efendim tekrar diyorum ben kimsenin dediğini çürütme ,dalga geçme fln filan taraftarı değilim. ama dediklerimin hala anlaşıldığını, anlaşılabildiğini, veyahut anlatabildiğimi görmüş değilim. He böbreğin kullanılması durumuna gelince haklısınız anlatım bozukluğu yapmışım ama cvp vermeden önce bir lise 2 (en iyisi direk sağlık ansiklopedisi) açıp baksaydınız nedemek istediğimi anlardınız. Tabiki tekini kullanmamazlık etmiyor bir böbreğinin bilmem kaçta kaçı diğer böbreğinin bilmem kaçta kaçını kullanıyo. Bunu tek böbreğe indekslediğimizde %80 ile %90 arası bir rakam ortaya çıkıyo.
(biönceki msjımdaki gibi alıntı yapıp cevapları yazamicam kusura bakmayın. )
Efendim kimse size siz belirlediniz demedi.Dediklerinizi özetlicek olursam şunu dediniz; "organ nakli yapılacak kişi kadavra gibi görülüyo. organ nakli olması için yapılacak kişinin ölü olması lazım". Ben bunu anladım bilmiyorum bunlarımı anlattınız, yada benmi yanlış anladım. Ama tebrik etmeliyim Konuyu alakası olma ihtimali düşük olan yerlere çekme kabiliyetiniz takdir edilebilcek şekilde.
Konuyu dahada uzatmanın bir yararı olabilceğini sanmıyorum çünkü; ne siz benim nede ben sizin dediklerinizi tam anlayamıyorum, yada öyle görünüyor. Ben nedesem boş,siz nedeseniz boş. Umarım birgün site buluşmasında konuşma imkanımız olur. Yüzyüze daha iyi fikir paylaşabilceğimiz kanaatindeyim.
( Bu arada murid kardeşim kesinlikle bir yanlış anlaşılma olmuş ben kimse ile dalga geçme taraftarı değilim. Uslubum böyle . eğer dışardan bakıldığında öyle görülüyorsa , lütfen özürlerimi kabul edin.)
Yazılarınızın bazı kısımları anlaşılmamaya gayet müsait olsa da biz, yazılanları anlamakta güçlük çekmiyoruz efendim, müsterih olunuz. Fakat siz, yazdıklarınız ile anlatmak istediklerinizi örtüştürmekte sıkıntı çekiyorsanız, bir zahmet, çuvaldızı kendinize batırınız, daha itinalı olunuz . Kimse sizin yazdıklarınız ile düşündüklerinizin farklı olduğunu, anlatım bozukluğu yaptığınızı, bir virgül atladığınızı, kısaltma yapma amacını güderek bir bütünü parçaladığınızı ve ortaya bütünden ilgisiz bir parça çıkardığınızı bilemez tabii olarak. Zahire göre yorum yaptık diye suçu bizde aramayınız.
Efendim, anlatmak istediğinizi yanlış anlattığınızı itiraf ederek bir nebze erdem alameti gösterseniz de cümlenizin devamındaki lise2 kitabı/sağlık ansiklopedisi açma meselesini hangi gaye uğruna, neyi izah etmek için ortaya attığınızı bilmek istiyoruz. Şu durumda hatalı biz mi oluyoruz? Evvela, siz anlatmak istediklerinizi güzelce bir anlatın yahut bilmem ne ansiklopedisinin bilmem kaçıncı sayfası benim fikirlerimden müteşekkildir, oraya bakarak bana cevap verebilirsiniz diyin biz de ona göre konumumuzu belirleyelim. Sizin anlatım bozukluğu yaptığınızı iddia ve itiraf ederek yanlış anlattıklarınızı anlamak için sağlık ansiklopedileri tarayacak, lise kitaplarından veri toplayacaksak işimiz hayli uzun sürer. Aramızdaki münakaşaya ansiklopedileri dahil etmeyin ki kitaplarla ters düştüğümüz mütaalası diğer üyelerin dimağlarında yer etmesin. :unsure:
Böbrek nakli hususunda ilk ve ikinci mesajınızda söyledikleriniz yenilir yutulur cinsten olmadığı gibi bu cümlelerde herhangi bir anlatım bozukluğu nişanesine rastlamak da mümkün değildir. Zira, bu mesajlarınızda ,alenen, bir insanın bir böbreğini bile tam kapasinde kullanmadığından, çalışmayan böbreğin başkalarına verilmesinin yerindeliğinden dem vurdunuz. (Aynı sayfanın linkini verme işini kendi şahsımıza zûl addettiğimiz için bu işe kalkışmamayı uygun buluyoruz. Zira her şey ayan beyan ortadadır) Bizim bu hususa dair söylediklerimiz, sizin bu hatalı tasavvurlarınıza binaendir. Yoksa, siz baştan son mesajınızda söylediklerinizi dile getirseydiniz ya da ikinci mesajınızda olduğu gibi kişinin kendisini tehlikeye atma hakkının olmadığını belirtseydiniz mesele zaten uzamayacaktı. Sizin gereksiz ısrarlarınız neticesinde mesele buralara kadar sürüklenmiş ve yersiz konular mevzumuza müdahil olmuştur.
Bir önceki mesajınızda olduğu gibi alıntı yapıp cevapları yazamayacak oluşunuz bizleri ne kadar da müteessir kılmıştır. Bu teessür ile derin ruh bunalımlarına, ciddi fiziki marazlara müptela olmamak, müstevi zemine yukardan bırakılan metal bir paranın amudi gelme ihtimali kadar zordur.
Mevcut organ nakli yapılma şartlarını benim belirlediğimi ,daha aleni tabir ile, benim uydurduğumu, bu hususa dair işkembeden fetva verdiğimi, aparırken yarım-yamalak hale getirdiğim bilgilerle mesnetsiz ve temelsiz binalar hasıl ettiğimi, balık avcılarının ağ sallaması gibi "Vira Bismillah" deyip salladığımı ima yoluyla anlatmaya çabalayacaksınız, sonra da "yok efendim sizin öyle dediğinizi söyleyen mi oldu, yok efendim size öyle diyen mi var, yok efendim size böyle diyen mi var, şöyle diyen mi var?" gibi birtakım absürt cümlelerle paçanızı sıyırmaya kalkacaksınız, kaçacak delik arayacaksınız öyle mi! Öyle yağma yok efendim, hiç davranmayın. Madem bizim mevcut şartlardan bahsederken "havada uçan keklikler, ya köre ya topala" kabilinden hareket ettiğimizi iddia etmediniz, asıl amacınız neydi? Bu konular hakkında bilgi edinmek isteyen gider lise2 sağlık kitabına yahut bilmem ne ansiklopedisine başını vurur merakını tatmin eder arkadaş! Kitaplar fos mu çıktı, o zaman da bir tık mesafesindeki google amcaya danışırsın olur-biter.
Dediklerimizi özetlemeye ne hacet... İsteyen gitsin yukarıdan okusun yazdıklarımızı. Hele siz hiç kalkışmayın o işe diyecektim ki kalkışmışsınız bile. Yine yarım yamalak, yine eğri- büğrü.... Bunları da görünce bana kastınız olduğu telakkisi zihnimi büsbütün işgal eder oldu. Ya hu o kadar da açık yazıyorum, o kadar da anlaşılır yazmaya ihtimam gösteriyorum fakat netice hep menfi, hep menfi. Şu saatten sonra bu bahis hakkında daha fazla malümat vermekten imtina ediyorum. Ben aynı şeyleri söylemekten sıkıldım, siz aynı şeyleri görmenize rağmen anlama cihetinden en ufak bir çaba sarfiyatında bulunmamaktan sıkılmadınız. Bütün yazdıklarımdan çıkara çıkara bir-buçuk yanlış cümleyi nasıl oldu da çıkardınız hayret doğrusu. Tüylerim diken diken oldu.... -Şerafettinnnn! Tansiyon ilacımı getir bana derhal! Aparın meni murdan hatta. Üşür gibi oluyorum çocuk...!!!( Sarı Zeybek'ten) :)
Sizin, deryalarda fırtınalarla boğuşan gemiler gibi alakasız meseleler arasında bir o yana, bir bu yana yattığınızı sonra da elinizde hiçbir şey kalmadığını görünce üzülüyorum, itiraf edeyim. Şu vakitten sonra size sadece bir tavsiyede bulunabilirim:Söylediklerimi esas minvallerinde idrak etmek için bir enstitü kurun ya da kurdurun yoksa bu iş olmayacak. Bir de sıkılmadan bizim, mevzuları "konuyla alakası olma ihtimali düşük olan" yerlere çekme maharetimizden bahsetmişsiniz. Bunlardan bahsedebilmek için evvela, konuların farkında olmak gerekir, kendi yazdıklarınızın ve bizim yazdıklarımızın hangi manaları haiz olduklarının bilincinde olmak gerekir. Mesnetsiz, kuru kuruya itham hiçbir işe yaramaz, mazallah, adamın boğazına dizilir. Karın doyurayım derken candan olmak büyük talihsizliktir. Ava çıkarken eldekinden olmak da ...
Konuyu daha fazla uzatmama isteğinizi anlıyorum. Ben de sizin yerinizde olsam konuyu uzatmaz, bir an evvel sıyrılmak isterdim bu iğneli fıçıdan. Yazacak bişey kalmayınca, eldeki tüm kozlar ya da koz zannedilenler avuçtan bir bir kayınca yapılacak en doğru hamle meseleden affını istemek olacaktır. Ben sizin söylediklerinizi anlamakta sıkıntı çekmiyorum her ne kadar onlar anlaşılmamak için yazılmış olsalar da ama siz benim söylediklerimi anlamakta zaaf gösterdiniz. Bunun misalleri yukardaki mesajlarınızdadır. Sizin söyledikleriniz boş olsa da biz söylediklerimizin boş olduğunu düşünmüyoruz. Kendi yazdıklarınıza ya da kendinize kara çalarken beni da arada kaynatmaktan büyük keyif aldığınızı zannediyorum. Baksanıza, bütün menfi hallere müşterek etmişsiniz şahsımızı. Ben sizi anlıyorum, benim yazdıklarım boş da değil... Müşterek olduğumuz bir husus var ise o da kendi hakkınızda dile getirdiğiniz olumsuz fikirlerdir.
Site buluşmasında yüzyüze konuşma imkan ve şerefine nail olmak temennisi ile yazımı noktalarken zaaf gösterdiğiniz mevzuları iç etmenizin, bu mevzulara bir amele kalfası edası ile sünger çekmenizin ve son mesajıma dair hiçbir (reaksiyon) gösterememenizin gözlerimizden kaçmadığını belirtmek isterim. :D
Not: Sizin bizle dalga geçmeye çalıştığınızı hiçbir mesajımızda iddia etmedik. O cümle ,kendi çapınızda da olsa, dalga geçmeye teşebbüs etmemeniz gerektiğini ve edemeyeceğinizi belirtmek için söylenmişti. Dışarıdan bakıldığında istihzalı bir tavrınızı sezmedik. Özüre lüzum yok. Münakaşalar her daim olur, yeter ki taraflar art-niyetli olmasınlar. Bilvesile, tamamı ile hüsn-ü niyet içerisinde meseleye eğildiğimi belirtmek isterim. Ufak-tefek şakalaşmalar, laf oyunları münakaşaların tadı olsun, tuzu olsun, biberi olsun...