiti Bâbıâliyi, bizzat merkezinde olarak şahıs şahıs bir kıymet hükmüne bağladığı, kendini ise acımasız bir nefs muhasebesine tâbi tuttuğu otobiyografik eseridir.

“O ve Ben”le birlikte Necip Fazıl mevzuunda anahtar olmak hususiyetiyle de ayrı bir değer kazanan eserde, “Bâbıâli, Tanzimat sonrası, her an oluş veya bir türlü olamayış buhranları içinde kıvranan Türk cemiyetinin boğaz anaforu; şahıslarsa aynı damga altında gelip geçen ve akıp giden dalgacıklar…”

O ve Ben ile Bâbıâli, Necip Fazıl’ın “hayat hikayesi bütününün, birbirinde tekrarlanmayan iki ayrı dilimi…”

***

İlgili Linkler:
Kitaptan Yapılan İktibaslar:

*Abdullah Cevdet, ‘Ben vatanın bir öküzüyüm!’

*İhanet

*Ham Yobazlığa Bir Misal

*Sen Bir Peygambersin!

*Hengame

*Fikri İdam Eden Adam: Sedat Simavi

*Tan Gazetesi Baskını

*Üstaddan Nazım’a Cezaevi Ziyareti

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Başbuğ Velilerden 33 (Altun Silsile)

BAŞBUĞ VELÎLERDEN 33 (Altun Silsile)

“Velîler Ordusu” kitabında hayatı anlatılan 333 Velînin içine, “Bir” sayısını Allah Resulüne verdikten sonra mukaddes emaneti O’ndan alıp günümüze kadar getiren, O’nunla beraber 33 büyük ferd, esere bilhassa alınmamıştı. İşte, Necip Fazıl’ın kaleminden oraya alınmayan ve hususî bir kolu, “Silsile-i Zeheb-Altun Halka”yı oluşturan 33 mâna kahramanının kelâma bürünebildiği kadarıyla mukaddes hayatları…

***

İlgili Linkler:

*Başbuğ Velilerden 33 (Altun Silsile)

Başmakalelerim 1-2-3

Baş Makalelerim 1:
1950′nin başlarından itibaren Necip Fazıl’ın bilhassa Büyük Doğu dergi ve gazetelerinde o gün veya o haftanın gündemini teşkil eden konular ve baş meseleler etrafında kaleme aldığı makâleler. Bu dizinin ilk kitabında, 1952-54 tarihleri arasında yazılmış başmakâleler derlenmiştir.

***

Baş Makalelerim 2:
Baş makâle dizisinin ikinci kitabı, 1956′da günlük ve 1959′da haftalık olarak yayınlanan Büyük Doğu dergilerinde yayınlanmış bütün makâlelerinin biraraya getirilmesiyle oluşmakta. Kaleme alındığı tarihî dönem ve özellikle Necip Fazıl – Menderes ilişkisi düşünüldüğünde makâleler ayrı bir önem kazanmaktadır. Hele ki, 1959 senesinin son aylarında yazılan ve birçok insan tarafından ibretle okunup saklanan “1960 Son Vade” başlıklı makâle, çok geçmeden gelen ve Menderes hükümetinin bütün vâdelerini dolduran İhtilâlle birlikte daha iyi anlaşılabilmiştir.

***

Baş Makalelerim 3:
1960 ihtilâlinde zindana 74 kilo olarak girip oradan 57 kilo çıkan Necip Fazıl, ferdiyetine tam kapanmakla cemiyete tam açılmanın yol ayrımında, dış şartların bütün olumsuzluğuna rağmen kendini bulur bulmaz, Yeni İstiklal gazetesinde makalelerine başlamış, ardından da Büyük Doğu’yu tekrar çıkarmıştır. Başmakale dizisinin bu üçüncü kitabı, O’nun 1960 sonrası kaleme aldığı makâleleri içermektedir.

***

İlgili Linkler:

*İran Seyahati – Baş Makalelerim 2′den

*Yeni Fatih-Baş Makalelerim 2′den

Batı Tefekkürü Ve İslâm Tasavvufu

BATI TEFEKKÜRÜ VE İSLÂM TASAVVUFU

Bu eser, 1962 yılının Ramazan ayında üç gece teravihten sahur vaktine kadar konferans şeklinde verildikten 20 sene kadar sonra bizzat Necip Fazıl tarafından kitaplaştırılmış ve İdeolocya Örgüsü’ne bağlı olarak en başa alınması gereken verimlerinden biri olarak gösterilmiştir. İki ana bölümden oluşan kitapta, “Batı Tefekkürü” başlığı altında İlkçağ felsefecilerinden başlayarak günümüze kadar ulaşan Batı düşünce çizgisi kısa ve kalın hatlariyle ele alınmış ve hükme bağlanmıştır. İkinci bölümde ise İslam tasavvufu, en ince ve mahrem çizgileriyle anlatılmıştır.

Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu yayınlandığı 1982 senesinde Türkiye Yazarlar Birliği’nin fikir ödülünü kazanmıştır.

***

İlgili Linkler:

*Batı Tefekkürü Ve İslam Tasavvufu

*İseviliğin Tahrifi

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Bediüzzaman Said Nursi

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

Bu kitap, Said Nursi’nin kısa bir biyografisini ve “Risale-i Nur”dan sadeleştirilmiş bazı önemli bölümleri barındırmaktadır.

***

İlgili Linkler:

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Benim Gözümde Menderes

BENİM GÖZÜMDE MENDERES

Demokrat Parti, daha kurulduğu andan itibaren Necip Fazıl için bir muvazaa partisi olmaktan öte bir anlama sahip değildir. Adnan Menderes ise hep bir ümit mevzuu olarak kalmış, fakat bir türlü kendisinden beklenen “hep”çi ve “gözükara” tavrı takınamamıştır. Necip Fazıl bu eserinde, Adnan Menderes vasıtasiyle bir nevi kendi siyasi hal tercümesini kaleme almıştır. Adnan Menderes ile Demokrat Partiyi de kendi ruh aynasında biçimlendiği şekliyle anlatmıştır. Gerçeğe tam bağlı subjektif bir metod kullandığı eseri hakkındaki şu uyarısı önemlidir: “Eserime alaka duyacak olanlar, orada önce beni, davamı, sonra Adnan beyi, partisini ve etrafını bulacak ve bütün bunların iç hakikatlerini bende tecelli etmiş şekilleriyle göreceklerdir.”

***

İlgili Linkler:

*Benim Gözümde Menderes

*Üstad Ve Adnan Menderes

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Bir Adam Yaratmak

BİR ADAM YARATMAK

(3 Perde.) Geçirdiği büyük ruh çilesinin sahne destanı… İstanbul Şehir Tiyatrosunun 1937-38 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenip temsil edilen eser, ilk temsil gecesinden itibaren çok büyük yankı uyandırmış ve 1977 yılında sinemaya da aktarılmıştır.

(Tamamlandığı tarih; 8 Temmuz 1937, Perşembe, gece yarısı…)

***

İlgili Linkler:

*Bir Adam Yaratmak ( Eser İncelemesi )

*Bir Adam Yaratmak

*Piyes’in 1977′de Çekilen Film Versiyonu

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Büyük Doğu Cemiyeti

28 Haziran 1949 tarihinde seçimlere iştiraki mümkün bir “Parti” hüviyetinde kurulan ve 26 Mayıs 1951′de kendini tasfiye zorunda kalan Büyük Doğu Cemiyeti’nin kuruluşundan feshine kadar bütün macerasını, Büyük Doğu Dergisi’nin 1949-1951 devresinde “Cemiyet” başlığı altındaki yazılardan takip etmek mümkündür. Kitap, Büyük Doğu Cemiyeti ile ilgili bu yazıları ihtiva etmektedir.

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Çepçevre Sosyalizm, Komünizm Ve İnsanlık

ÇEPEÇEVRE SOSYALİZM, KOMÜNİZM VE İNSANLIK

Eserde, evvelâ yarım ve eksik bir sistem halindeki sosyalizm, daha sonra da onun kıvamını tam bulmuş şekli olarak komünizm muhasebe edilir. Tabiat, insan ve toplum arasındaki münasebet ile iş ve kıymet denkleşmesini ana ölçülere kavuşturan metafizik planda bir “Giriş”ten sonra, eserin yazılış amacı yönünde insan ve kâinat iptalcisi sosyalizm ve komünizm mezheplerinin fikrî analizi ve eleştirisi yapılır.

***

İlgili Linkler:

*Çepçevre Sosyalizm, Komünizm Ve İnsanlık

Çerçeve 1-6

ÇERÇEVE 1-5

Üstadın önemli kitap serilerinden birisi de Çerçeve serisidir. Bu seride, Üstadın, 1939′dan 1978 yılına dek kaleme almış olduğu Çerçeve başlığını taşıyan günlük fıkraları derlenmiştir. Seri, şu anda 5 kitaptan oluşmaktadır ve Üstadın günlük hadiseler üzerindeki tahlil ve hükümlerini öğrenerek ufuk geliştirmek amacıyla tercih edilmesi, okunması gereken bir seridir. Serinin devam edeceği belirtilmektedir.

Serinin birinci kitabında, Üstad’ın 25 Ocak 1939-15 Ekim 1939 tarihleri arasında kaleme aldığı Çerçeve yazıları yer alıyor. Bu yazılar, Üstad’ın, daha sonra pek çoğu Savaş Yazıları 1′e girecek olan çerçevelerini ihtiva ediyor ve genellikle, o günlerde çıkma ihtimalinden bahsedilen, neticede de patlak veren savaşın gelişimi ile ilgili bazı tespit, tahmin ve tahlilleri barındırıyor. Üstad’ın ne kadar ileri görüşlü bir insan olduğunu görüyoruz Çerçeve 1′de. Nitekim bu kitaptaki makaleler sayesinde, Üstad, “Her dediği çıkan adam” sıfatıyla anılır hale geliyor. II. Dünya Savaşı ile ilgili yazıların yanısıra, bu kitapta Üstad’ın bazı vaka-yı adiyeden gündelik mevzularla ilgili kaleme aldığı, edebi mahiyet belirten bazı lezzetli yazılarına da rastlıyoruz.

Çerçeve 2, 18 Temmuz 1943 ile 18 Haziran 1954 tarihleri arasında kaleme alınan Çerçeveleri içermekte. Bu eserdeki çerçeveler arasında uzun aralı kopuşlar mevcut, bu da kitabın daha fazla sayıda dönüm noktası etrafında oluşmasına vesile olmuş. Çok partili döneme geçişimizi ve CHP’nin din düşmanlığını en hararetli bir biçimde yürüttüğü zamanları üstaddan okumanın aydınlatıcılığının yanısıra, kitabın ilerleyen kısımlarında DP iktidarının yol açtığı problemler ve idealist bir fikir adamının, mevki sahiplerini davası uğrunda yönlendirmek adına verdiği ulvî mücadelenin müşahhas bir misali bu kitapta okuyucuları bekliyor.

Çerçeve 3, 31 Mart 1956′da başlıyor ve 13 Temmuz 1965′te son buluyor. Bu eserde Üstadın DP döneminin sonuna doğru ilerlendiği bir hengamede kaleme aldıklarını okumak mümkün. Lakin, ihtilallin ayak seslerinin duyulmaya başladığı döneme ait çerçeve yazıları bulunmadığı için, ihtilal öncesi dönemle ilgili herhangi bir yazı okuyamıyoruz; yani, 1957, 1958, 1959, 1960 tarihlerine ait herhangi bir yazı olmaması biz üstadsevenlere ahlar, vahlar ettiriyor. Bu arada, ihtilalin ayak seslerinin duyulmaya başladığı dönemle ilgili yazıları Başmakalelerim 2′den takip edebilmenin mümkün olduğunu söyleyelim ve devam edelim. 1956 Büyük Doğularında yazılan Çerçeveleri, 1965 tarihli Çerçeve’ler takip ediyor. Üstad’ın ihtilalden sonra uzunca bir süre hapishanede tutulması, ihtilalle ilgili taze yazıları okuma fırsatını elimizden alsa da ikinci kısımdaki Çerçeve’lerle ihtilalin genel bir panaromasını takip etmek mümkün olduğu gibi, ihtilal sonrası yönetim, senato, İnönü, Demirel ve diğerlerine dair fikirleri de okuyabiliyoruz.

Çerçeve 4, 1 Temmuz 1966 tarihindeki Çerçeve’lerle başlıyor ve 9 Mart 1978 tarihinde son buluyor. Bu kitaptaki çerçevelerin ilk kısmı, Çerçeve 3′dekilerin devamı olmasa da hadisatta ciddi bir tebeddül vukuu bulmadığından, kitapların birbirinin devamıymış gibi durduğunu söylesek hata etmiş olmayız. 1967′de kesilen ilk kısım, tarihsiz bazı Çerçevelerle devam ediyor ve 1974′teki bazı genel nitelikli çerçevelerin ardından, 1977-1978 çerçeveleriyle devam ediyor. Bu kısımda 1980 darbesini hazırlayan hadiselerle ilgili çok net tespitler göremiyoruz, fakat dikkatli bir nazar olup biteni izleyerek ihtilalin doğuşunu hissedebilir. Üstad bu çerçevelerde daha ziyade devrin siyasi aktörlerinin sefaletini deşifre etmekte, onları doğru yola iletmek için ilerlemiş yaşına rağmen dipdiri bir mücadele vermektedir.

Çerçeve 5, Çerçeve 4′ün tam manasıyla devamıdır; 10 Mart 1978′de başlayan yazılar 26 Aralık 1978′de son bulmaktadır. Kitabın ilk kısımları, Çerçeve 4′ün ikinci kısmının konu yönüyle devamı olsa da, kitabın son kısımlarına doğru tırmanan şiddet olaylarına dair mühim çerçevelerle karşılaşıyor, 1980 ihtilalini hazırlayan şartları tüm çıplaklığıyla izlemeye başlıyoruz. Üstad, 5 cilt ve toplamda 1350 sayfa kadar tutan Çerçevelerini,
şöyle bir veda ile tamamlıyor: “- Maraş hâdiselerine dair şu anda bir kıymet hükmü belirtmekten çekindiğim ve belirtecek olursam manâların nasıl bir bomba dehşetine dönüşeceğini ve hangi tarafın ekmeğine yağ süreceğini tahminden âciz olduğum şartlar altında vaziyet açıklık kazanıncaya kadar kalemimi susturuyor ve bu ana-baba gününde başka mevzulara el atmayı da sefalet telâkki ediyorum. ‘Mevlâm görelim neyler? Neylerse güzel eyler!’”…

İçerisinde yaşadığı dönemin hadiselerine direk tesir etmiş olan ve münevver bir nesli yetiştirmenin mücadelesini tüm zor şartlara rağmen büyük bir gayretle vermiş bulunan Üstad’ın Çerçeve’lerini okumak; onu, mücadelesini ve fikirlerini tanımak için hayli önemlidir.

(Bu tanıtım yazısı, Trradomir kullanıcı isimli üyemizden uyarlanmıştır)

Not: Serinin 6. kitabı da basılmıştır.

Çile

ÇİLE

Baş eser…

1925′de “Örümcek Ağı”, 1928′de “Kaldırımlar”, 1932′de “Ben ve Ötesi”, 1953′de “Sonsuzluk Kervanı” ve 1969′da “Şiirlerim” ismiyle yayınlanmış şiir kitaplarının bir çok bakımdan kendini ifadelendiremediğini söyleyen Necip Fazıl Kısakürek’in, 1922′de Yeni Mecmua’da yayınlanmış ilk şiirinden başlayarak bizzat kendisi tarafından süzülen, ayıklanan, düzeltilen ve bir araya getirilen bütün şiirleri…

Ve Poetikası… Bir yanda belli başlı bir sanat anlayışından tüten şiirler, diğer yanda, bu sanat anlayışının tüttürdüğü şiir mefkûresi…

***

İlgili Linkler:

*Eserdeki bütün şiirleri okumak için tıklayınız.

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Üyelerimizin yaptıkları şiir incelemeleri:

*Allah Derim ( Şiir İncelemesi )

*Aralık Kapı ( Şiir İncelemesi )

*Başıboş ( Şiir İncelemesi )

*Tâ Mâverâdan ( Şiir İncelemesi )

*Takvimdeki Deniz ( Şiir İncelemesi )

*Yük / Hep O ( Şiir İncelemesi )

Cinnet Mustatili

CİNNET MUSTATİLİ

Bir ansiklopediye geçmiş ifadeyle, “hapisleri üniversite yıllarından çok olan” Necip Fazıl, 1943′den başlayarak 1947-1950-1951-1952-1957-1959 ve 1960 senelerinde cezaevine girdi. Son mahkûmiyet kararı ise vefatı sebebiyle infaz edilemedi.

1955′de “Yılanlı Kuyudan” ismiyle yayınlanmış olan eser, hapishane günlerinin, “büyük sanatkâr”a has, derin ve duyarlı bir iç hayat üzerindeki müthiş tesirini yansıtan bir ıstırap ve gözyaşı günlüğüdür.

***

İlgili Linkler:

Eserden Yapılan İktibaslar:

*Karpuz

*Basın Ve Riya

*Anlıyor Musunuz???

*Peynir Çalan Mühendis

*Dayak

*Dört Köşe Meydan

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Çöle İnen Nur

ÇÖLE İNEN NUR

“Eserimi… Her yıldızla her yıldız arası yollar ve yönler kadar çok ve dolaşık… Dünya yolları ve yönlerinden… Biricik ulaştırıcı yolu ve eriştirici yönü bana gösteren… Otuz yaşımdan sonraki hayatıma temel atan… “Altun Halka’nın asrındaki en büyük kutbu… Efendim, irşad edicim, can kurtarıcım… Esseyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri’nin yüce ruhaniyetine ithaf ediyorum…” 26 Mayıs 1972 / N.F.K.

Allah Resulünün mübarek hayatları… Eserin yazılışı bir hayli maceralıdır. İlk olarak 1950 tarihinde kaleme alınmış, 1952 Büyük Doğu’larında “Allahın Sevgilisi” ismiyle pek kısa bir bölümü tefrika edilmiş, 1956′da bu kez “O” başlığıyla yayınlanmaya başlamış, fakat yarım kalmış ve arada birkaç eksik kalan teşebbüsten sonra, 1969′da nihai şekline ve ismine kavuşmuştur. Çöle İnen Nur, Siyer kitaplarının alışılmış anlatımlarından farklı bir üslubu yansıtıyor. Eserin takdiminde bu farklılık şöyle ifadelendirilmektedir: “Tefsir, Hadîs, siyer ve nakil olarak en emin kaynaklardan devşirili ve kaynaklarını tek tek göstermek tasasından uzak bu eser, “Başlangıç” yazısında da belirtildiği gibi, sadece iman sahiplerine hitap edici, hiçbir aklî teftiş, tespit ve ispat gayretine düşmeyici, mutlak “doğru” üzerine hissî ve teessürî bir çatı kurucu ve eğer bir kıymeti varsa onu bu noktada toplayıcı bir denemedir; ve akla verdiği pay, onu bazı noktalarda yine akılla iptal etmekten ibarettir. Bu bir ilim değil, sanat eseridir ve ilmin içini ve dışını tahkik selâhiyetinde olmadığı mukaddes kapıya, ancak, inanmış ve teslim olmuş sanat tavriyle sokulmaktan başka çare yoktur. ” / N.F.K.

***

İlgili Linkler:

*Çöle İnen Nur

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Dininizi Öğreniniz

DİNİNİZİ ÖĞRENİNİZ -Gençler İçin-

“Dininizi Öğreniniz”kitabı, Üstad Necip Fazıl’ın Büyük Doğu dergileri ve “Ramazan Sahifeleri”nde Din ve Tasavvuf başlığı altında, hususen “gençler için” kaleme aldığı yazıları ve İslam büyüklerinden yaptığı sadeleştirmeler derlenerek hazırlanmıştır.

Kitap, 5 bölümden ibarettir.

“Dininizi Öğreniniz” başlığı altındaki Birinci Bölüm’de, İtikat esasları ve amel bahislerine dair bilgiler bulunmaktadır. İkinci Bölüm’de, İmam Azam hazretlerine ait Fıkh-ı Ekber’in sadeleştirmesi; Üçüncü Bölüm’de, Alevi ve Rafizilere Cevap; Dördüncü Bölüm’de, İmam Gazali’den Hikmetler; Beşinci Bölüm’de ise Hadîs-i Kutsî Mealleri vardır.

***

İlgili Linkler:

*Dininizi Öğreniniz

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Doğru Yolun Sapık Kolları

DOĞRU YOLUN SAPIK KOLLARI

Kendisinden sonra ümmetinin 73 fırka olacağını, bu fırkalardan da sadece birinin nura yöneleceğini haber veren Allah Resulü’nün vefatlarından sonra ilk alâmetleri Hazret-i Osman zamanında görülmeye başlayan sapık itikad ve davranışlar, dallardaki bütün ihtilâflı manzarasına rağmen aynı illetli kökte birleşirler: Kuru akıl ve şeytanî hayal…

Ümmetin temel yapısı olan Sahabi diyor ki: “O’nu dinlerken öyle olurdu ki, âdetâ başımızın üstünde, kirpiğimizi kımıldatsak uçup gidecek ışıktan bir kuş varmış gibi mıhlanır kalırdık.”

Sahabînin temsil ettiği vecd ve teslimiyetin zamanla kabuk tutmaya başlamasiyle, meydan yerini, gönül ateşi yerine tüten akıl dumanının kaplaması kaçınılmazdı; öyle de oldu ve ardından, ilk olarak siyasi bir ihtilâf halinde başgösteren ve daima yahudinin güttüğü ayrılık ve aykırılıklar itikadî sapıklıklara yol verdi. Kitapta, “Sünnet ve Cemaat Ehli” anlayışı dışında kalan batıl ve sapık kollar, ilk örneklerinden itibaren tarihî bir geliş halinde teşrih edilir ve günümüze bağlanırken, gaye şöylece ifadesini bulur: Dâva, İslâmı olduğu gibi bulmak, dinin ulvî ve mücerred hakikatini meydana çıkarmaktır; uydurmak ve kendi hakikat vehmine feda etmek değil…

***

İlgili Linkler:

*Doğru Yolun Sapık Kolları

*Hamidullah-Baidullah

*Kitabı Büyük Doğu Yayınları’ndan Satın Al

Dünya Bir İnkılâp Bekliyor / Yolumuz-Hâlimiz-Çaremiz/ Ruh Muvazenesi / Her Cephesiyle Komünizm

DÜNYA BİR İNKILÂP BEKLİYOR / YOLUMUZ-HALİMİZ-ÇAREMİZ / RUH MUVAZENESİ / HER CEPHESİYLE KOMÜNİZM

Dünya Bir İnkılap Bekliyor
Yolumuz Halimiz Çaremiz
Ruh Muvazenesi
Her Cephesiyle Komünizm

“Evet, İslâm, 16. Asır sonlarına doğru temsil kadrosunda zaafa uğramıştır. Ama daha sözünü söylemiş değil. Son sözünü temsil kadrosunda ve yeni telakkiler önünde henüz söylememiştir. Bu son sözü söyletecek nesli yoğurmaya çalışıyoruz.” N.F.K.

Her konferans, bu çabanın eseri halinde, konu başlığının işaret ettiği meselelerde sosyal bir şuur zemini oluşturma teşebbüsüdür.

***

İlgili Linkler:

*Üstaddan Komünizma, DÜNYA BİR İNKILAP BEKLİYOR’DAN

*Dünya Bir İnkılâp Bekliyor…