İçeriğe git

Foto

Erzurum


Konuda 53 cevap var

#1
onüç

onüç

    Super Moderator

  • Albay
  • 512 Mesaj sayısı:
Efendim başlıktanda anlaşılacağı üzre bu konuyu doğup büyüdüğüm memleketime Erzurum'a, Erzurum'u Erzurum yapan hakiki Dadaş'lara ithafen açmak istedim

Evet,Erzurum!
Cennet mekan Ulu Hakanın;"Musul düşerse sınır Erzurum'dur" yıldırım sözüne mazhar olan Erzurum.
Yine Sultan II Abdulhamid Han'ın ehemmiyetini bildiği için tabya sayısını 17'ye kadar çıkarttığı şehir Erzurum. (Bu tabyaları bırakın gezmeyi sayısını bile şuan şehrin enaz %70' bilmez bu arada...)
Kazım Karabekir Paşa'nın Doğunun Paris'i dediği Erzurum.
Üstad'ı İstanbuldan sonra etkileyen iki şehirden biri olan Erzurum.


Bu başlıkta Erzurum'un tarihçesinİ, Habip Baba'sının nasıl Erzurum'unu muhafaza ettiğini, Çifte Minareli Medresi'nin neden yarım kaldığını, yada Palandöken'in neden bu ismi aldığını anlatacak değiliz. Zaten bunlar hem forum formatımıza hemde açmaya niyetlediğimiz başlığa uygun olmaz.
Niyetimiz bu destansı şehir hakkında yazlagelmiş şiirleri toplamak, toparlamak.

B.E. :42/s:561


#2
onüç

onüç

    Super Moderator

  • Albay
  • 512 Mesaj sayısı:
İlk olarak Dadaş’ın marşı olarak bilinen;“BAR” şiiri,
Şiire geçmeden önce, bu şiirle ilgili birkaç kelam etmek istiyorum.
Şiir; iki parçadan, birbirinden bağımsız iki parçadan müteşekkil. Resmi kaynaklar müellifinin Sadi (Sadettin) AKATAY olduğunu söylesede bazı hurafeler şiirin tamamının mevcut olmadığını ve anonim olduğunu iddia edegelmiştir yılardır.
Aslına bakılırsa gizemin cazibesindenmidir bilinmez bende bu hurafelere inananlardanım Gönderilen resim



B A R


Yüzyılların ardından kopup gelen bir vakar,
Kahramanlık, yiğitlik, erlik destanıdır bar.

Bu oyunda gör bizi, geçme sakın ıraktan,
Gözün varsa seçersin bar da karayı aktan.

Bir savaş seyri vardır, dadaşın her barında
Görünce kanın kaynar, o an damarlarında

Doyum olmaz bir görsen kör oğlunun barını,
Güvenirsin gücüne, düşünmezsin yarını.

Dumlu’dan ta Basra’ya çağlayan selimiz var
Bahtımız kara değil bu gün Karasu kadar.

Bingöl yaratmadı mı, kan çağlayan Aras’ı
Hazar çalkalanırken kanar Türk’ün yarası

Aman Aras, han Aras, Bingöl’den kalkan Aras,
Al başımdan sevdamı, hazarda çalkan Aras.

Dadaş çelik bir yaydır, onu germeye gelmez.
Çağlayan bir sel olur, dağlara da baş eğmez.

Yayla bulutu gibi yükselir yavaş yavaş,
Sonra birden sel olur, köpürür coşar DADAŞ…

Doğunun sınır taşı Erzurum’un dadaşı,
Efe'si var İzmir’in eğilmez Türk’ün başı.

***************************


Bar Başlıyor ...

Barbaşı sallarken mendilini,
Gözüne al dadaşım gönülden sevgilini.

Dinle davul ne diyor...
Dan, dan, dan!
Ben bu sese vurgunam,
Can, can, can!
Canlar yurdundur elbet, her can vatana kurban.

Atalar yurt sevmeyi davuldan öğrendiler,
Bu ilk Bar’ın adına sarhoş barı dediler.
El ele tutuştular, gönülden tutuşanlar, hepside sarhoştular.

Seven sarhoştur elbet; içse de, içmese de.

Dadaşlar,ağır ağır bir halka çevirdiler,
Yurda kurban yiğitler, bu halkaya girdiler.

Ses yok, donmuş dudaklar, gözler şimşekleşiyor,
Kırat kişniyor, neden toprakları eşiyor?

Dan, dan, dan, kanları kaynaştıran bir ses çıktı zurnadan.
Dağlar gibi Dadaşlar, kımıldandı durmadan.

Tanrım bu ne duruştur, gözler halkalanıyor,
Ufuklar bayraklaştı, cihan dalgalanıyor.

Silkin ey Palandöken, dök başından karını,
Dadaş oynarken senin gösterir vakarını.

Vur davulcu davula, candan coşsun Dadaşım,
Çal zurnacı, oynasın Dadaş, dönüyor başım.

Sadi(Sadettin) AKATAY

B.E. :42/s:561


#3
mitajanı

mitajanı

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 544 Mesaj sayısı:
en son dört beş ay önce oradaydım. çifte minareli caminin oralarda, cumhuriyet caddesinde, kazım karabekir eğitim fakültesinde gözüm seni aradı. belki karşılaşırız diye daha bi dikkatli baktım sağa sola. meğerse evlenmişsin. Allah mesud etsin. bilmiyordum. merak etme terhis oldum bu arada. istanbul'a döndüm. nasip diye bişey var birde onu anladım.
Ajan değil, simitçi simitçi..

*mission completed

#4
vasifsiz

vasifsiz

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 354 Mesaj sayısı:
Erzurum

“Erzurum çarşı Pazar,
İçinde bir kız gezer.”
İçimde bir kız gezer,
İçimizde umutlar…
Kırılmış divit kalem,
Buz kesilmiş mürekkep.
Hangi şair…
Hangi şair…
Hangi şair bizi yazar?

Marifetnâme’den öğrendik marifeti.
Bilmiyorsun cancağızım! Senden daha çok yaşarız,
Geceyi… Yalnızlığı… Birlikteliği…
Masum ve delikanlı düşlerimizin koynuna
Kar yağarken susar,
Dinleriz melekleri…

Ve bir Oltu tespihinin taneleri arasında
Unutup aşka dair yıkılmışlığımızı
Üç kümbetlerde üçe bölünen dualarla
Kanatlanıp uçarız Aziziye sırtlarına.

Palandöken’e yağan kar çağırsak gelir
Bizim üstümüze de yağar ikindilerde
Ve biz dağ olup çıkarız dosta düşmana karşı
Ferhat’ı kalbimizde açtığı yaralardan
Şirin’i gül desenli ehramından tanırız.

Yorgun adımlarımız yola koyuluşunda
Eritir buzlarını kaldırımların
Kan kardaşlığı için akıtılan kan gibi
Bir dolmuş sıcaklığı Çaykara yokuşunda…
Müsterih olsun ruhları, şanlı ecdadımızın.
Nene Hatun’u onca kavgaya sürükleyen
Sırrı çözdük âşık kahvelerinde
Anlamsız utançlara başkaldıran ozanlar
İndirdikçe mızrâbı bir sazın tellerine
Sezdik ihaneti…
Utanmıyoruz biz de…

Buradayız! Biz, yani esmer tenli taşralılar.
Bir kudretli mâzi ile senli benli taşralılar.
Çatlamış dudaklarımız meyletmez intizâre.
Selçuklusun… Osmanlısın… Diyor Çifte Minare.

Evlâdın babasına kar etmez tesellisi
Duyulur Ulu Cami’den Lalapaşa’nın sesi.
Nef’i’den, Emrah’tan mısralar okur gibi
Baharda bir başka coşar, Tortum’un şelalesi

Nâz makamında birer dervişiyiz ızdırâbın
Ta başından arz eyledik halimizi dergâha
Cancağızım! Yüksünmek ne? Bize yük değildir melâl.
En kıdemli kederlerle sınamış Tanrı bizi.
Yıkmazsa bir şekilde bizi bu Darü’l-celâl
Biz bir yolunu bulur,
Yıkarız kendimizi…
Bir elimizde açlıktan nefesi kokan bir çocuk;
Diğerinde Yemen’in kokusunu taşıyan
Kitâb’ın arasında kurutulmuş bir gülle
Söyleriz gidip de gelmeyenlerin üstüne,
Söyleriz türkümüzü,
Kifayetsiz bir dille…

“Mızıka çalındı düğün mü sandın
Al yeşil bayrağı gelin mi sandın
Yemen’e gideni gelir mi sandın
Tez gel ağam tez gel dayanamirem”

Cirit oynardı meydanda, barbaşıydı başbarda
Zığva, yelek boynu bükük, kalakaldı duvarda
Palandöken! Palandöken! Bunca canı netti Yemen?
Yaylalarda gezen yiğit, çöle düştü neden neden?
Palandöken… Palandöken…

Günler usulca kopuyor, feryatlar usulünce,
Vuslattan umut kesmiş kızın penceresinden.
Bir teselli bırakmadın, bir dokunsan âh u zâr
Kızın dilinde ağıt, kızın içinde mezar…

Ve kahveler…
Erzincankapı sığınakları
Avuçları ısıtacak bir çaydan öte her an,
Kayıp arkadaşları buluşturan kahveler
Bahanesi aşk olanı başköşede ağırlayan
Dili tutuk şairleri konuşturan kahveler
Divâne kılıçlara kucak açan kalkan gibi
Yıllanmış dadaşlarla körpe talebeleri,
Aynı masa etrafında, kavuşturan kahveler
Kavuşturan, buluşturan, konuşturan kahveler
Sönmüş bir meşaleyi, tutuşturan kahveler…

Kaçmaya gerekçedir Gürcükapı’nın daveti
Havuzbaşı’nda başkadır soluk almanın hazzı
Yaradan’dan gayrısını yol alırken ağyar kılar
Abdurrahman Gazi’de sevdik niyâzı.

Elbet yâd eder bizi de su içtiğimiz çeşmeler,
Bir abdestten daha çok şey aldığımız şadırvanlar,
Yakutiye kubbesine serptiğimiz yalnızlıklar
Ve Taşhan’ın avlusunda taşlarla söyleşmeler…

“Erzurum’da bir kuş var
Kanadında gümüş var”
Altın olsa neyleyim.
Bana yâr olmamış yâr…

BASRİ AKDEMİR

#5
onüç

onüç

    Super Moderator

  • Albay
  • 512 Mesaj sayısı:
ERZURUM
Karlar ülkesinin çocuğuyum
Beyazın nam saldığı
Çilenin buram buram tüttüğü
Bir diyârdır benim yaşadığım

İçli sevdalarla yüklü
Yüreği türkülere vurgun
Sabırlı insanlar yurdudur
Erzurum

Boynu tevekkülle Hak' ka çevrili
Kanaati katık edip ekmeğine
Tüketir ömrünü
Tıpkı bir türküdeki gibi:
'Başı pare pare dumanlı dağlar
Firkatinen aşıp giden yine ben oldum.
Eller göçün çekmiş gider yaylaya
Göçün çekip sarpa düşen yine ben oldum.

Ecel kalesine gidenler gelir
Emir haktan vade yetenler ölür
Nidem sevdiceğim elden ne gelir
Ayrılık defterini yazan yine ben oldum...'

Ak bir sonsuzluğun ortasında
Dayamış sırtını Palandöken'e
Mana erleriyle dolu toprakta
Vermiş bir zirveyi
Ulu bir sese

Bu şehrin
Sokağı...caddesi...çarşısı...
Destansı bir geçmişten
Bize tarih mirasıdır

Ve bu destan şehrin hayalhanesinde
Şimdi bir kız gezmektedir:
'Elinde divit kalem
Dertlere derman yazan'

Kalem kaşlı, sırma saçlı bu güzel
Gönlünün şenliğini türkülere dökmektedir:
'Erzurum oylum oylum
Geliyor servi boylum
Servi boylum gelince
Şen olur benim gönlüm'

Erzurum kal'ası taş
Çift gezer iki gardaş
Büyüğü şöyle böyle
Küçüğü cevahir taş'

Bu şehir sesidir
Baştanbaşa bir milletin.
Bu şehir bestesidir,
Yüzyıllardır hürriyetin

Belki hiç bir zaman
Kadri bilinmeyecektir
Erzurum'un...

Ama vatan uğrunda terk-i can etmek
Hep muradı olacaktır
Erzurumlunun...


İsmail Bingöl

B.E. :42/s:561


#6
Kalender

Kalender

    Co Admin

  • General
  • 1.055 Mesaj sayısı:
E r z u r u m

Bahar olur dağlar çiçek açarlar
Kokuların ovalara saçarlar
Göç göç olur yaylalara göçerler
Dağlarında dumanın hoş ERZURUM
Dergahında imanın hoş ERZURUM

Yaz gelende tarla çayir biçerler
Öğlen olur ayran gelir içerler
İşe dalar kendisinden geçerler
İnsanın hoş, işin bir hoş ERZURUM
Pestil ceviz, keşin bir hoş ERZURUM

Güz gelende dökülürler yarpaklar
Gazellerle örtülür hep torpaklar
Yağmur yağar sel su olur sokaklar
Cağ kebabın aşın bir hoş ERZURUM
Kehribarın taşın bir hoş ERZURUM

Bir bakarsın duman sarmış dağlari
Çeçil peynir sari tere yağlari
Bir başkadır dadaşların baş bari
Ciridin hoş, dadaşın hoş ERZURUM
Düşmanlarla savaşın hoş ERZURUM

Kış olanda karlar yağar ovaya
Cümle kurt kuş kapanırlar yuvaya
Dedeleri el açarlar duaya
Hatimlerde bin birin hoş ERZURUM
Dilin bir hoş, dinin bir hoş ERZURUM

Dadaşların hoş sohbete tutuşur
Çaylar gelir ortalık bir yatışır
Aşıkların türki söyler atışır
Şiirin hoş, ozanın hoş ERZURUM
Okuyanın yazanın hoş ERZURUM

İbrahim Hakkı’nla, Alvarlı’n ile
Nene Hatun’ların şehitlerinle
Saltuklu, Selçuklu, Osmanlı ile
Asâletin, özün bir hoş ERZURUM
Sohbetin hoş sözün bir hoş ERZURUM

Kadir der ki ele gettin hoşuma
Ne söylesem zanirem ki boşuna
Rast gelmedim dünyada bir eşine
Yurdumdaki yören bir hoş ERZURUM
Düğün, dernek, tören bir hoş ERZURUM

A.KADİR ŞAHİN -OLUR- ERZURUM
Hâlık-ı arzu semâya eyleriz hamdü senâ,
Ahmed-i Muhtâr'ı kıldı âleme nûr-ı hüda.

#7
kübraa

kübraa

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 49 Mesaj sayısı:
ERZURUM'DA BİR ÇAYHANE GÜNLÜĞÜ

Külrengi,kırmızı ve sarı bir fırça
Gezinmiş gibidir;şimdi Erzurum
Çarşısı;pazarı,çayhaneleri...
Velhasıl sonbahar..arkasında kar!
Yüreklerde çarpan,bir titrek hüzün
Ufuklara dalan gözlerde sevinç
Çaylara bulaşmış,bir avuç efkar!..
Söylemesi ayıp,bir köşesinde
Her yüreğin;bir bilinmez sevda var...

Vilayete bakan çayhanede gün
Nerdeyse gençlerin elinde tutsak
Fikrin kırbacıyla dövülüp durur:

"..Niye müçtehit az,halbuki herkes
Hak bilir,yanılır...doğruyu bulur!.."

Çayı yudumlarken ak sakallı can
Fikrin kırbacını sarar eline...
Gün'ü okşar,sarar,bağrına basar...

Gözleriyle toplar genç yürekleri
Bir buse kondurur titreyen An'a..
Bir çift söz mü,karanfil mi?..bilinmez
Hediye ettiği,akla izan'a..

"Kanatlarda akan havayla uçmak
Bil ki kartalda da sinektede var!
Ama bir sinekten bir kartala yol
Fezayı kateden uzaklık kadar.."

Ufuklara dalan gözlerde sevinç..
Çaylara bulaşmış bir avuç efkar!..

AHMET TEVFİK OZAN


(Kendisi Harputlu olan ve şimdi Elazığ'da ikamet eden hocamın Erzurum'a yazdığı birçok şiiri var.Ayrıca şiirdeki "aksakallı can" Mehmet Kırkıncı Hocaefendidir.)

#8
sark

sark

    Emektar

  • YüzBaşı
  • 795 Mesaj sayısı:
Halis muhlis bir dadaş olarak bu başlığa katkı sağlamayı vazife bilirim. Çok hoş paylaşımlar olmuş, teşekkür ederiz.

Şiirden önce biraz muhteviyata ters olacak ama hafif reklam yapalım. Bir yaygın görüştür, Erzurumlu er kişi fazla bağlıdır toprağına, sanki vatanda ayrı bir toprak parçasıdır Erzurum. Hatta anlatılır; "Nerelisin? diye sorulsa; "Erzurumluyum elhamdülillah!" :) diyecek kadar hafif enaniyeti kabarık olmak alışkanlıktır. En azından bende var ne yalan söyleyeyim. Aşağıdaki şiir de bu yüzden beni cezbetmiş olacak. Ayrıca dipnot düşelim Sayın Türk'öne bir yazısında;

"Erzurum, Türkiye'nin tapu kaydının muhafaza edildiği yer. Erzurumlu dediğiniz, Erzurum dışında her yerin yükünü sırtında taşır. Bu yüzden ilk sözü de son sözü de burası söyleyecek. Erzurumlunun aklına yattıysa Kürt sorunu çözülür. Kürt sorunu kışkırtılan gerginliklere, körler sağırlar diyaloğuna konu ediliyor. Halbuki sabırlı, tahammüllü ve müstağni olmalıyız. Ülkeyi rahatlatmak için biriken basıncı düşürmek lâzım. Bunun için de biraz Erzurumlu gibi hayata ve Türkiye'ye bakabilmeliyiz." Görüldüğü üzre Sayın Türk'öne de bizi teyid eder niteliktedir efendim. Evet bu kadarı yeter deyip, ben de aşağıdaki şiiri paylaşmak istedim, tam Doğulunun hele de Erzurumlu'nun saf kanına yaraşır bir şiir, buyrun.


Çözer Erzurum

İki güzel insan seslenmiş bana,
Arife ne tarif çözer Erzurum.
Yeter ki söyleyin can gelsin cana,
Sözde inci mercan dizer Erzurum.

Erzurum sevdanın bağı bahçesi,
Fakir mazlum için dolu kepçesi,
Öz Türkçeyi söyler güzel lehçesi,
En güzel türküyü yazar Erzurum.

Vatanın bağrında açan bir çiçek,
Dadaşlar diyarı başka bir gerçek,
Biçilmez pahası olmadı ölçek,
Çelikten bir yaydır çizer Erzurum.

Hainin testisi çeşmeden dolmaz,
Bu cennet vatanın çiçeği solmaz,
Tuzak kuran asla hiç iflah olmaz,
Düşman oyununu bozar Erzurum.

Bu dadaş sesidir çağlarsa durmaz,
Mertçe söyler sözü tuzaklar kurmaz,
Hiç bir zaman asla olmadı kurnaz,
Önde yalın kılınç tozar Erzurum.

Vatan destanını Erzurum yazdı,
Moskof’a, Yunan’a mezarlar kazdı,
Bölücüler yine iyice azdı,
Tipi boran olur tozar Erzurum.

Yaren Ali, Pınar Abla can katar,
Tekirdağ’dan gelir dosta el atar,
Kayseri meşhurdur pastırma satar,
Alır selamını süzer Erzurum.

Fakir Nurullah’ım kurban vatana,
Layık olmalısın şanlı atana,
Bir çift sözüm vardır toprak satana,
Gerekirse mezar kazar Erzurum.

Nurullah ÖZKILIÇ


"Benim olmadığım yerde kimse yoktur!"

#9
mitajanı

mitajanı

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 544 Mesaj sayısı:
cağ kebabı, beylerbeyi, köşk, w-racer, çay...
Ajan değil, simitçi simitçi..

*mission completed

#10
onüç

onüç

    Super Moderator

  • Albay
  • 512 Mesaj sayısı:
DADAŞ

Dediler; “davranma,düştün kapana,
Ya çek bıçağını,ya gel amana!”
Dedim ki; “Dadaşı doğuran ana,
Taşır mı karnında eğilecek baş?” Gönderilen resim

Bilmem ki öldü mü?, kaldı mı diri?
Kanla temizlendi elimin kiri.
Koyu karanlıkta haykırdı biri,
Dedi ki; “ben ettim, sen etmem Dadaş!”

Yerine gelmişti Dadaşın andı,
Kamayı parlattım yüreğim yandı,
Kurtulan, kancıkça pusu kurandı,
Elimde ölene döküyorum yaş


K.Kamu

B.E. :42/s:561


#11
hifa

hifa

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 74 Mesaj sayısı:
Erzurum hayranlarını burada görmek çok hoş :)
Ben ki, toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!

#12
Beylerbeyi

Beylerbeyi

    Super Moderator

  • Albay
  • 809 Mesaj sayısı:
Bir ufak kıt'a da benden gelsin, saygılar efendim :)

Erzurum'un kışı zorludur balam,
tandırında tezek yakar Erzurum,
buz tutar yiğitlerinin bıyığı
ve geceleyin karlı ovada
kaskatı katılaşmış, donmuş görürsün karanlığı.
...

#13
nameless

nameless

    Ayrıldı

  • Sivil
  • 418 Mesaj sayısı:

Halis muhlis bir dadaş olarak bu başlığa katkı sağlamayı vazife bilirim. Çok hoş paylaşımlar olmuş, teşekkür ederiz.

Şiirden önce biraz muhteviyata ters olacak ama hafif reklam yapalım. Bir yaygın görüştür, Erzurumlu er kişi fazla bağlıdır toprağına, sanki vatanda ayrı bir toprak parçasıdır Erzurum. Hatta anlatılır; "Nerelisin? diye sorulsa; "Erzurumluyum elhamdülillah!" :) diyecek kadar hafif enaniyeti kabarık olmak alışkanlıktır. En azından bende var ne yalan söyleyeyim. Aşağıdaki şiir de bu yüzden beni cezbetmiş olacak. Ayrıca dipnot düşelim Sayın Türk'öne bir yazısında;

"Erzurum, Türkiye'nin tapu kaydının muhafaza edildiği yer. Erzurumlu dediğiniz, Erzurum dışında her yerin yükünü sırtında taşır. Bu yüzden ilk sözü de son sözü de burası söyleyecek. Erzurumlunun aklına yattıysa Kürt sorunu çözülür. Kürt sorunu kışkırtılan gerginliklere, körler sağırlar diyaloğuna konu ediliyor. Halbuki sabırlı, tahammüllü ve müstağni olmalıyız. Ülkeyi rahatlatmak için biriken basıncı düşürmek lâzım. Bunun için de biraz Erzurumlu gibi hayata ve Türkiye'ye bakabilmeliyiz." Görüldüğü üzre Sayın Türk'öne de bizi teyid eder niteliktedir efendim. Evet bu kadarı yeter deyip, ben de aşağıdaki şiiri paylaşmak istedim, tam Doğulunun hele de Erzurumlu'nun saf kanına yaraşır bir şiir, buyrun.


Çözer Erzurum

İki güzel insan seslenmiş bana,
Arife ne tarif çözer Erzurum.
Yeter ki söyleyin can gelsin cana,
Sözde inci mercan dizer Erzurum.

Erzurum sevdanın bağı bahçesi,
Fakir mazlum için dolu kepçesi,
Öz Türkçeyi söyler güzel lehçesi,
En güzel türküyü yazar Erzurum.

Vatanın bağrında açan bir çiçek,
Dadaşlar diyarı başka bir gerçek,
Biçilmez pahası olmadı ölçek,
Çelikten bir yaydır çizer Erzurum.

Hainin testisi çeşmeden dolmaz,
Bu cennet vatanın çiçeği solmaz,
Tuzak kuran asla hiç iflah olmaz,
Düşman oyununu bozar Erzurum.

Bu dadaş sesidir çağlarsa durmaz,
Mertçe söyler sözü tuzaklar kurmaz,
Hiç bir zaman asla olmadı kurnaz,
Önde yalın kılınç tozar Erzurum.

Vatan destanını Erzurum yazdı,
Moskof'a, Yunan'a mezarlar kazdı,
Bölücüler yine iyice azdı,
Tipi boran olur tozar Erzurum.

Yaren Ali, Pınar Abla can katar,
Tekirdağ'dan gelir dosta el atar,
Kayseri meşhurdur pastırma satar,
Alır selamını süzer Erzurum.

Fakir Nurullah'ım kurban vatana,
Layık olmalısın şanlı atana,
Bir çift sözüm vardır toprak satana,
Gerekirse mezar kazar Erzurum.

Nurullah ÖZKILIÇ



Vay arkadaş! O kadar methetmişsiniz ki Erzurumunuz'u, kıskanacağı geliyor insanın (: Malum memleket meseleleri de insanın tercihi dışı bişey, napsak ki şimdi? :)
Siz sevgili dadaş kardeşlerimizin, "Nerelisin?" sorusuna cevap olarak "Elhamdülillah Erzurumluyum" derkenki enaniyeti, bizler de "Elhamdülillah Maraşlıyım hatta Kahramanmaraşlıyım" derken hafiften (!) bi duymuyo değiliz hani, ama, havası soğuk, insanı sıcak Erzurum için de sımsıcak dostlarımız referans oluyor bizlere.
Erzurum... Güzel diyar vesselam...
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!

#14
Butimar

Butimar

    Gayretkâr Üye

  • YüzBaşı
  • 97 Mesaj sayısı:
Erzurum-Maraş derken aklıma hoş bir fıkra geldi Teyo Pehlivan ile ilgili.:)

Teyo pehlivan, Hasankale’de düzenlenen resmi güreşe çıkar.Rakibi Maraş’lı biridir, Maraş’lı pehlivan bizimkini yener, hakem Hasankale’li olduğundan taraf tutar yenilgiyi saymaz.Tekrar güreşirler.Maraş’lı tekrar yener, bu kez kule hakemleri kabul etmez.Maraş’lı pehlivan bu duruma kızar, güreş başlar başlamaz Maraşlı pehlivan bizimkini öyle bir yere çalar ki, iki omuzu yerde olan Teyo pehlivanın göğsüne oturur ve derki:
-“Şimdide mi yenilmedin?”
Teyo gayet pişkin cevap verir:
-“Ben ne bilim onlara sor....”

İki şehrimize de gitmek ne yazık ki nasip olmadı.Ama şehirleri şehir yapan bana göre içinden çıkardığı insanların kalitesidir.Gerek Maraş'ın gerekse Erzurum'un maşallahları var bu konuda.Kıskanacağınız gelmiş Nameless hanım...Bakın yukarıda ki fıkrada sizin içindi.Okudukça yüzünüzde güller açılır inşallah (:
İnler eski bir şarkı elindeki sazından.
Ne yapsa çıkamadı acılar kıskacından...
Ömrünü tüketse de hep böyle kalacaktı,
Kurtuluş yok anladı,Yazıklar Çıkmazı'ndan...

#15
mitajanı

mitajanı

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 544 Mesaj sayısı:
önümüzdeki 20 yıl içerisinde erzurum'u haritadan sileceğim. özel nükleer ve atomik silahlarla yapacağım bunu.

şiddete meyyalim inan(ın) ki, dertten..
Ajan değil, simitçi simitçi..

*mission completed

#16
Cihandar

Cihandar

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 163 Mesaj sayısı:

önümüzdeki 20 yıl içerisinde erzurum'u haritadan sileceğim. özel nükleer ve atomik silahlarla yapacağım bunu.

şiddete meyyalim inan(ın) ki, dertten..


Senin Erzurum ile olan derdin nedir aslanım :D naptılar sana burda :)

#17
remz

remz

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 85 Mesaj sayısı:
İlk mesajda sayısıyla namlanan Erzurum Tabyaları için yazılmış, kanları kaynatan muazzam bir şiir

Buyrun:


ERZURUM TABYALARINDAN...

Bir şimşek çakıyor, yine bir şimşek,
Çakıyor Erzurum tabyalarından!
Dizilmiş Nâme'ler, Nineler tek tek,
Bakıyor Erzurum tabyalarından.

Yediden yetmişe, tek vücut, tek can;
Erzurum bir sevda, Erzurum vatan!
Taptaze bir yara gibi hep o kan,
Akıyor Erzurum tabyalarından.

Bu sevda bir sel ki tesnedir kine,
Bir kez kabardı mı sığmaz bendine..
Bu sevda, yıllardır bizi kendine,
Çekiyor Erzurum tabyalarından.

Ahmet Muhtar Paşa'm, al bizi yürüt!
Küffarın kökünü yeniden kurut!
Dün bugün misali halâ kan, barut,
Kokuyor Erzurum tabyalarından.

Dadaşıma artık; ha ateş, ha kar,
Burada savaşın adı; 'KANLI BAR'.
Ovaya sis değil, mücahit rûhlar,
Çöküyor Erzurum tabyalarından.

Gökler alev alev, yer bayrak bayrak,
Ya şu ufuklara, şu dağlara bak!
Bu gece dünyaya başka bir şafak
Çöküyor Erzurum tabyalarından.

Bekir Sıtkı'm, şaşma nice bir tarih!
Gündüzü bir tarih, gece bir tarih;
Destanı sen değil, koca bir tarih,
Okuyor Erzurum tabyalarından.

BEKİR SITKI ERDOĞAN
1

Gerçek sır gizlediğini de gizlemekte... İslamın bütün ruhu buradadır.
Peki gizlilik de gizlenince ortada ne kalır?..
Ne mi kalır?..
Ancak keskin gözlerin heceleyebileceği muazzam bir alamet...



-------------------------------


#18
kübraa

kübraa

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 49 Mesaj sayısı:
ERZURUM DESTANI
ERzurum kilidi mülk-i İslam'ın
Mevla'ya emanet olsun Erzurum
Erzurum der-bendi ehl-i imanın
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Gayet şecaatli erler var idi
Nisası ricali hayadar idi
Edebli erkânlı bir diyar idi
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Göl yerinde elbet sular bulunur
Yine vardır deyu ümid olunur
Yine bu gün bin bahaya alınur
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Hamdü lillah metin İslamları var
Fakire zaife ihsanları var
Gülbe-i gönülde imanları var
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Hayrat hasenatlı erleri vardır
Hayr ü bereketli güzel diyardır
Seyretsen alemi bu aşikardır
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Müşkil halleyleyen uleması var
Safa bahşeyleyen fuzalası var
Şöhret-şiar yine küberası var
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Seherlerde müezzinler nidası
Halkalarda muvahhidler sadası
Ne güzeldir zikrullahın edası
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Vaizleri kürsileri bezetmiş
Candan geçmiş emrullahı gözetmiş
Allah içün sohbetini uzatmış
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Ramazan'da bir âlî-şan ederler
O şehr-i sıyâmı zi-şan ederler
Fukara gönlünü gülşen ederler
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Civanlar pîrlere hürmet ederler
Duasın almağa gayret ederler
Ramazan'a güzel hürmet ederler
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Rabb'im beldemize merhamet ede
Ahalisi râh-ı Mevlaya gide
Enbiya evliya bir himmet ede
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Doğa kalbimize nûr-i hidayet
Sâbık ola sâbit ola seâdet
Ol zeman bulunur bâkî selamet
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Binlerce bin medfûn evliyası var
Zahir batın nice asfiyası var
Feyz ü berekât-ı Kibriya'sı var
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Dilerem kerem-i Kerim'den elbet
Rabb'im ede Erzurum'a merhamet
Halkeyleye Rabb'im bir âlî himmet
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

İnsaf merhametle kalbimiz dola
Gittiğimiz târik şeri'at ola
Kalbimiz envar-ı ma'rifet bula
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Bir kul günahına tevbe ederse
Sadıkane o dergaha giderse
Afvolur günahı her ne kadarsa
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Dilerem daima kân-i keremden
Kaldırmaya nûr-i iman dîdemden
Bizi halâs ede derd-i veremden
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Hafızları binbir hatim okurlar
Nûr-i Kur'an enhârına akarlar
Nüzul-i merhamet-gâhe bakarlar
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Binbir hatim nuru Arş'ı doldurmuş
Bela musibeti yerden kaldırmış
Düşmanları kahreylemiş öldürmüş
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Kerem-i Kerim'den oldu inayet
Binbir hatim beldemizde kıraet
Gönlümüze doldu nûr-i şeriat
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Rabb'im hıfzeyleye düşman şerrinden
Gazab göstermeye berr ü bahrinden
Husûsâ ki Erzurum'un şehrinden
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

Kalblerine dolsun feyz-i Rabbani
Ahâlisi bulsun rahm-i Rahmanı
LUTFÎ Erzurum'dan gördün ihsanı
Mevla'ya emanet olsun Erzurum

HÂCE MUHAMMED LUTFÎ (Alvarlı Efe Hazretleri)

Eser:Hülâsatü'l-Hakayık

#19
kübraa

kübraa

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 49 Mesaj sayısı:
Alvarlı Efe Hazretleri(k.s.) Erzurum'un Hasankale'ye bağlı Kındığı köyünde dünyaya gelmiştir.Kendisi kâmil mürşittir ve Hâce Muhammed Pir-i Küfrevi Hazretleri'nin seçkin halifelerindendir.12 Mart 1956'da vefat etmiş ve naş-ı şerifide Alvar Köyündedir.
Yolu Erzurum'a düşen kardeşlerimiz mutlaka ziyaret etsinler.Kendisinin eşine pekde rastlanmaz manevi iklimleri var.Alvar'a bi külliye yapacaklardı ama şimdi ne durumda bilmiyorum.neyse hasılı hazret mürşitlerden geçilmeyen bir devirde parlayan hakiki mürşit idi.Allah bizleri O'nların hatrına affetsin.

#20
mahlas

mahlas

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 266 Mesaj sayısı:
Bu konuya dahil olmazsak eğer olurda bir gün memelkete gitmwek nasibolursa içeriye almazlar alimallah! :) :)
Konuya ilk katkımız şivesinden olsun Erzurum'un...



DİYİRLER BİZDE

Çitin adi çeper, oğlak da gıdik
Tay'a kurik derler, köpeğe gudik
Fasulye löbiye, bulgura hedik
Mantıya da hıngel diyirler bizde.

Telis Çuval demek, Pingel de folluk
Bütüne tomari, tuluma tulluk
Civcivlere cücük, hindiye culuk
Patatese kartol diyirler bizde.

Un Corbasi herle, Ahır bizde kom
Bacaya buhari, leviyeye Lom
Dantele tentene, tumana ise don
Bedduaya gargış , diyirler bizde.

Sofra bezi Dastar, Samanlık merek
Demine bayahıt, sergene Terek
Çaydanlığa çaynik, kovaya külek
Havluya da peşkir diyirler bizde.

Sandalye iskemle, katı ise perk
Bilmeceye mesel, nadasada herk
Dedikodu hekat, at arkası terk
Yüz örtmeye yaşmak diyirler bizde.

Dilsizin adi lal, görmeyene kor
Yoğurt suyu söcük, öksürüğe çor
Banyo yapmak çimmek, peynire de lor
Mızıkçıya cığız diyirler bizde.

Sos anık ve urva, kirişe hetil
Geçen yıla bıldır, yatağa mitil
Kahverengi kavut, bakraca Sitil
Kilime de cecim diyirler bizde.

Elbise entari, yumağa kelef,
Koyunlara davar, sürüye celep
Çamaşıra esbab, çapraza verep
Rüzgara ülüzgar diyirler bizde.


Mandalara Camış, kediye pisik
Sofraya peşkın, danaya mozik
Kuzu ve dananın yatağı kozlik
Divana da peke diyirler bizde.

Dağ eriği sarol, kaynağa göze
Annemiz abadır, teyzemiz eze
Halamız bibidir, teyzemiz eze
Bayata da kerti diyirler bizde.

Hanifi SÖZTUTAN
///////////////////////////////\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\
Kara gözlüm efkârlanma gül gayrı"
\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\//////////////////////////////



Cevap Ekle