Jump to content
Sign in to follow this  
ibrikçi

Metafizik

Recommended Posts

Allah dostu odur ki, nefsine tek pay biçmez;

Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez.

 

(1983)

Üstad Necip Fazıl Kısakürek

 

Aziz kardeşlerim ,annem süt almaya yolladı 10 tl verdi . sütün litresi 2.25 tl gittik 3 litre aldım. Paranın üstüylede orda kalbura bastı vardı iftarlık alayım dedim 2 tane kalbura bastı tarttı 4 küsür para yazdı. Neymiş efendim içi ceviz doluymuş ... Almıyorum dedim 2 tl olur mu ya kalbura bastının tanesi. 2 liraya pide alırım gerçi pide 3 tl ...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardeşlerim tasavvufta sürekli karşımıza çıkan bir konuyu düşündüm . " Ayna"

Aynanın hakikati neydi ki , onca Allah dostunu düşündürdü ...

Aklen bakıldığında bir yakınlık söz konusu. Bize bizim gördüğümüzden daha detaylı gösteriyor zahiri görünüşümüzü.

Aynadaki doğruluk yakınlık oluyor. Aklın aradığı doğru bilgiye ulaşmak. Bazı büyük giyim mağazalarında aynalar var insanı daha güzel gösteren. Işık oyunuyla mat bir görüntü sağlanıyor. Satış pazarlama stratejisi olarak kullanılıyor. Daha iri gösteren ayna var. Kırışıkları göstermeyen aynalar... Bizim banyoda vardı bir ayna tepesindeydi ışık çok severdim o aynayı . çok güzel gösterirdi ama dışarıda gölgelerle bambaşka bir görüntü çıkıyor. Geceleri aynaya bakmak yasaktır... Aynalarda görmemiz gereken aslında nedir? Yaşlanıyoruz... Ayna kullanımını öğrenmek çok önemli bence. Yakınlık tamam ama neye yakınlık... Hayal dünyasından olana çekip getirmeli aynaya bakışımız. Olsun olmasın diye bakıyoruz olanı görmek gerek...

Aynaya bakarken olanı görmeyi unutmamalıyız. Sevgili hocamın sözü geldi , " olsun olmasını bırak, olan da hoş aşık isen"

Çemil meriçin de bir sözü vardi. Yanlış hatırlamıyorsam şöyleydi ; " kelimeler ....( felanca kişinin) kendini seyrettiği bir su ,dere ; fazla bakma içine düşersin..."

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ayna. Nefs yani. Görmek istediğin yahut kendinde gördüğün ya da aynanın kendisinde sana gösterdiği sen.

Yansıma. Işık. Ben'in yansıması, ışığı, karartısı. Gördüğün, gördüğünü sandığın.

Aziz kardeşlerim tasavvufta sürekli karşımıza çıkan bir konuyu düşündüm . " Ayna"

Share this post


Link to post
Share on other sites

Fizikte de ayna konusu baya yer tutuyor. Konu başlıklarından biraz örnek verecek olursak;

 

1 Işığın Bir Ortamda Yayılması

1.1. Geometrik Optikte Işın Yaklaşımı

1.2. Işığın Yansıması

1.3. Tam Yansıma

1.4. Işığın Soğurulması

1.5. Işığın Dispersiyonu

1.6. Renk

1.6.1. Cisimlerin Işığı Yansıtması

1.6.2. Işığın Filtrelerden Geçişi

2. Aynalar

2.1. Düzlem Aynalar (düzlem aynada görüş alanı)

2.2. Küresel Aynalar

Share this post


Link to post
Share on other sites

El hak öyledir. Fizikte Allahın sonsuz ilminden bir ilim neticede. Ha arz kanunu, ha gök kanunu.

 

Hepsi aynı kudretin kanunu.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardeşlerim hocamın eski yazılarını karıştırırken bişe buldum ; ”Zâhir gözüken ten, bâtın gaib cân" Bu çok önemli. Çok önemli çünkü metafizik konusuna vakıf olduğuna inandığım bir Allah dostu , " daha "cân" ne demek bilmiyorsan benim kitabımı okuma " diyor. (Allah tüm hocalarımızdan razı olsun)

Bu arada Ali Melikşah kardeşime de katkılarından dolayı teşekkür ederim. Yazdıklarını ciddiye alıyorum, hepsi bizim için çok değerli.

cân' ı bulduk . Bu önemli bir başlangıç noktası.

Bizim bulduğumuz ufacık bir sızıntı Yunus Emre atababamız diyor ya" cânlar cânını buldum bu cânım yağma olsun"

Acaba ne buldu???

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardeşlerim! Biz ,"biz bulduk "demeyelim ; "o bizi buldu" dersek daha doğru olur bizim için. Yunus Emre ata babamıza sözümüz yok haşa.

Bu buluşa çok sevindim. Artık birşey var elimizde... Az da olsa bir şey bu. Heycan verici... Şimdi bu cân penceresinden baka biliriz konulara.

Üstadın dediği gibi ;

"Garip pencerecik, küçük, daracık;

Dünya ya kapalı, Allaha açık."

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu arada Ali Melikşah kardeşime de katkılarından dolayı teşekkür ederim. Yazdıklarını ciddiye alıyorum, hepsi bizim için çok değerli.

cân' ı bulduk . Bu önemli bir başlangıç noktası.

 

Hoşbulduk ibrikçi kardeşim, hoşluk varsa buluruz elbet. Dilimiz döndüğünce ve zaman buldukça eğitim atışı yaparız buralarda inşallah.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ali gardaş ,eğitim atışı yapmanıza eyvallah ama baştan diyeyim ,ben yanımda benden daha yakışıklı adam istemem ...

Burada gelir senin yazılarınla ilgilenir beni arka plana atarlarsa kokmuşluk çıkartırım ona göre...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Serde hem Ali'lik, hemi de Delilik olunca arada mazur göreceksin ibrikçi kardeşim. Lakin, fakat, ama.. Yakışıklılık bu gardaşında zuhur etmediğinden tasalanma sen, rahat ol :) At benim olsun da, varsın meydan senin olsun. Atalarımız bize mi kızacak atasözünü versiyon 2017 yaptık diye.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Üstad ne demiş;

"Bizim eksikliğini gördüğümüz ve hasretini çektiğimiz hareket, herhangi bir rejimi kanun dışı yollarla devirmeyi hedef tutan bir iş ve aksiyon dehası değil, ona her an, her şeye muktedir bir (efkar-ı umumiye) yaşadığını hissettiren, asla nöbet yerini bırakmayan içtimai dayanışma ruhudur." (N-F-K)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Azizi kardeşlerim metafizik konularına bakıldığında insanlarda hayret uyandırdığı görülüyor. Mesela kerametler hayretle izlenir. Hepimiz içten içe keramet göstermek isteriz, insanları hayret ile ne bileyim ikna etmek isteriz , kendi tarafımıza çekmek isteriz. Çeşitli hevesler olur. Bu iş , yani metafizik hokus pokusculuk değildir. Bunu reklam sektörü çok iyi kullanır pırıltılı hayatlar gösterir tvde amaçları satış ve pazarlamadır. Para için yaparlar bu hokuspokus içi boştur.

Allah için yapılan keramet , marifet...

 

Keramet mi göstermek istiyorsun ? İnsanların hayran hayran bakacağı , dikkat edececeği vs... Buyrun efendim...

 

Gittğin yeri pak eyle, lokmanı hak eyle...

(Hacı Bektaşı Veli kuddise sirru)

 

( Allah dil sürçme ve eksik anlatımlarımızı çok iyi bilir . Böyle türlü türlü hatalar bizden geçse Allah affeylesin)

Share this post


Link to post
Share on other sites

#namaz hayatımda belki de doğru zamanda doğru yerde olduğum tek şey...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bakara suresi ile beraber ÂL-İ İMRÂN SURESİne Peygamberimiz tarafından "Zehravan" (iki gül; parlak, nurlu iki sure) adı da verilmiştir.1

 

1.Müslim, Salâtü'l-müsâfirîn, 42.

 

Keşke ben metafizik araştırmalarımda " gül " den başka hiçbir şey bulamamış biri olsaydım... :(

Share this post


Link to post
Share on other sites

18118953_10155299141092422_6901797929521

Seyrimde bir şehre vardım
Gördüm sarayı güldür gül
Sultanımın tacı tahtı
Bağı divanı güldür gül

Gül alırlar gül satarlar
Gülden terazi tutarlar
Gülü gül ile tartarlar
Çarşı pazarı güldür gül

Toprağı güldür,taşı gül
Kurusu güldür, yaşı gül
Has bahçesinin içinde
Selvi çınarı güldür gül

Gülden değirmen döndürür
Anın ile gül öğütür
Akar arkı, döner çarkı
Bendi pınarı güldür gül

Ak gül ile kırmızı gül
Çift yetişmiş bir bahçede
Bakışırlar hâra karşı
Hârı, eshâr-ı güldür gül

Gülden kurulmuş bir çadır
İçinde nimeti hazır
Kapıcısı İlyas Hızır
Nârı şarâb-ı güldür gül

Ummi Sinan gel vasfeyle
Gül ile Bülbül devrini
Meğer şu garip bülbülün
Ahu figanı güldür gül.

Ummi Sinan (kuddise sirruh)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Deprem de olsa İftar sofrasını terketmeyiz .Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.

Gönlümüzde muhabbet ateşi sönmesin diye soğuk su içmeyip iftarı bekliyoruz.

 

Resulullah buyurdu ; “Nimeti ile size rızık verdiği için Allah'ı sevin! Allah'ı sevdiğiniz için beni, beni sevdiğiniziçin EhliBeyt'imi sevin!”

 

Yunusca Es Selam ;

 

 

 

İki cihân zindânısa gerek bana bostân ola

Ayruk bana ne gam gussa çün ‘inâyet dostdan ola

 

Varam ol dosta kul olam her dem açılam gül olam

Hem söyleyem bülbül olam turagum gülistân ola

 

Ol dost yüzin gördi gözüm erenlere toprak yüzüm

Söz bilene iş bu sözüm gerek şekeristân ola

 

Sensüz iki cihân benüm zindân görinür gözüme

Senün ‘ışkunla bilişen gerek hâssu’l- hâsdan ola

 

Her da’vîden geçen kişi Hak’dan yana uçan kişi

‘Işk şarâbın içen kişi geh esrük geh mestân ola

 

Kördür münâfıkun gözi yarın kara koyar yüzi

Halkun bana acı sözi gerek şekeristân ola

 

Her dem yüzim yere uram Allah’uma şükür kılam

Ben benligüm dosta virem ne da’vî yâ destân ola

 

‘Işka döyemedi özüm gensüzin açıldı râzum

Yûnus senün iş bu sözün ‘âlemlere destân ola

 

Yunus Emre (Candır) "Kırklar Yunus aşığı , Yunus Allah aşığı" diye boşuna denmemiş

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardeşlerim, müthiş bir projem var. Bir televizyon programı yapıcaz ve sörvayvır ve diriliş dizisine nal toplatacak bir program. Programda derviş edasıyla metafizik araştırmaları olacak 40 bölümlük bir program . Benim haylimde Serdar Tuncel sunucu ve öğretici olacak yanında da bir öğrenci olacak. Her bölümde Serdar bey sadece o öğrenciye anlatacak onu yetiştirmeye çalışacak. Öğrenci ise çok edepli bir şekilde onu dinleyecek. Söze çok az karışacak sadece öğretmeninin susadığını düşünüp su verecek. Programda, mesela biz burada Ümmi Sinan Kuddise sirruh ile başladık ya , programda bu ikisi atlayıp kabrine gidecek onu iyi tanıyan profesör alimlerle sevenleriyle konuşacak , mahallenin meczubunu bile bulup konuşturacak. Notlar tutulacak ve bu notlar bir internet sitesinde blog şeklinde paylaşılacak yorumlar alınacak. Mesela diğer bölümde biz burada İbni Sina hazretlerinden mevzu açılacak aynı şekilde araştırmalar olacak. Oradan Yunus Emre Ata babamızdan Konu bağlanacak. Küçük camilerdeki ak sakallılar ziyaret edilip sorular yöneltilecek. Hep o öğrenci edepli çocuğa öğrenmesi için anlatılacak . Bu daha çok ilmi ciddi bir araştırma tadında tutulmalı. Yani duygusallık ve akıl harmanlanmalı. Sırlar ip uçları ince ince işlenmeli. Çok önemli katılımlar sağlanmalı gerekirse cumhur başkanından dahi fikir alınmalı.Bence bu çok faydalı ve dikkat çekici olacaktır. Mesela çöle çekilinir biraz erzakla bir kaç gün çölde yıldızların altında zor hayat şartlarında ...
İlla bir tv ile anlaşmaya da gerek yok bir youtube kanalı da açıla bilir. Gelen gelir yorum yapar. Maksat araştırmayı derinleştirmek olduğu için izleyicinin de katkıları alınır. Hepimiz o öğrenciyi eğitmeye, ona metafiziğin ne olduğunu anlatmaya çalışıcaz. Sanki o öğrense hepimiz öğrenecekmişiz gibi... Programda bir espiri olarak katılım yapan profesör, alim, vatandaş, ordu komutanı,cumhur başkanına katkısından dolayı sadece " su " ikram edilsin. suyu da öğrendiğine karşılık o öğrenci versin. "insanın hayırlısı insana su verendir " hadisinin de bereketiyle gönüller yumuşayacak bir birlik bütünlük sağlanacaktır (inşaAllah) diye düşünüyorum...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu arada bir de tefekkürümüz oldu. Bilindiği gibi iki türlü hac vardır. Birinde masraf edilir ve Kabe'ye gidersin diğerinde Kabe sana gelir. Şimdi bunda kabe'nin bize gelmesi konusunda elimizde detaylı bir şekilde Kabe'nin ,Mekke'nin, Medine'nin anlatıldığı bir kitap olsa ve onu okusak Kabe Yanımıza gelebilir. Nasılki bir Allah dostunun kitabını okuduğumuzda o Allah dostu yanımıza geliyorsa Kabe de bu şekilde bize gelebilir...
Bu şekilde yazılmış detaylı bir kitap bilen varsa önerebilir mi?

 

Geçen bir yerden elime geçti Niyazı Mısri (kuddise sirruh) 'nin Kaside-i Bürde Tesbi-i kitabında İdam adında Medine civarında bir dağ varmış, İdam dağında şimşek çakmaya başlayınca Medineye yağmur yağarmış bilgisine ulaşınca baya bir kendimi Medineli hissettim.

Share this post


Link to post
Share on other sites

"Ateşin içinde gül bahçesi vardır" diyor bir Allah dostu... Kontrolsüz güç güç değildir. Ateşi kontrol altına alırsak onunla yemek yaparız evimizi ısıtırız cenneti alaa olur.

Ne diyor Yunus Emre Atababamız ;

" Yunus Emre sen dahi tövbeye gel tövbeye"

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım bizi bazı taşkınlıklarımızdan dolayı affediniz. Bazen gül kırizimiz tutuyor. Bende gül hastalığı var güller açınce benim de yüzüm kıpkırmızı dışa veriyor. Bir keresinde yine böyle twitter de kafamıza göre yazıp çizerken birden gül kırizim geldi " keşke ben "gül"kelimesinden başka bişe yazmamış bir trol hesap olsaydım. " diye cezbe de olabilir bir tvit attım.

Bir aşıklama ;

 

Şu Kanlı Zalımın Ettiyi İşler

Garip Bülbül Gibi Beni Zareyler

Yağmur Gibi Yağar Taşlar Başıma

İllede Dostun Bir Fiskesi Yaralar Beni Beni Beni

Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni

 

Dar Günümde Dustum Düşmanı Beli Oldu

Bir Derdim Var İdi Şimdi El Oldu

Ecel Fermanı Boynuma Takıldı

Gerek Vura Gerek Asa lar Beni Beni Beni

Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni

 

Pir Sultan Abdalım Can Göye Almaz

Haktan Emir Olmasa ı Rahmet Yağmaz

Şu Ellerin Taşı Bana Hiç Degmez

İllede Dostun Bir Tek Gülü Yaralar Beni Beni

Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardeşlerim birlikte düşünelim.

Aslında bir görevimiz var. "Ölmeden önce ölün" bu hadisi şerif. İşte bize gül gibi bir iş verilmiş...

Ama işe başlamadan önce bizden istenenin ne olduğunu anlamalıyız.

"Ölüm güzel şeydir budur perde arkasından haber

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?" N.F.Kısakürek

 

Demekki "Ölüm " ,Güzel şey demk.

Yani "ölmeden önce güzel bir şey yapın" şeklinde düşüne biliriz.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Yine gülden konuşalım olur mu?

"Her ne olursa olsun dosttan bahsetmek daha tatlı" buyurmuş İmam Rabbani Hazretleri.

Birkeresinde düşündük bülbülcesinden okuyabilir miyiz diye Fatiha suresine baktık. Haşaa tefsir değil, meal diye değil . kayıtta etmedik öyle bir şey işte ... Dilimiz döndüğünce bülbülcesine ... Üstad da söylemiş ya " bülbüllere emir var, lisan öğren vak vaktan" demekki bülbülün lisanı çok daha iyi ve üstün bir lisan. Yani bu güzel lisanda okuya bilir miyiz diye düşündük, nasıl ettik bir bakalım

Bismillahirrahmanirrahim

( Allahım, hamd sancağı olan gül ,zaten senin kudret elibdedir. Rahmansın rahimsin. Din gününün hakanı , sultanı sadece sensin. Yalnız sana kulluk eder ,yalnız senden dileriz. Bizi, kendisine gül verdiklerinden , gülü koklattırdıklarından eyle. Asla sapık ve saptırdıklarından eyleme . Hayır ! Hayır! sapıkladan sapıtanlardan kesinlikle olmak istemiyoruz. (Amin) )

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şimdi aziz kardeşlerim güzel nedir bir bakalım.

Biz güzeliz ama doho çok melihiz... Zaten hocam bize " çok şekersin" diye iltifat etmişti.

Melihlik (Tatlılık) daha iydir . şöyleki ;

Ne güzelsin, Ya Muhammed! (sallallâhü aleyhi ve sellem)

Hiçbir halin insanlara zarar verici bir sebep olmadı.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin zahiri ve batınî güzelliği

kemal mertebesinde olmuştur. Kamil bir güzelliğin sahibi olduğu için

güzelliği Yusuf aleyhisselâm gibi fitne (imtihan) sebebi olmamıştır.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem efendimizin, mübarek

bedeninde toplanan, görünen ve görünmeyen güzellikler hiçbir ferdin

bedeninde toplanmamıştır. İmam-ı Kurtubi kaddese’llâhü sırrahu’l azîz

şöyle bildirmiştir:

"Resul-i ekrem efendimizin güzelliği büsbütün görünmemiştir. Eğer

hakiki güzelliği görünseydi, Eshab-ı kiram O'na bakmaya takat

getiremezdi.

Şayet hakiki güzelliğini gösterseydi, hiç kimse bakmaya

dayanamazdı."ashab-ı kiram, Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve selleme;

"Ya Resulallah! Siz mi güzelsiniz, Yusuf aleyhisselam mı daha

güzeldir?" diye sordular. Efendimiz cevap olarak; "Kardeşim Yusuf

benden sabih (güzel), ben ondan melihim (tatlıyım). Onun görünen

güzelliği, benim görünen güzelliğimden çoktur" buyurdular.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem efendimiz bir hadis-i

şeriflerinde; "Allah Teâlâ’nın gönderdiği her nebi güzel yüzlü, güzel

seslidir. Sizin rasülünüz ise, onların en güzel yüzlüsü ve en güzel

seslisidir" buyurdular.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem efendimizin, Kur'an-ı kerimde

geçen isimlerinden biri de Kur'an-ı kerimin kalbi olan Yasin

suresindeki "Yasin" kelimesidir. Ulema-i rasihinin büyükleri;

"Yasin, "Ey benim muhabbet deryamın dalgıcı olan habibim"

demektir" buyurmuşlardır

Share this post


Link to post
Share on other sites

Konuya bizden daha vakıf aşık Atababamızdan bir deyiş;

 

Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah,

Şu kudret denizini geçtik elhamdülillah.

 

Şu karşıki dağları, meşeleri, bağları,

Sağlık safalık ile aştık elhamdülillah.

 

Kuru idik yaş olduk, ayak idik baş olduk,

Kanatlandık kuş olduk uçtuk elhamdülillah.

 

Vardığımız illere, şu safa gönüllere,

Baba Tapduk manasın saçtık elhamdülillah.

 

Beri gel barışalım, yad isen bilişelim,

Atımız eğerlendi eştik elhamdülillah.

 

İndik Rum'u kışladık, çok hayır şer işledik,

Uş bahar geldi geri göçtük elhamdülillah.

 

Dirildik pınar olduk, irkildik ırmak olduk,

Aktık denize dolduk, taştık elhamdülillah.

 

Taptuk'un tapusunda, kul olduk kapısında,

Yunus miskin çiğ idik, piştik elhamdülillah.

 

Yunus Emre

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sevgili şeyhim için bir türkü;

 

Bahçada yeşil çınar

Boyu boyuma uyar

Ben seni gizli sevdim

Bilmedim alem duyar

Nanay nanay nanay da...

 

 

Bahçalarda gül vari

Var git ellerin yari

Sen bana yar olmazsın

Yüzüme gülme bari

Nanay nanay nanay da...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
Sign in to follow this  

×