Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Backlink paketleri

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Illuminati

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink Panel

Hacklink

Masal oku

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Hacklink panel

Masal Oku

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink Panel

Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink

Buy Hacklink

Hacklink

Hacklink

Hacklink satın al

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Hacklink panel

Masal Oku

Hacklink panel

Hacklink satın al

Hacklink Panel

retro bowl unblocked

fnaf unblocked 76

1v1.lol unblocked 76

unblocked games

fnaf

1v1.lol

new unblocked games

casibom giriş

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Hacklink Panel

Hacklink Panel

agb99

Hacking forum

deneme bonusu

casibom giriş

iqos

deneme bonusu

Jojobet

Bağlama Büyüsü

hackhaber

Grandpashabet

holiganbet

grandpashabet

sezar casino

bets10 güncel giriş adresi

vaycasino

Jojobet

jojobet

Pusulabet

film izle

casibom

izmir escort

porno izle

cratosroyalbet, cratosroyalbet giriş

pokerklas, pokerklas giriş

korsan taksi istanbul, istanbul korsan taksi

Antalya Escort

bets10

bets10 giriş

pusulabet

tipobet

tipobet giriş

tipobet

ilbet

ilbet giriş

holiganbet giriş

jojobet giriş

jojobet

onwin

superbetin

superbetin

betnano

betnano

jojobet

betgar giriş

alanya escort

ugwin288

betsat

betsat giriş

ligobet

betebet

jojobet giriş

ilbet

hilbet

jojobet giriş

casibom güncel giriş

Ankara escort

kingroyal

güvenilir bahis siteleri

film izle

casino siteleri

vdcasino giriş

ngsbahis

locabet

casibom

betasus

marsbahis, marsbahis giriş

dizipal

koora live

bein match

Google

meritking

bahiscasino

ultrabet

marsbahis giriş

betpark

betpark

betpark

betpark giriş

betpark giriş

betpark giriş

casibom

Greece Fentanyl Buy

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

jojobet

jojobet

casibom giriş

jojobet giriş

sweet bonanza giriş

sweet bonanza

deneme bonusu

romabet

amgbahis

holiganbet

superbetin

casinoroyal

casinomilyon

vdcasino giriş

vdcasino

Galabet

deneme bonusu

vdcasino

jojobet

jojobet

jojobet

marsbahis

jojobet

jojobet

madridbet giriş

portobahis

istanbul escort

Kurtköy Escort

sohbet hattı

pusulabet

jojobet giriş

jojobet

jojobet giris

jojobet

jojobet

holiganbet

meritking

marsbahis

marsbahis giriş

meritking

meritking giriş

meritking

holiganbet

marsbahis güncel giriş

meritking güncel giriş

jojobet

jojobet güncel giriş

jojobet

jojobet

marsbahis

marsbahis

marsbahis

marsbahis giriş

cratosroyalbet

elexbet

Hacklink panel

yatırımsız deneme bonusu veren siteler

sezarcasino

betpas

betnano

betnano

holiganbet

Google

jojobet

holiganbet

Sex Hattı

jojobet telegram

jojobet giris

ikimisli

ikimisli giriş

marsbahis giriş

jojobet güncel giriş

marsbahis giriş

marsbahis

matbet giriş

tümbet

tümbet giriş

tümbet

tümbet giriş

savoybetting giriş

casinomaxi

casinomaxi giriş

sahabet

meritking giriş

meritking güncel giriş

padişahbet

realbahis

sonbahis

cratosslot

1xBet Giriş

casinomaxi

casinomaxi giriş

unblocked games

betsat

mobilbahis

openiv

deneme bonusu

deneme bonusu

deneme bonusu

betpas

betpas giriş

jojobet

slot siteleri

ligobet güncel adres

pokerklas

pokerklas

maritbet

tipobet

holiganbet

porno izle

bets10

openiv

runtobet

runtobet giriş

esenyurt escort

1xbet

turkbet giris

streameast

openiv

grandpashabet

tipobet giriş

güvenilir sms onay

pokerklas, pokerklas giriş

betsmove

holiganbet

Sohbet Hattı

terea sigara

ikimisli

jojobet giriş

jojobet güncel giriş

betkolik

ikimisli giriş

marsbahis giriş

marsbahis giriş

ikimisli giriş

ikimisli

betkolik

jojobet güncel giriş

jojobet güncel giriş

jojobet giriş

betkolik giriş

ikimisli giriş

ikimisli

ikimisli

ikimisli giriş

marsbahis

betkolik

betkolik giriş

betkolik giriş

jojobet giriş

betkolik

ikimisli

marsbahis giriş

jojobet giriş

betkolik

marsbahis giriş

betkolik giriş

jojobet mobil

ikimisli giriş

betkolik giriş

nerobet

nerobet

kıbrıs gece hayatı

aresbet, aresbet giriş

matbet, matbet giriş

film izle

openiv

deneme bonusu

film izle

jojobet

Jojobet

hilbet giriş

jojobet giriş

Ankara Travesti

Deneme Bonusu

Deneme Bonusu 2026

tümbet

tümbet giriş

enjoybet

kingroyal

https://sjconsultors.com/

artemisbet giriş

kavbet

enjoybet

casibom güncel giriş

Masterbetting

观看色情片

https://darkvr.me/

jojobet giriş

Samsun Avukat

ai roleplay, roleplay ai, ai girlfriend, character ai alternative, nsfw ai chat, ai roleplay no filter, roleplay chatbot, ai companion, free ai roleplay, unfiltered ai chatbot

Grandpashabet

sezarcasino

casinosezar

sezarcasino

sezar casino

sezarcasino

jojobet

jojobet

melbet

sekabet

asyabahis

betbox

casibom

openiv

imajbet

meritking giriş

meritking

tekbet

dedektör

vdcasino giriş

grandpashabet

marsbahis

dinamobet güncel giriş

jojobet

jojobet

deneme bonusu veren siteler

jojobet giriş

jojobet güncel giriş

jojobet

bets10 sorunsuz

betsat

extrabet giriş

romabet

sezarcasino giriş

turkey dental implants

deneme bonusu veren siteler

mavibet

artemisbet

Dating reply generator

setrabet

starzbet

jojobet

pulibet

süratbet

perabet

pinbahis

olabahis

nerobet

mavibet güncel giriş

mavibet

mavibet giriş

kingroyal

bets10

bets10 giriş

betnano

متاجر العطارة السعودية

kıbrıs satılık daire

kktc satılık daire

Google Yorum Silme

jojobet giriş

jojobet giriş

jojobet giriş

jojobet giriş

jojobet giriş

mavibet

mavibet giriş

kavbet

kavbet giriş

kavbet

kavbet giriş

jojobet

jojobet giriş

jojobet güncel giriş

artemisbet

artemisbet giriş

mavibet

samsun escort

izmit escort

Zindandan Aydınlık Yarınları Haykıran Bir Şâir: Necip Fazıl

ZİNDANDAN AYDINLIK YARINLARI HAYKIRAN BİR ŞÂİR: NECİP FAZIL

Fatih ALPEREN

Necip Fazıl’ın hayatında üç devre vardır. Onun yetmiş dokuz yıllık hayatı ve altmış yıllık şâirliği genel hatlarıyla üç devreye ayrılır.

Necip Fazıl, bu devreleri “Onu Tanıyıncaya Kadar”, “Onu Tanıdıktan Sonra”, “O Günden Beri” olarak adlandırır. O dediği; şâirin yol göstericisi, efendisi Abdülhakim Arvasi’dir. Necip Fazıl’ı sevmeyenlerin, onu beğenmeyenlerin tasnifi ise; “Genç Şâir”, “Mistik Şâir” ve “Sâbık Şâir” şeklinde olmuştur. O, bu devrelerde birbirinden çok farklı bir hayat ve sanat anlayışına sahiptir.

1904–1934 yılları arasındaki birinci devresinde Necip Fazıl, Fransız Mektebi, Amerikan Koleji, Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi, Rehber-i İttihat Mektebi, Bahriye Mektebi gibi okullarda okuyan yaramaz bir çocuk olarak dikkati çeker. Bu okullardan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde okur. 1924 yılında ise, Cumhuriyet’in Avrupa’ya gönderdiği ilk öğrenciler arasındadır. Paris’e gidecek ünlü Sorbon Üniversitesi’nde felsefe tahsili yapacaktır. Fakat, Paris’te kendini kumara kaptıran şâir, Türkiye’ye dönmek zorunda kalır. Üniversite öğrenciliğinden Paris dönüşüne kadar geçen yıllarının özü, kendi ifadesiyle “başıbozukluk ve serseriliktir.” 1

1925–1934 yılları arasında Hollanda Bankası, Osmanlı Bankası ve İş Bankası’nda çalışır. Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Abdülhak Hâmid, Aka Gündüz, Nurullah Ataç, Ahmet Hamdi, Cahit Sıtkı, Peyami Safa, Yusuf Ziya, Orhan Seyfi, Nazım Hikmet gibi birçok yazar ve şâirle tanışır ve onlarla birlikte kendini bohem hayatına bırakır.

İlk şiirleri 1922 yılında Yeni Mecmua’da yayımlanan Necip Fazıl, 1925 yılında ilk şiir kitabı “Örümcek Ağı”nı yayımlar. Ardından 1928 yılında “Kaldırımlar” adlı ikinci şiir kitabı çıkar. Kısa sürede büyük bir şöhrete kavuşur. Yaşayan genç şâirlerin en büyüğü olarak görülür. Devrin ünlü edebiyatçılarından Yakup Kadri, onu bir deha olarak tanıtır. Edebiyat tarihçisi İsmail Habib, onun his ve hayal yüksekliğine hiçbir şâirin çıkmamış olduğu yazar. Devrin kimseyi beğenmeyen ünlü eleştirmeni Nurullah Ataç, onu yarına kalacak tek şâir olarak değerlendirir. Yaşar Nabi, ondan “bir mısraı bir millete şeref verecek şâir” diye söz eder. Şiirleri ders kitaplarına girer ve bu arada 1932 yılında üçüncü şiir kitabı “Ben ve Ötesi” yayımlanır.

Bütün bu ilgi, sevgi, itibar ve şöhret Necip Fazıl’ı mutlu etmeye yetmez. Perişan yaşayışını önlemez. Onu kadın-içki-kumar üçgeninden kurtaramaz. Bu hali, onun şiirlerine de yansır. Bu devirde yazdığı şiirlerinde, o, yalnızlık duygusu, boşluk hissî, ölüm korkusu, umutsuzluk gibi hep menfî denilebilecek duyguları terennüm eder.

Yeryüzünde yalnız benim serseri
Yeryüzünde yalnız ben derbederim

diye feryat eder. Şüphe, korku, cinnet duyguları içinde yaşar. Büyük şehirlerin kaldırımlarında kendini yalnız, yapayalnız hisseder. Ailesinden aldığı ulvî değerleri bir süre korumaya çalışsa da, birçok çağdaşı gibi “devrini ve neslini saran korkunç imansızlığı yenemez.”2″İçinde yaşadığı devir ve muhitin ulvî bir imanın gelişmesine meydan vermeyen yıkıcı şartları”3 Necip Fazıl’a da önemli ölçüde tesir eder.

İşte Necip Fazıl, bu derbeder, perişan hayatını yaşarken karşısına çıkan bir büyük insan, onun hayatının akışını değiştirmesine sebep olur. Bu, Abdulhakim Arvasî’dir. Abdülhakim Arvasî’yle tanıştıktan sonra, Necip Fazıl’ın hayatının birinci dönemi biter. ‘Onu Tanıdıktan Sonra” diye adlandırdığı ikinci dönemi başlar.

Necip Fazıl, önce eski hayat tarzıyla, “kurtarıcım” diye nitelendirdiği Abdülhakim Arvasî’nin kendisine tavsiye ve telkin ettiği hayat tarzı arasında bocalar ve ne yapacağını bilmez. “Aylarca yıkık ve şaşkın” dolaşır durur. Fakat bir süre sonra, Efendisi’nin yardımıyla hayat denilen “çetin bilmeceyi” çözer. O zamana kadar aklına takılan ama bir türlü tatmin edici cevaplar bulamadığı sorulara, cevap bulur. Kâinattaki müthiş nizamı keşfeder ve bu nizam onu, bu nizamı kuran, işleten, her şeye hükmeden büyük Yaratıcı’ya götürür:

Atomlarda cümbüş, donanma şenlik;
Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur,
İç içe mimari, iç içe benlik;
Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur!

Abdülhakim Arvasî, şâirimize “yepyeni bir dünya hediye etmiş”, onu derinden etkilemiş, hayat, kâinat ve insanın ne olduğunu anlatmıştır. Bu yüzden Necip Fazıl, Efendisi’yle tanıştığı ânı, hayatının en güzel ânı olarak görür:

Allah dostunu gördüm, bundan altı yıl evvel
Bir akşamdı ki, zaman, donacak kadar güzel.

Onu tanımadan geçen yıllarına üzülür, hayıflanır:

Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum;
Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum…

Necip Fazıl’ın hayatında, 1934 yılı, çok önemli bir dönüm noktası olur. Hayat tarzı değişir, şâir fildişi kulesinden çıkar, geniş halk kitleleriyle bütünleşir. Eserlerinin sayısı hızla artar. Kendi ifadesiyle “O güne kadar bütün eseri bir buçuk kitapçıktan ibaret mistik şâir, sadece o büyükten aldığı feyzle seksen-doksan cilt esere doğru yürür.” 4 Şiirleri, tiyatro eserleri, araştırma ve incelemeleri, gazete ve dergi yazılarıyla Türk edebiyatının ve Türk sosyal hayatının en renkli simalarından biri haline gelir. Artık gözü “büyük sanatkârlıktadır.” Onun için sanat Allah’ı aramaktan başka bir şey değildir. Gerisi ise çelik-çomaktan ibarettir:

Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;
Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış..

Şimdi “gökte samanyolu” onun, “dipsizlik gölünde inciler” onundur. O, “Allah Dostu’nun” kılavuzluğunda “biricik meselesi” olan “Sonsuza” yürümektedir. Hayatı düzene girmiş, namaza başlamış, Efendisi’nin “devamlı olarak evlenmesi gerektiği işaretine”5 uyarak 1941 yılında onun huzurunda evlenmiştir. 6 Çalıştığı bankadan istifa etmiş, Güzel Sanatlar Akademisi ve Robert Kolej’de öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Gençlik günlerine pişman olmakta, “nur topu günlerin kanına” girdiğini düşünmektedir.

Bu arada yıllar yılları kovalamış, “gazetelerde giriştiği İslâmî mücadele yüzünden” eski çevresinin ona karşı tavrı gün geçtikçe değişmiştir. O da, 1943 yılında bu şartlar altında fikirlerini daha iyi anlatacağı ve İslâm’a daha iyi hizmet edeceğini düşündüğü “Büyük Doğu” mecmuasını çıkarmış ve ilk sayısını eline alıp Eyüb’e, Efendisi’nin yanına koşmuştur. Fakat ev bomboştur. Çünkü Efendisi Bakanlar Kurulu kararıyla İzmir’e sürülmüş, kısa bir süre sonra serbest bırakılmış ve ardından vefat etmiştir. “Artık Efendisi’ni dünya gözüyle bir daha göremeyecektir.” Bu olayla birlikte Necip Fazıl’ın hayatındaki ikinci devir de bitmiş, çok daha farklı, çileli, hareketli ve renkli üçüncü devir başlamıştır.

Büyük Doğu mecmuasıyla birlikte, Necip Fazıl’ın hayatında sosyal bir dönem de başlamıştır. Artık o, cemiyet meseleleri karşısında “beyni zonk zonk sızlayanlardan biridir.” “Kaldırımlar Şairi” değil, “Muhasebe Şairidir.”.
Necip Fazıl, Büyük Doğu mecmuasını çıkardıktan sonra, Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki hocalık görevinden ayrılmak zorunda kalmış ve kendini mücadele dolu bir hayatın ortasında bulmuştur. Çıkardığı Büyük Doğu Mecmuası bazen Bakanlar Kurulu kararıyla, bazen sıkıyönetim tarafından kapatılmış, kendisi hapse atılmış, ailesiyle birlikte maddî, mânevî büyük sıkıntılara katlanmak zorunda kalmıştır.

Büyük Doğu mecmuasıyla birlikte, Necip Fazıl’ın hayatında sosyal bir dönem de başlamıştır. Artık o, cemiyet meseleleri karşısında “beyni zonk zonk sızlayanlardan biridir.” “Kaldırımlar Şâiri” değil, “Muhasebe Şâiridir.” Başını iki diz kapağının arasına yerleştirip sorar:

…Ben neyim ve bu hâl neyin nesi?
Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi?
Dışımda bir dünya var, zıp zıp gibi küçülen,
İçimde homurtular, inanma diye gülen…
İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe!
Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?
Üst kat: Elinde tesbih ağlıyor babaannem
Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları,
Alt kat: Kız kardeşimin (tamtam)da çığlıkları,
Bir kurtlu peynir gibi, ortasında kestiğim
Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!
Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!
Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş…

Artık Necip Fazıl, bir başka Necip Fazıl olmuştur. Artık o, “mukaddes emanetin dönmez davacısıdır.” Ona kimileri mürteci derler, fakat çile şâiri onlara gereken cevabı vermekte gecikmez:

Zamanı kokutanlar, mürteci diyor bana;
Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana

Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!
Bir saman kâğıdından, bütün iş kopya almak;
Ve sonra kelimeler, kutlu, mutlu, ulusal.

O, hiç durmadan, dinlenmeden, yılmadan büyük mücadelesine devam eder.

“Kollarını bir makas gibi açarak”
“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!”

diye haykırır. İnsanları doğru yola davet eder. Her şeyi sorgular. Devrin tarih ve dil anlayışını tenkit eder:

Bülbüllere emir var; lisan öğren vakvaktan
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan.

Onun bu şiirleri Anadolu insanı tarafından sevilerek okunur. Ve Türk halkı, kendi duygularını, düşüncelerini, inançlarını, tarihini, kültürünü, mukaddeslerini böylesine güzel bir şekilde destanlaştıran İstanbullu şâiri hasretle kucaklar.

Necip Fazıl, 1943–1960 yılları arasında defalarca tutuklanır, hapse atılır, “ölüm ve cinnetten ötede zindan acıları” çeker. Büyük Doğu defalarca kapatılır, toplatılır. “1958 Büyük Doğu’larından da yüklendiği, parça parça yüz yıla yakın mahkumiyeti” vardır. Bu durumda tam ne yapacağını düşünürken 1960 ihtilâli olur. İhtilâlin umumî basın affıyla bu cezalardan bütünüyle kurtulur. Fakat o çile şâiridir. Bu dünyaya sanki çile çekmek için gelmiştir. İhtilâli yapanların ilk tutukladıkları, kimseler arasında Necip Fazıl da vardır. “Bir metre genişlik ve iki-üç metre uzunluğunda, basık, içinde teneşirimsi tahta bir kerevet, boğucu, daha doğrusu çıldırtıcı”7 bir “hücreye” atılır. Bu hücrede “eli, kolu, dili ve yolu bağlı” çile şâirini “tokat, yumruk ve tekme altında hırpalarlar.”8 Ayrıca çıkarılan genel basın affına bir istisna getirilerek, Necip Fazıl birbuçuk yıl hapse mahkûm edilir ve Toptaşı Cezaevi’ne kapatılır.9″Batı demokrasilerini örnek alan Cumhuriyet devrinde çeşitli dünya görüşlerine sahip birçok yazar ve şâir hapse atılmışlardır.”10 Fakat “hapse atılma, hatta idam edilme sanatçıları düşüncelerini söylemekten alıkoyamaz. Onların elinde kendilerini mahkûm edenleri mahkûm eden ölmez bir silâh vardır: Sanat”11 Toptaşı Cezavi’nde birbuçuk yıl kalan çile şâiri, orada Türk edebiyatına çok güzel şiirler kazandırır. Bunlar arasında, belki de en güzel şiirlerinden biri olan “Zindandan Mehmed’e Mektup”da vardır. Mehmet şâirin büyük oğludur.

Zindan iki hece, Mehmed’im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta…
Halimi düşünüp yanma Mehmed’im!
Kavuşmak mı?.. Belki… Daha ölmedim!

Avlu… Bir uzun yol… Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli…

Git ve gel… Yüz adım… Bin yıllık konak,
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!

Bir âlem ki, gökler boru içinde!
Akıl, olmazların zoru içinde.
Üst üste sorular soru içinde:

Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı; asıldı:
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.

Ondan kalan, boynu büyük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil…

Müdür bey dert dinler, bugün “maruzât”!
Çatık kaş.. Hükümet dedikleri zat…
Beni Allah tutmuş, kim eder azat?

Anlamaz; yazısız, pulsuz, dilekçem…
Anlamaz! Ruhuma geçti bilekçem!

Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil;
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekûn içinde yazıl ve çizil!

İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik, mintanlarla et.

Somurtuş ki bıçak, nâra ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat…
Yalnız seccademin yönünde şefkat:
Beni kimsecikler okşamaz mâdem;
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem!

Çaycı, getir, ilâç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.

Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük, duman duman erisin!

Peykeler, duvara mıhlı peykeler;
Duvarda başlardan, yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler…

Duvar katil duvar, yolumu biçtin!
Kanla dolu sünger… Beynimi içtin!

Sükût… Kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
Tek nokta seçemez dünyadan nazar.
Yerinde mi acep, ölü ve mezar?

Yeryüzü boşaldı, habersiz miyiz?
Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?

Ses demir, su demir ve ekmek demir…
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden, kader bu, emir…

Garip pencerecik, küçük, daracık;
Dünyaya kapalı, Allah’a açık.

Bu ne güzel, ne muhteşem bir şiirdir. Bu ne güzel, ne mükemel bir dildir! Bu nasıl çarpıcı bir üslûptur. Bu nasıl bir şâirdir ki, mahkumken bile hükmeder. Çeşitli devirlerde, çeşitli dünya görüşlerine mensup birçok şâir hapse girmiştir. Fakat bunların hiçbirisi, zindandan bu kadar aydınlık, bu kadar orijinal, bu kadar derin, bu kadar heyecanla ve bu kadar gür bir sesle, bu kadar umutla haykıramamıştır. Türk edebiyatında heceyi onun kadar başarıyla kullanan çok az şâir yetişmiştir.

Çile şâirinin en önemli vasıflarından biri de, en olumsuz şartlar altında bile umutsuzluğa kapılmaması, daima umut dolu olmasıdır. O hiçbir zaman, hiçbir olumsuz şart altında ümitsizliğe düşmemiş ve topluma daima tarihî misyonunu hatırlatmıştır. Necip Fazıl, zindandan bile aydınlık yarınları haykıran, çevresine müjdeler veren adamdır:

Dua, dua, eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış…

Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu:
İplik ki, incecik, örer boşluğu.

Ana rahmi zâhir, şu bizim koğuş;
Karanlığında nur, yeniden doğuş…
Sesler duymaktayım: Davran ve boğuş!

Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!
Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!

Necip Fazıl, 1972’de artık evindedir. 1978’de Büyük Doğu on altıncı defa çıkar. Ama o artık bir hayli ihtiyarlamıştır. “Pırıl pırıl zekâsına, muhayyilesine, dipdiri sesine rağmen, bedeni son senelerde süratle çökmüştür.” Ve koca şâire artık dünya boş, odaları loş gelmekte, gözleri müebbette, gününü beklemektedir. Gelen meleğe hoş geldin, safa geldin demeye hazırlanmaktadır. .

Hapisten çıkınca, 1964’den 1971’e kadar Büyük Doğu dört defa daha çıkar, kapanır. Necip Fazıl yine bu yıllarda 1963’te başlayan konferanslarıyla Anadolu’yu bucak bucak dolaşır. “Büyük Doğu Neslini” yetiştirmeye çalışır. Binlerce insana hitap eder. Hep ümit doludur. Geleceğe umutla bakar. Hiç durmadan Anadolu’ya tohum saçar. Bu tohumlar bitmezse toprak utanmalıdır:

Tohum saç, bitmezse toprak utansın
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

….

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Necip Fazıl, 1972’de artık evindedir. 1978’de Büyük Doğu on altıncı defa çıkar. Ama o artık bir hayli ihtiyarlamıştır. “Pırıl pırıl zekâsına, muhayyilesine, dipdiri sesine rağmen, bedeni son senelerde süratle çökmüştür.” Ve koca şâire artık dünya boş, odaları loş gelmekte, gözleri müebbette, gününü beklemektedir. Gelen meleğe hoş geldin, safa geldin demeye hazırlanmaktadır. İnanan bir insan olarak onun için “Ölüm güzel şeydir.” Bu inancını ne kadar da güzel şiirleştirir:

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber…
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?

O da her fani insan gibi, 25 Mayıs 1983’te bir güzel ölümle bu dünyadan ayrılır, çok sevdiği Yüce Yaratıcı’sına kavuşur.

Kaynaklar:
1- Necip Fazıl Kısakürek, O ve Ben, 5. baskı, İstanbul, 1987, s. 64.
2- Mehmet Kaplan, Edebiyatımızın İçinden, İstanbul, 1978,. S. 19.
3- a.g.e., s. 193.
4- Necip Fazıl Kısakürek, Bâbıâli, 2. baskı, İstanbul, 1976, s. 204.
5- Kısakürek, O ve Ben, s. 130.
6- a.g.e., s. 162.
7- Necip Fazıl Kısakürek, Cinnet Mustatili, 4. baskı, İstanbul, 1983, s. 301.
8- a.g.e., s. 302.
9- a.g.e., s. 306-307.
10- Mehmet Kaplan, Cumhuriyet Devri Türk Şiiri, 2. baskı, İstanbul, 1975, s. 30.
11- a.g.e., s.31.
12- Necip Fazıl Kısakürek, Çile, 12. baskı, İstanbul, 1987.

Share

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.