Jump to content

SİDOMA

Bak şu Hayrettin Karaman 'a...

Recommended Posts

"Ben üç Peygamberin halifesiyim. Ödevim de üç dini birleştirmektir." hezeyanını, Bahâyiler devam ettirmişti?

 

Cemaleddein Efgani ise (şii olmasına ilaveten) Bahâyi idi. Onun Türkiye'deki baş mahıbbi Hayrettin Karaman da kitabında:

"C.Efgani başlangıçta üç dini birleştirmeyi denedi. O tutmayınca

mezhepleri (şii + sunni) birleştirmeye çalıştı"(2) diyor.

 

Dinlerin birleşmesi; diyalog yoluyla (yaklaşarak) sağlanabilir. Onu da Efgani'nin sadık talebesi M.Abduh, misyoner İzak Taylor la, Lübnan sürgünü sırasında kararlaştırdılar. (3)

 

İşte bu çizgi geldi, 1965 lere ulaştı. Papa-Patrikle barışmış ve öbür din mensuplarına "Diyalog" çağrısı planlamışlardı: Önce T.C. yi / Diyanetini davet ettiler. (1971)lerde giden heyeti

Fethullah Gülen ehibbası yadırgadı, ayıpladı. Daha sonra kendileri el attı bu işe ve bizzat kendisi gidip Papanın elini öptü.

 

Bu, o kişileri ve temsil ettiklerini başa koymaktı. Tam da ayet-i Kerimenin "dost edinmeyin" (Maide: 51) diye uyardığı felaket. Yani sadece iyi geçinmek değil, başa çıkarmaktır

bu. Şimdi nereye vardırdı zamâne bilgiçleri:

 

POLEMİK DEĞİL DİYALOG

 

Polemik Değil Diyalog adıyla, "Papanın emrinde çalışmayı şeref bilen kişinin şâkirtlerinin hazırlayıp neşrettiği matbuada bir iki dizine, çeşitli titr kullanan ilâhiyatç ı- yazarlar yazmış,

konuşmuşlar. Ezcümle :

[A.Erbaş: Yani Müslümanlığı Peygamberimize tahsis edemeyiz!

 

H.Karaman : Birincisi o.

 

Hz.İbrahim'den beri ilahi(4) dinlerin genel adı İslâm'dır? İkincisi de,"Din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın" (Enfal :39) ayetini "herkes müslüman oluncaya kadar onlarla savaşın" şeklinde anlayamayız.

 

Peki kiminle savaşacağız? Tabi ki din özgürlüğüne karşı çıkanlarla. Bunu (Mümtehine 8. ayetle bağlarız sh.40)

Şimdi tekrar konumuza dönelim:

"Bütün insanların Müslüman olmaları" dinin, Kur'anın hedefi değildir.

 

Kur'anın hedefi; din özgürlüğü ve adalet çerçevesinde? bir dünya düzeni?(sh. 41)]ve (37.sh.)ye bakıyoruz:

[Kur'an bir çok ayette bunu söylüyor:

Yani, Peygambere iman edin demiyor.

Allah'a iman, salih amel diyor?

 

Ben diyorum ki İslam, Ehl-i Kitabı tek seçenek olarak-müslüman olmaya çağırmıyor. Hanifiyyete çağırıyor?

(A.İmran :95) daki ifade budur.] İşte sonuç bu: İhvanüssafhadan-

 

Bahâi Cemâleddine ve ondan Karamana uzanan çizgi sonunda Diyalog dalgasına tutulub İnip çıkıyor, tezat için de bocalıyor. Diyalog Ne İçindir?

 

Sanki yaşayan hakk dinler (semâvi ve bozulmamış şeriatler)varmış da, aralarını bulup barıştıracakmış? Bu kişiler aceba Mehdilik hayali mi yaşar? Yoksa; Şiilerin Allah'a "BEDA" izâfesi gibi; Allah (a.c.) ın, "son peygamber" tavsifin den vazgeçip, bu zevatı son

resul olarak seçtiğini mi söylemek isterler?.. Çünkü, "Hepsi hakk din" diyen akıllara uysak bile, yine de beşer eliyle aralarını bulmak gibi bir çirkin iddia seziyoruz. Allah, yeniden bir Peygamber göndermiş olmalı ki; ilahı destekle,o üç hakk dini (!)bir yere cemetsin?

Diyelim üç dinin üç temsilcisi bu işi kotarmaya kalksa; içinden birisinin diyalekliği çok güçlü ve zekası kıvrak,bilgisi şumullü ise öbürlerini bir noktaya çekip;kendi batılın da birleştirmesi

de muhtemel olur.

 

O da "Özgürlük, demokrasi, global dünya görüşü"? Zaten,şu dönemde öne çıkan isimlerin de buna balıklama atladığı apaçık. Hele birde bu sivrilenin mensup olduğu farklı bir mahfel varsa;peşine taktığı saf Müslümanları nereye çekmekte olduğu hesaba katılmalıdır:

 

Adı geçen yapıtın (35.sh.) sinde Karaman devam ediyor: [Müslüman'ların çoğu, peygamberin,

bütün din sâliklerini İslâma çağırdığına inanırlar.Ben diyorum ki, (?) Peygamberimiz "Yahudi veya Hıristiyan mutlaka Müslüman olsun" demiyor. Diyor ki, Yahudi ve Hıristiyan

Tek (?) Allah'a inansınlar ahirete inansınlar ve kendi kitaplarında bulunan

iyiliklere(5) göre yaşasınlar, beni de (?) suçlamasın. Getirdiğim kitabın

(?) çalıntı olduğunu söylemesinler.

 

Dolayısıyla "Bu takdirde onlar da cennete giderler" demiş oluyor..]

Kısaltarak aldığımız bu tasvir; bir portre çiziyor son Nebiy'e:

"Yahu, Ehl-i kitap, yapmayın etmeyin bana da bir ayak yeri verin, sizde cennete gidin! Ben engel olmam gibi bir hava.

 

Bütün çaba, Belki de üç dini o nokta da toplamak birleştirmek?

 

ezcümle;

ALLAH CC HİDAYET VERSIN...CENNETİN YOLLARI MUHAMMEDSİZ (sallallahu aleyhi vesellem) kapalıdır...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

Muhammed Aleyhisselamın sırrına vakıf olamamışlardan gelicek malum cevaplar, onun zahirde Adem Aleyhisselamın torunu Batındaysa Adem Aleyhisselamın Atası oldugunu, kalplerdeki imanında o olduğunu ve daha tüm hayatını değiştirecek sırlarını bir duysalar bir kalben inansalar......

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

evet kardeşim bazı sözlerinde haklısın ama ehli kitapla konuşmadan teblig nasıl yapılabilir biz onlara siz kafirsiniz ( ki öyleler şu anda ) dersek onlarda bildikleri halde sadece gurur için aynı seyi onlarda bize söylemezler mi hocaefendi ve cemaatide tenkit etmişsin yapmayın hadiselere dar çerceveden bakıpta bu budur şu şudur hükmüne hemen varmayınız

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

hayretin karaman hocanın o kitabını tekrardan okumanızı tavsiye ediyorum bu konunuzuda dogru yorum dergisinde yer almış bence o kitabı okuyunuz dergiyi degil NOT: şu anda you tube var cübbeli hoca nın mustafa islamoglu hakkında iftiraları ve mustafa islamoglu hocanın cevapları var mustafa hocanın orada bir sözü var ölmeyecek misiniz ahirette sormazlar mı kardesinize bu iftiraları nasıl layık gördünüz diye sormazlar mı diyor unutmayalım başkalarından nakil bile olsa sözlerimizin vebali var

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Değerli kardeşim falanca hocaefendi ve ya filanca cemaat; kim olursa olsun ne olursa olsun hata varsa tenkit edilmelidir. Tabi ki dikkat edeceğimiz husus getirdiğimiz eleştirinin nefsani bir öfke kusma değil, hataya dikkat çekip ortadan kaldırma amaçlı olmasıdır.

 

Hayrettin Karaman Hocaya Ebubekir Sifil Hocanın ciddi ve ilmi tenkitleri mevcut, merak eden Rıhleden okuyabilir.

 

Cemaatin eleştirisi meselesine gelince Üstadın bir piyesi var, halkı kanlı ihtilale teşvik suçundan yargılandığı için yarım kalmış :pc: Aslında tanıdık gelecek hikayesi size, bildiğiniz Aslan Bey-Polat Alemdar diyaloğu, vadinin senaristleri üstada muhabbet beslemesi muhtemel kişiler, muhtemelen bu piyesten de etkilenmişler.

 

Evet elbette harp hiledir, bazı noktalarda niyeti belli etmemek gerekir ama bunu yapan kişinin sıfatı da önemli. Mesela Papayla konuşan kişinin sıfatı düşünce adamı ve ya da bir fikir kulubü başkanı olsa burada taktiksel bir takım sineye çekmeler doğal olabilir, tıpkı o piyesteki kahramandan beklenen gizlilik ve iz belli etmeme taktiği gibi. Ama başı sarıklı sırtı cübbeli bir hocaefendi olunca İslam' a kastı kati suretle bilinen bir kuruma karşı aşırı hürmetkar ifadeler İslam'ın izzetiyle bağdaşmıyor.

 

Elbetteki bütün insanlala diyaloğa girip bir şeyler anlatmak mecburiyetindeyiz ama dinler arası diyaloğa yukarda kısaca arzetiğim minvalde eleştiriler mevcut.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
hayretin karaman hocanın o kitabını tekrardan okumanızı tavsiye ediyorum bu konunuzuda dogru yorum dergisinde yer almış bence o kitabı okuyunuz dergiyi degil NOT: şu anda you tube var cübbeli hoca nın mustafa islamoglu hakkında iftiraları ve mustafa islamoglu hocanın cevapları var mustafa hocanın orada bir sözü var ölmeyecek misiniz ahirette sormazlar mı kardesinize bu iftiraları nasıl layık gördünüz diye sormazlar mı diyor unutmayalım başkalarından nakil bile olsa sözlerimizin vebali var

 

pekı mustafa bey! sana sormazlarmı;ınsanlar arasında ayrıcalık çıkartmak, mezhep ımamlarını hiçe saymak,kabır azabını yok saymak,ehlıbeytı ters ilişkiyle suçlamak,hayızlı kadınların kuran okumalarında mazhur görmemek..bunları sana sormayacaklarmı ahırette...peygambere olan muhabbetı aşırı görmek,yecüc mecücü inkar etmek,kafana göre kuran ayetlerını yorumlamak...

 

 

iftira bır ınsanda olmayanın söylenmesidir...cübbeli ahmet ın mustafa islamoğluna iftara falan attığı yoktur.aynen doğruları söylemekte ve bu adamın ıtıkadi yönden her sapkınlığını ilmi reddıyelerle ortaya koymaktadır.takıp edenler bılır.(kasr_arifan da)bu işler ilimsiz olmaz..varsa ilmin konuş yoksa sus..tezlerini güzel çürütüyor maşallah kuran ve hadis ışığında...

 

mustafa i.nun şahsına yönelık bır hakaret yok;ancak ehlısünnete aykırı açıklamaları var bu adamın...vahhabi ıtıkadını sokmaya çalışanlar veya diyalog masallarıyla ınsanları hrıstıyan veya yahudılestirme çabalarında olanlar...her kımse kişi yada cemaatler karşılarında ALLAHIN izniyle bir ehiısünnet alimini bulurlar....mustafa isalamoğlu hakkında daha fazla kelama gerek yok zira forumumuzda bu adamı iyice konuştuk tanıdık sanırım..mevla doğru yola iletsın...hayrettın karamana gelınce o ayrı bir tür onuda bu yazıdan sonra konuşacaz inşallah..selam ve dua ile..

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

hocanın ters ilişki ve diger yazdıklarınıza verdigi cevabı you tube ve sitesinde bulabilirsiniz o zaman bakalım bu yazdıklarınızdan utanacak mısınız ?

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Konu Hayrettin Karamandan açılmış Sonra Mustafa İslamoğlu ve Fethullah Gülen Hocaefendiye kaymış sanırım.

 

Üçü hakkındada çeşitli iddaalar mevcut.Açıkca söylemek gerekirse Karaman hoca hakkındaki iddaalar bana pek doyurucu gelmedi..Evet özellikle Ensar vakfının sohbetlerinde enteresan sohbetleri var.Ancak Süi zanımı devam ettirmek istiyorum..

 

Aslında 5 sene öncesine kadar İslamoğlu hakkındada süizanımı devam ettiriyordum ancak özelikle bazı mevzuları hala Teymiyye çizgisindeki alimlerin iddaaları ile ıspatlamaya çalışması bu süizanımı bitirdi.Hele Cehennemin ebediliği konusunu tartışmaya açması sadece benim değil bir çok kişiyi çileden çıkardı.Ben bir İslam alimi değilim, bilgilerim sınırlı.Bu yüzden çokda ileri geri konuşmask istemiyorum hakkında.Kendisi ise Kuranı,Sünneti, Arapçayı yutmuş bir insan...Ancak ilimin çokluğu hatayı engellemiyor bilakis hatanın dozajını dahada arttırıyor...İşte bir toplumun alimleri bozulursa o toplum bozulur sözünün derinliği sanırım burada.

 

Fethullah Gülen meselesini ise forumda tartışmak sanırım yasak..Bu konuda sadece şunu diyebilirim:

 

"Hallac(R.A.)'I asıp cesedini yakanlar Şeriatı uyguladılar.Hallac ise Hakikati uygulamıştı.Şimdi kim diyebilirki Şeriatı uygulayanlar soysuzdur.(HAŞA) Onların ilimleri ancak şeriatı uygulayacak kadardı.

Peki kim diyebilir Hallac şirke düşmüştü(HAŞA) Hallacın ilmi ise çağındaki tüm insanların ilimlerinin toplamı kadardı.."

 

İşte Gülen meseleside bu meselenin belki milyonda biri kıstasında kıyaslanacak bir mevzudur.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Aslında 5 sene öncesine kadar İslamoğlu hakkındada süizanımı devam ettiriyordum ancak özelikle bazı mevzuları hala Teymiyye çizgisindeki alimlerin iddaaları ile ıspatlamaya çalışması bu süizanımı bitirdi.Hele Cehennemin ebediliği konusunu tartışmaya açması sadece benim değil bir çok kişiyi çileden çıkardı.Ben bir İslam alimi değilim, bilgilerim sınırlı.Bu yüzden çokda ileri geri konuşmask istemiyorum hakkında.Kendisi ise Kuranı,Sünneti, Arapçayı yutmuş bir insan...Ancak ilimin çokluğu hatayı engellemiyor bilakis hatanın dozajını dahada arttırıyor...İşte bir toplumun alimleri bozulursa o toplum bozulur sözünün derinliği sanırım burada.

 

 

derdımız bu işte...sen onca islam alimi alleme dururken kalk onları bı tarafa bırak,afganilerı, teymıyyelerı içimize sokmaya çalış...mevla kımın ne nıyette olduğunu çok iyi biliyor,ancak ilim erbablarıda bu adamın nıyetını çok iyi biliyor..hayrettın karaman bundan seneler evvel belkı şu anda yaptığı açıklamalara kendısıde karşı çıkarken şu andakı çizgisine gelmış ya da getırılmış durumda..

 

ez cümle; bizim için mühim olan şahıs değil;fikirleri ve bizlere ne vermeye çalıştıklarıdır...bu da ancak kuran sünnet ve ALLAH cc dostlarından, ehlı sunnet çizgısınden ayrılmamakla olur...bu hoca dıye geçınenlerın kalkıpta kuranı kerıme, hadıse, icmaya tefrıka ,fıtne sokmalarına ızın veremeyız..kalplerını bılemeyız;amma ortaya koydukları hal ve açıklamalar bızım için baz alınır....ALLAH HEPIMIZI İYİ ETSİN...

 

kım hayır için hizmetteyse yolları daım olsun;kımde (bız anlayamasak da) ince planların içindeyse bu milletin ınancını ,itıkadını baltalamaya çalışıyorsa, onlarıda rakıb olan rabbım gözetlemekte;versın nıyetlerının karşılığını....selam ve dua ile..

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Fethullah Gülen meselesini ise forumda tartışmak sanırım yasak..Bu konuda sadece şunu diyebilirim:

 

"Hallac(R.A.)'I asıp cesedini yakanlar Şeriatı uyguladılar.Hallac ise Hakikati uygulamıştı.Şimdi kim diyebilirki Şeriatı uygulayanlar soysuzdur.(HAŞA) Onların ilimleri ancak şeriatı uygulayacak kadardı.

Peki kim diyebilir Hallac şirke düşmüştü(HAŞA) Hallacın ilmi ise çağındaki tüm insanların ilimlerinin toplamı kadardı.."

 

İşte Gülen meseleside bu meselenin belki milyonda biri kıstasında kıyaslanacak bir mevzudur.[/b]

DAHA NE DİYEBİLİRİM Kİ ...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Efendim bu konu bizleri incitiyor Hallac Kuddise Sirruh hazretleri çok sevdiğim bir zattır, oğlum olursa ismini Hüseyin Mansur koyacağım İnşaAllah-u Teala...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
hayretin karaman hocanın o kitabını tekrardan okumanızı tavsiye ediyorum bu konunuzuda dogru yorum dergisinde yer almış bence o kitabı okuyunuz dergiyi degil NOT: şu anda you tube var cübbeli hoca nın mustafa islamoglu hakkında iftiraları ve mustafa islamoglu hocanın cevapları var mustafa hocanın orada bir sözü var ölmeyecek misiniz ahirette sormazlar mı kardesinize bu iftiraları nasıl layık gördünüz diye sormazlar mı diyor unutmayalım başkalarından nakil bile olsa sözlerimizin vebali var

katılıyorum kesinlikle...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Hayrettin Hoca fena bir insan değildir, benim bildiğim ve gördüğüm. İlahiyaçı gibi ilahiyatçı derler onun için. İlahiyat'ın esas görevi, Kur'an kursları, İmam-Hatip'ler ve başörtü gibi konularda görüşlerini okurum/okumuşumdur. En azından bunların hepsine ''eyvallah'' diyebilirim.

 

Hepimiz gördük ve görüyoruz: İlahiyatçı denilen bazı zevatların Kur'an kursu, başörtüsü vs. gibi mevzularda nasıl yoldan çıktığını ve kimlere hizmet ettiğini. Neyse, ben bir müslüman olarak hüsn-ü zan yaparım, yapmaya çalışırım. İşin yorumu, kıyası başka şeydir.

 

Hoca'ya Efgani'ci, Teymiyye'ci demek te biraz ağır/yakışıksız olur şahsımca.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Benim Hayrettin Karaman ''Hocaefendi'' ve diğer Hocaefendiler ile topyekün hükmüm şudur:

Gönüldaşlar, her mümine hocaefendi sıfatı eklememeliyiz. Ekleyeceğimiz zatın evvela hangi kutba bağlı olduğunu bilmemiz gerekir. Ve en önemlisi kimden icazet almıştır? Çok mühim...

Eğer icazetnamesi Prof diplomasıysa gözümde dini konularda danışılacak bir zat ve dini meselelerde hüküm verecek bir zat değildir. İsim verip tartışma ortamı oluşturmak istemem. Hocaefendileri bir daha süzüp bakmak lazım. Bakmanın da ötesinde görmek... Bir kişi iyi bir mümin olabilir, cemiyete hizmet ediyor da olabilir ama ilmen vaaz vermesi için kimden icazet alır? Rehbersiz ise bu zatın vereceği hükümlerde yamalı ve hatalı olacaktır. İrşad kutbu...

Kanaatimce mesele burda düğümlü.

Selamun aleyküm...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Benim Hayrettin Karaman ''Hocaefendi'' ve diğer Hocaefendiler ile topyekün hükmüm şudur:

Gönüldaşlar, her mümine hocaefendi sıfatı eklememeliyiz. Ekleyeceğimiz zatın evvela hangi kutba bağlı olduğunu bilmemiz gerekir. Ve en önemlisi kimden icazet almıştır? Çok mühim...

Eğer icazetnamesi Prof diplomasıysa gözümde dini konularda danışılacak bir zat ve dini meselelerde hüküm verecek bir zat değildir. İsim verip tartışma ortamı oluşturmak istemem. Hocaefendileri bir daha süzüp bakmak lazım. Bakmanın da ötesinde görmek... Bir kişi iyi bir mümin olabilir, cemiyete hizmet ediyor da olabilir ama ilmen vaaz vermesi için kimden icazet alır? Rehbersiz ise bu zatın vereceği hükümlerde yamalı ve hatalı olacaktır. İrşad kutbu...

Kanaatimce mesele burda düğümlü.

Selamun aleyküm...

 

 

İrşad icazeti öyle gökten bir ışıkla efsanevi bir şekilde gelen bir şey değildir Harun kardeşim, her alim bildiğini yaşamak ve insanlara anlatmakla yükümlüdür. Mukaddes Ölçü budur; ötesi tasavvufa ekilmeye çalışan zehir tohumları...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

İrşad icazeti öyle gökten bir ışıkla efsanevi bir şekilde gelen bir şey değildir Harun kardeşim, her alim bildiğini yaşamak ve insanlara anlatmakla yükümlüdür. Mukaddes Ölçü budur; ötesi tasavvufa ekilmeye çalışan zehir tohumları...

 

Ben icazet gökten iner demedim ki... İcazet bağlı bulunduğun hak yolundaki şeyhinin kelam ve kaleminden iner. Alimlik sıfatıda buradan gelir. Bundan sonra ise alim yaşar ve yaşatır. Mukaddes ölçü budur, irşad kutbu... Ötesi tasavvufta olmayan ve olması mümkün olmayan sahte şeyh tipi tohumudur. Zehirden kastın da bu herhalde...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Mesela;

Abdülhakim Arvasi Hazretleri, Seyyid Fehim Arvasi Hz'ne, O da Seyyid Taha'ya, O da Mevlana Halid'de, O da Abdullah Dehlevi'ye, O da Mazhar-ı Can-u Canan'a, O da Seyyid Nur'a, O da Şeyh Seyfeddin'e, O'da Hace Muhammed Masum'a ve O da müminlerin göz bebeği İmam-ı Rabbani'ye ve O da........

Böylece Peygambere kadar gider.

Şimdi soruyorum, Hayrettin Karaman kime bağlıdır ve o irşad zincirini yazar mısınız?

İsteyen başka Hocaefendilerinkinide yazabilir.

Ötesi ilmen söz söyleme hakkına sahip değildir!

Ancak ve ancak alime tabi olmak düşer. Hüküm için dilini bükmeye kalksa kesilmesi icap eder! Zira yukarıda da dendiği gibi bir zehir tohumu -bilerek yahut bilmeyerek- atabilir. Sonra ayıkla pirincin taşını...

Vesselam...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Mesela;

Abdülhakim Arvasi Hazretleri, Seyyid Fehim Arvasi Hz'ne, O da Seyyid Taha'ya, O da Mevlana Halid'de, O da Abdullah Dehlevi'ye, O da Mazhar-ı Can-u Canan'a, O da Seyyid Nur'a, O da Şeyh Seyfeddin'e, O'da Hace Muhammed Masum'a ve O da müminlerin göz bebeği İmam-ı Rabbani'ye ve O da........

Böylece Peygambere kadar gider.

Şimdi soruyorum, Hayrettin Karaman kime bağlıdır ve o irşad zincirini yazar mısınız?

İsteyen başka Hocaefendilerinkinide yazabilir.

Ötesi ilmen söz söyleme hakkına sahip değildir!

Ancak ve ancak alime tabi olmak düşer. Hüküm için dilini bükmeye kalksa kesilmesi icap eder! Zira yukarıda da dendiği gibi bir zehir tohumu -bilerek yahut bilmeyerek- atabilir. Sonra ayıkla pirincin taşını...

Vesselam...

 

Ama burda şöyle bi sıkıntı var, bu saydığınız isimlerin hepsi irşad edici ve altın silsileden. Hayrettin Karaman kendisini bir tasavvuf büyüğü ya da altın silsileden biri gibi göstermiyor ki. Ya da diğer Hocaefendiler... Sizin söylediğiniz gibi irşad edici değiller, böyle bir iddiaları yok. Adamlar sadece ilimlerini paylaşıyorlar ki bu da zaten dini bir vazife. Onlardan hiçbiri kendisinin şeyh olduğunu falan iddia etmiyor. Acaba durumu yanlış anlamış olabilir misiniz?

 

Ayrıca ilmen söz söylemeye hakları yoktur diosunuz ama adam eğer onun ayet-hadis-kıyas şeklinde temellendirmesini yapabiliyorsa, yani bu kadar ilmi mevcutsa gayet de güzel hakları vardır. Zaten öyle olmasa başka alimler tarafından anında yalanlanırlar ve söylediklerinde bi sıkıntı varsa hemen düzeltilirler. Zekeriya Beyaz ve Yaşar Nuri adlı zatları bu forumdaki insanların adam yerine koymaması da bunun delili. Bence belli başlı kaynakları taramış olan, Kur'an ve hadise hakim ve temiz niyetli herhangi birisi bir konu hakkındaki görüşlerini bildirip halkı aydınlatabilir, hatta yapmazsa asıl o zaman karşı çıkılmalıdır.

 

Ben açıkçası biraz daha açık fikirli, farklı düşüncelere tahammülü olan insanların dini başkalarına daha güzel anlatabileceklerini düşünüyorum. Bu sözümden inşaallah alakasız şeyler çıkaran olmaz. Farklı düşüncelerden kastım her zaman İslam'ın koyduğu bariyerlere toslamayan fikirlerdir. Eğer bir adamın söylediği sözlerde sıkıntı olduğunu düşünüyorsak, onu nedenleriyle ispat edip açıklayalım ki yanlış anlaşılmalar ortadan kalksın. Öteki türlü mesele iddialaşmaya ve ego savaşına döner ve de malumunuz böyle bir ortamda dini meselelerin tartışılması doğru olmuyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Sizin söylediğiniz gibi irşad edici değiller, böyle bir iddiaları yok.

Mesajımdaki ifadeyi tekrarlayayım: İşte o zaman bu zatlar bir veliye bağlanırlar ve ancak ve ancak büyük velilerin İslamiyyet Anlayışlarına sarılırlar. Ne derlerse bu çerçevede derler.

 

ayet-hadis-kıyas şeklinde temellendirmesini yapabiliyorsa

İşte bunu yapabilmesi için eğitim görmüş olması yani bir veliye bağlanmış olası gerekir. Örenk vereyim:

Hüseyin Hilmi Işık (K.S.) kitap neşretmiştir. Kendi kitabı azdır. Birçoğu büyük velilerin kitaplarından çevirmedir. Ve kendisinin bu görevi almış olması onu yüceltir. Şayet Hilmi Işık kendi başına hiçbir kaynak vermeden iş yapmış olsaydı onunda dilinin kesilmesi icap ederdi. İtikadın sağlam kalması açısından. O, Abdülhakim Arvasi Hazretlerinden eğitim alıyor ve ilim öğretiyor. İcazetle!..

Şimdi tekrar soruyorum:

Hayrettin Karaman kitap neşretmek için, ortaya İslam ile ilgili bilgi atmak için kimden icazet almıştır. Aldığı zatın irşad zinciri nedir?

Buna fevkalade önem veriyorum çünkü önüne gelen Hocaefendilik taslıyor önüne gelen Dini kitap çıkarıyor. Etraf bulanık...

 

Ben az çok sizi anlıyorum sizde az çok beni anlayınız. Vesselam...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Hoca'ya Efgani'ci, Teymiyye'ci demek te biraz ağır/yakışıksız olur şahsımca.

İmdi arkadaşlar, ve buyukdogu arkadaşım,

Hayrettin Karaman kendisi İbn-i Teymiyye'yi, Mevdûdi'yi, Abduh'u müspet insanlar gibi gösteriyor. İbn-i Teymiyye'ye Hanbeli mezhebinde yetişmiş müçtehit diyor. Lütfen, rica ediyorum buraya tıklayalım ve okuyalım.

Bu linkte yer alan yazının 22. satırında da "İbn Teymiyye, Muhammed Abduh gibi müceddid alimler" ifadesini kullanmış ve Teymiyye'yi alim kabul ettiğini belirtmiştir. Teymiyye'yi alim kabul eden biri doğal olarak onun kitaplarından, sapık fetvalarından da faydalanacaktır kitaplarında, yazılarında, makalelerinde. Hayrettin Karaman'ın güzel yazıları da olabilir, güzel tarafları da olabilir, amenna, ama Teymiyye'nin dini içten yıkan kafir olduğunu biliyoruz. Onu alim kabul etmek, din adamı sıfatını taşıyanlar için tehlikelidir (bizler için de tehlikeli tabi) , kendi adıma Teymiyye'yi kaynak alan bir din adamına ben menfi bakarım. Tabi bakmayan da ollur, tercih meselesi. Ama teymiyye sapık ve kafir. Böyle işte arkadaşlar.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Harun Kardeşim ben yorumumu H. Karaman'ı veya bir başkasını savunma amaçlı yazmadım. (Zaten bu konuda yazdığım diğer yorumum H.Karamana Ebubekir Sifil'in yaptığı ciddi ve ilmi bir eleştiriyi hatırlatmaktadır.) Benim kastetmek istediğim tasavvuf ve İslami ilimler tarikata mensubiyet mecburiyetinde değildir. M.Zahid Kotku merhum ne de güzel diyor, her defasında hayran oluyorum: Dervişlik de boş, şeyhlik de boş; mesele Allah'ın rızasını kazanmakta.

 

Bizim geleneksel tarikat usulümüz çok büyük, tarihi bir vazife görmüştür ve bu vazifesine hala da devam etmektedir, çok etkili saygıdeğer bir kurumdur; ama esas değildir. Şekildir ve sadece işlevseldir...

 

Efendimiz mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır buyurduğu vakit bizim bugün kullandığımız manada bir mürşitlik kurumu yoktu.

 

Tarikat bağı olmadan da pekala mürşit olunur. Necip Fazıl Üstad benim için büyük bir mürşittir(doğru yolu gösterendir, uyarandır) ve yine her ne kadar az okumuş olsam da Aliya İzzetbegoviç öyledir, Muhammed Esed bana çok farklı ufuklar göstermiştir...

 

İslam'ın cemaat dini olması dolayısıyla tarihteki büyük mürşitler hep tarikat muhitlerinden çıkmıştır bu doğru; ama İslami heyecanları, ilimleri, askiyonları yalnızca tarikatın inhisarında sanmak çok büyük bir yanlış...

 

 

Düzeltme: Bu yazıda Üstad mürşittir derken, klasik manada bir mürşitlik kastedilmediği çok açık net ortadadır; Zaten kendisi ben mürşit olduğumu iddia etmedim ki siz bir de ona bir süper ilave ediyorsunuz demiş biri...

Anlatmak istediğim mesele şu: Geleneksel manada mürşitlik bir usuldür, esas değil... İslamda mürşitlik diye bir kurum her şeyin üzerinde birinci temel olarak kabul edilemez, olsa olsa işlevsel olarak mevcut olur.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

Hadis:

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır!

 

Bu hadis-i şerif tüm müslümanları muhatap tutmaz.

Ancak 5 mesajdır söylediğim kişileri muhatap tutar.

Dini bir laf edecek olan bu hadisi karşısına alır ona göre davranır.

Aliya, Malcolm gibi aksiyoncular bu gruba girmez çünkü dini hüküm vermez.

Neyse kardeşlerim.

Selamun aleyküm deyip çekiliyorum.

Zaten konu yeterince uzadı ve Hayrettin Karamandan uzaklaştı.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Silsile Erenler yoluyla alakalıdır, hepsinin silsilesi vardır.Alim olayında ise zahiri alim olmak için medreseden icazet almak gerek, tarikat icazetiyle alakası yok.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...

×
  • Create New...