İçeriğe git

Foto

Üstad'dan Anadolu

anadolu necip fazıl kısakürek

Konuda cevap yok

#1
mütereddid

mütereddid

    Co Admin

  • General
  • 770 Mesaj sayısı:
SIRA BİZE GELİYOR
 
Anadolu; Bozkurdun, bir kenarında sulara dalıp gözlerindeki tılsımlı ateşi seyrede ede, içli ve mütevekkil bir söğüt ağacına istihale ettiği mesut diyar...
 
Anadolu; Türkün, gerçek ruh muhtevasını bulur bulmaz, seyyarlıktan sabitliğe geçtiği ve ruh vataniyle iç içe dünya vatanını kurduğu büyük mâna çerçevesi...
 
Anadolu; kıtalar arası tarihî hesaplaşmaların geçit meydanı, medeniyetlerin sergi evi, mahrem ve muazzam Asyanın Avrupaya bakan cumbası...
 
Anadolu; putların ve salibin binbir cümbüşü arkasından kendisini topyekûn hilâle teslim eden ve onun dâvasını bütün dünyaya şâmil bir (aksiyon) halinde güden aslî unsur kadrosu...
 
Ve nihayet Anadolu; tarih boyunca cihanın en büyük mâna ve madde imparotorluğuna dayanak vazifesini gördükten sonra, dört asırdır öksüz, mazlum, harap ve mahrum yaşayan, bir asırdan beri de ihanetlerin en acıklısına uğrayan, derken anenevî tahammül ve tevekkülünün üstünde çeyrek asırlık küfür binasının yükseltildiğine şahit olan misilsiz ukde merkezi...
 
Halbuki Anadolu; şehitler toprağı, gaziler bucağı, velîler ocağı, ve O'nun, kâinatın yüzü suyu hürmetine yaratıldığı beşer Nurunun ümmet yatağı...
 
Neticede Anadolu; her taşında bir Yunus Emrenin oturduğu, her yolundan bir Yunus Emrenin geçtiği Allah ve Peygamber bağlılarının yurdu ki, minareleri, evleri, kalbleri, rüzgârları, kağnıları ve ırmakları hep "Allah, Allah!" sesiyle coşar.
 
Böyleyken Anadolu; ırmakları bile "Allah!" deyu deyu akarken, 27 yıl içinde, kendi iradesiyle başa geçtiğini iddia eden en şenî ve mürted küfrün esiri olmak gibi, hayal ve efsaneye sığmaz bir muhalin nasıl mevzuu olabilir?
 
îşte biz bu Anadolu görüşümüz ve en üstün milliyetçilik halindeki bu Anadoluculuğumuzla, ona, kendi kendisini, kendi ukdesini, kendi mevzuunu anlatmaya, onun bütün sırlarını çözmeğe memur bulunuyoruz. Irmakları "Allah!" deyu deyu akan vatanın, mukaddes emanet çerçevesinin "harim-i ismet" inde küfrü boğacağımız günler yakındır. O zümre ki, düşmanı vatanın "harim-i ismet"inde boğduğu taranesiyle, "harim-i ismet"imize küfrü soktu; şimdi sıra onun aynı "harim-i ismet"te boğulmasına gelmiştir.

Necip Fazıl Kısakürek | Başmakalelerim
2.7.1952




Cevap Ekle