Jump to content

mirasyedi1

Hüseyin Üzmez'e Komplo

Recommended Posts

esselam...

 

Çok değerli gönüldaşlarım son derece seviyeli-usturuplu bir teati çıkartmışlar ortaya..Allah razı olsun hepsinden..

İnşaAllah komplodur bu inşaAllah H.Üzmez'nde dediği gibi komplo çıkar bu olay..kim istemez ki komplo çıksın ve oyunlar tabi eğer varsa tepetaklak gelsin..ah keşke..

Evet mahkeme henüz başlamadı bile , yine evet ki bir insan suçu ispatlanana kadar yani bir mahkeme onu suçlu ilan edene yani mahkum edene kadar suçsuz kabül edilir ama yukarıda kardeşimin dediği gibi , vicdanlarda mahkumiyet tavan yaptı..vicdan terazisi Üzmezin aleyhinde dengeyi bozdu..bekliyelim tabi , bir ümit bekleyelim ama dikkat de edelim..yani sahiplenmeden bir bekleyiş olsun bu..yine çok önemli bir noktaya da işaret etmiş forum ehli ki ; evet Vakitçiler de savunucu değil bekleyici konumunda sabitlenmişler , yani bu da çok önemli ve bize de ayna olmalı..Şu görüşte çok önemli ; ''komplo da olsa Üzmez buna zemin hazırlamış , meydan , fırsat vermiş''..evt feraseti-basireti elden bırakmış..bu onun suçu , çok dikkat etmeliydi..ama o etmedi-etmemiş bu ayan..yazık oldu işte çok yazık..

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Forum adına konuşma yetkisine mi sahipsiniz acaba beni bir sinek olarak bile görmüyorsunuz size ancak şunu söyleyebilirim. Siz ne iseniz karşınızdakini öyle görürsünüz.

 

 

Yazdığım onca şeye, mesnetsiz de olsa birkaç cevap vermeye çalışacağınızı sanmıştım. Hüsn-ü zan...

Fakat,ne yazık ki, sizin cümleleriniz basit firar cümleleri olmaktan öteye gidememiş ve beni ziyadesi ile müteessir kılmıştır. İnsan, muhatabında biraz olsun haysiyet arayamaz mı?

 

Neymiş efendim ben site adına konuşma yetkisine sahipmiy mişim. Ne münasebet. Ben kemmiyette sizden farksız, sıradan, kendi halinde, biraz asabi bir üyeyim. Eğer ki cümlelerimin sonuda arasıra kullandığım birinci çoğul kişi ekine istinaden bunu söylüyorsanız vay halinize. Yok eğer "sen kim oluyorsun ki beni bir sinek kadar bile görmüyorsun" tarzından bir çıkış ise bu, mesele yok. Veledvari bir çıkış ile dalaştan kaçmak deriz buna, geçer gideriz.

 

Siz ne iseniz karşınızdakini öyle görürmüşsünüzmüş. Pehh... Peh... Pehhh.. Şu dağları deldi geçti.

Edebiyat parçalamak için üfürülmüş bu deli saçması cümleyi söylemeden evvel peşin hükmünüzle yargıladığınız Hüseyin Üzmez'e ne ile ithamda bulunduğunuzu hatırlasaymışsınız keşke. Durun ben yardımcı olayım hatırlamanıza. Siz uğraşmayın. Size göre Hüseyin Üzmez; potansiyel bir sapık, azgın bir moruktur.

 

Kendinize haksızlık etmeyin efendim. Peşin hükmünüzün kurbanı olmayın. Bu nedir biliyor musunuz? Düşmana silah vermekten de öte... Savaşta intihar etmek gibi bişey. Allah muhafaza...

 

Suçlu şuracıkta duruken, mahkeme reisini tevkif etmek olur mu ???

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Arkadaşlar baya uzun süredir burdan tartışılıyor.

Kimisi komplo, kimisi değil, kimiside belli olmaz diyor.

 

Arkadaşlar , biliyoruzki sahabe bile olsak yolumuzdan dönme ihtimalimiz var( Bkz; Ebu Selebe). H.Üzmez inde böyle birsey yapma ihtimali bence vardir.

 

Yanlış anlamayın yapmıştır yada yapmamıştır demiyorum, ama hayatta birçok olmaz denen şeyin olma olasılığı oldugunu biliyoruz. Yargı bi karara varmadan yapmıştır demek H.Üzmeze yalanci demektir, yapmamıştır demekte o küçük kiza iftiraci demektir, her durumda biz zararlı çıkıyoruz :) . Kimse yaşlı bir adamin veyahut küçük bir kizin günahini almak istemez. Haksızmıyım?

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Ne kadar komik olduğunuzun farkında değilsiniz galiba. Hala gerçekleri göremeyecek kadar fanatik bir H.Üzmez hayranı iseniz size ne desek nafile... Haysiyetten dem vurmuşsunuz ama maalesef haysiyetten nasibinizi almamışsınız ne hazin bir şey. Peşin hükümden söz etmişsiniz anlaşılan peşin hükmün ne demek olduğunu bilmiyorsunuz. Dediğiniz kişi hapiste ve hala tutuklu cinayet işlese anlarız adamın biri geldi cinayeti işledi silahı götürdü h.Üzmezin eline tıkıştırdı ve suç masum birinin üzerine kaldı. Tabii adaletimiz topal olduğu için gerçek suçlunun bulunması bir hayli zaman alacaktır.Belki H.Üzmez masumdur bir iftiraya uğramıştır ya da biri çayına ilaç atmıştır tüh ben bunları nasıl düşünemedim. Allah aşkına kimdir bu H.Üzmez cinayete kalkışan, kendinden 50 yaş küçük biri ile evlenen, şehveti uğruna cehenneme bile gitmeyi göze alabileceğini ballandıra ballandıra gazetelere demeç veren biri... Eğer siz bütün bunlara rağmen sırf islami bir gazetede yazı yazdığı için savunuyorsanız ve hala masum olduğuna inanıp kendi kendinizi avutuyorsanız size diyecek bir sözüm yok.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

eyvallahbe, arkadaş-lar bir adam!! başka bir adamın hapse düşmesinden bukadar keyif alır görünebilir!

iyisimi buraya bir idam sehpası kuralım h. üzmezi asalım he ne dersiniz? nasıl olsa herşey ortada!

birilerininde içine dert olmaktan çıkar enazından

baksanıza fikir beyan etmekle nekadarda komik duruma düşüyormuşuz busayede!

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Ne kadar komik olduğunuzun farkında değilsiniz galiba

 

"sehit" arkadaşım bence "hafakan" kardeşim hakli olayi fazla abartiyosun gibime geliyo. sonuçta herkes kendi fikrini söylüyor burda. Herkesin fikride bir olcak diye bir sey yok

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

kafamız bayağı bi karışmış anlaşılan, durun taktik ve strateji bilgimi konuşturarak bi' çözümleme yapayım...

 

öncelikle yüce islam adaleti nasıl işler ona bi göz atalım; biri hakkında bir suçlama gündeme gelirse, kolluk kuvveti, savcılık ya da yargı makamı dışındaki diğer müslümanlar zan ile ileri geri konuşamazlar; suç gerçekten vaki olsa bile kesin hüküm çıkmadan önce hüsnü zanda , inşallah asılsızdır temennisinde bulunmak islam ahlakına daha uygundur.

 

gelelim yargı sürecine; biri hakkında bir iddiada bulunan kişi iddiasını ispatlamak zorundadır, aksi halde kendisi yaptırıma maruz kalır. yani yok öyle birini suçlayıp, sonra da hadi kendini savun demek: ''beraatı zimmet asıldır.''

 

iddialar kanıtlarla desteklendi mi, işte o zaman başka hiç bir adalet sisteminde olmayan, görünüşte müsamahasız ama hakikatte çok merhametli bir ceza mekanizması devreye girer; o mekanizmaki hz. ömer'e öz oğlunu had cezasına tabi tutarken, 'baba ölüyorum' demesi karşısında, 'öl oğlum öl, yarın huzurda ''ya rab senin hükümlerin yerine gelsin diye canımı verdim.'' dersin.' dedirtir. yani bu dünyadaki ceza, ahirette azabdan kurtuluş vesilesidir.

 

ve çok hayati bir husus daha: insanları kanunlar yargılar, insanlar değil. bir müslüman bir hataya düştüğü zaman, gerçek merhamet olarak cezası uygulanır, diğer insanların onun hakkın atıp tutmaya hakkı yoktur, bu konuda efendimizin uyarısını hepimiz biliyoruz sanırım, islam ahlakında hataya düşen kardeş için allah'tan bağışlanma dilenir.

 

ama bütün bu esasların suçluyu haklı göstermekle, bu bizdendir sahiplenelim mantığıyla uzaktan yakından hiç bir alakası yoktur, suç varsa asla musamaha gösterilmeden ceza uygulanır, bu hem toplum için hem suçlu için rahmettir...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Arkadaşlar baya uzun süredir burdan tartışılıyor.

Kimisi komplo, kimisi değil, kimiside belli olmaz diyor.

 

Arkadaşlar , biliyoruzki sahabe bile olsak yolumuzdan dönme ihtimalimiz var( Bkz; Ebu Selebe). H.Üzmez inde böyle birsey yapma ihtimali bence vardir.

 

Yanlış anlamayın yapmıştır yada yapmamıştır demiyorum, ama hayatta birçok olmaz denen şeyin olma olasılığı oldugunu biliyoruz. Yargı bi karara varmadan yapmıştır demek H.Üzmeze yalanci demektir, yapmamıştır demekte o küçük kiza iftiraci demektir, her durumda biz zararlı çıkıyoruz :) . Kimse yaşlı bir adamin veyahut küçük bir kizin günahini almak istemez. Haksızmıyım?

 

inşalah yapmamıştır demek, küçük kıza yalancı demek olmuyor; çünkü iddia makamında olduğu için iddiasını ispatlamakla yükümlüdür, ispatlayamadığı sürece iddia makamına kesinlikle inanılması gerekir diye bir durum yok, ve bu durum müddeiyi yalancılıkla suçlamak anlamına gelmiyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
inşalah yapmamıştır demek, küçük kıza yalancı demek olmuyor; çünkü iddia makamında olduğu için iddiasını ispatlamakla yükümlüdür, ispatlayamadığı sürece iddia makamına kesinlikle inanılması gerekir diye bir durum yok, ve bu durum müddeiyi yalancılıkla suçlamak anlamına gelmiyor.

 

 

inşallah yapmamıştır diyenlere söylemedim zaten. Belirttiğim gibi "yapmıştır yada yapmamıştır" diyenlere söyledim.

Konuya verilen bazı cevaplarda yazan-olaya şahit olmuş gibi yazılan- yazılaravermiş olduğum bir cevaptı.

Fakat yanlış anlaşıldı herhalde.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

forumdan uzak kaldığım süre zarfında en çok Hüseyin ÜZMEZ hakkında yazılanları merak etmiştim.tahmin ettiğim gibi yorumlar yazılmış. gereksiz tartışmalara girilmiş.

Hüseyin ÜZMEZ olayları çıkmadan yaklaşık bir iki ay önce 'Şu Bizimkiler' kitabını okumuştum Üzmez'in.okuyanlar bilir kitap Ahmet Emin YALMAN suikastı sonucu Necip Fazıl'ın, SEDENGEÇTİ'nin ve daha bir çoklarının Üzmez'le beraber aynı hapishanede bulunmalarını üzerine kurulmuş. kitapta Hüseyin ÜZMEZ penceresinden Üstad lar anlatılıyor.nükteler falan var.bu kitapta Üstad'ın Üzmez hakkındaki yorumları da yer alıyor. Üzmez in dediğine göre Üstad onu hiç sevmezmiş. Serdengeçti ye Üzmez için 'ondan uzak dur o şeytan' dermiş.Üzmez'in bulunduğu ortamlarda pek bulunmamaya çalışırmış.

tabi bundan ötürü Üzmez e düşman olmak gerekmiyor belki ama Üzmez in kendisi hakkında yaptığı yorumları da düşünürsek üzerinde durulmaması daha hayırlı birşey olurmuş gibi geliyor...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Üzmez in dediğine göre Üstad onu hiç sevmezmiş. Serdengeçti ye Üzmez için 'ondan uzak dur o şeytan' dermiş.Üzmez'in bulunduğu ortamlarda pek bulunmamaya çalışırmış.

 

ben bunu bilmiyordum :unsure: paylaşımın için saolasin

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
forumdan uzak kaldığım süre zarfında en çok Hüseyin ÜZMEZ hakkında yazılanları merak etmiştim.tahmin ettiğim gibi yorumlar yazılmış. gereksiz tartışmalara girilmiş.

Hüseyin ÜZMEZ olayları çıkmadan yaklaşık bir iki ay önce 'Şu Bizimkiler' kitabını okumuştum Üzmez'in.okuyanlar bilir kitap Ahmet Emin YALMAN suikastı sonucu Necip Fazıl'ın, SEDENGEÇTİ'nin ve daha bir çoklarının Üzmez'le beraber aynı hapishanede bulunmalarını üzerine kurulmuş. kitapta Hüseyin ÜZMEZ penceresinden Üstad lar anlatılıyor.nükteler falan var.bu kitapta Üstad'ın Üzmez hakkındaki yorumları da yer alıyor. Üzmez in dediğine göre Üstad onu hiç sevmezmiş. Serdengeçti ye Üzmez için 'ondan uzak dur o şeytan' dermiş.Üzmez'in bulunduğu ortamlarda pek bulunmamaya çalışırmış.

tabi bundan ötürü Üzmez e düşman olmak gerekmiyor belki ama Üzmez in kendisi hakkında yaptığı yorumları da düşünürsek üzerinde durulmaması daha hayırlı birşey olurmuş gibi geliyor...

kardesım ben bunu bılıyordum ok guzel bır konuya degınmıstın üzmezin bu tür olaya adının kkarısması fırsatını vermesı bıle buyuk suc ve hala haklanmadı vakıt gazetesı adına cok uzgunum paylsımın ıcın cok saol saygılar.........

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 
Ne kadar komik olduğunuzun farkında değilsiniz galiba. Hala gerçekleri göremeyecek kadar fanatik bir H.Üzmez hayranı iseniz size ne desek nafile... Haysiyetten dem vurmuşsunuz ama maalesef haysiyetten nasibinizi almamışsınız ne hazin bir şey. Peşin hükümden söz etmişsiniz anlaşılan peşin hükmün ne demek olduğunu bilmiyorsunuz. Dediğiniz kişi hapiste ve hala tutuklu cinayet işlese anlarız adamın biri geldi cinayeti işledi silahı götürdü h.Üzmezin eline tıkıştırdı ve suç masum birinin üzerine kaldı. Tabii adaletimiz topal olduğu için gerçek suçlunun bulunması bir hayli zaman alacaktır.Belki H.Üzmez masumdur bir iftiraya uğramıştır ya da biri çayına ilaç atmıştır tüh ben bunları nasıl düşünemedim. Allah aşkına kimdir bu H.Üzmez cinayete kalkışan, kendinden 50 yaş küçük biri ile evlenen, şehveti uğruna cehenneme bile gitmeyi göze alabileceğini ballandıra ballandıra gazetelere demeç veren biri... Eğer siz bütün bunlara rağmen sırf islami bir gazetede yazı yazdığı için savunuyorsanız ve hala masum olduğuna inanıp kendi kendinizi avutuyorsanız size diyecek bir sözüm yok.

 

 

 

Tartışma psikolojisini iyi biliriz elhamdülillah. Yazmış bulunduğunuz; "Ne kadar komik oldugunuzun farkında değilsiniz galiba" şeklindeki cümle ve devamında gelişine-öylesine yazdığınız cümleler, aslında yediği yumruğun etkisi ile sağa-sola ve arkaya-öne yalpalayan cılız bir boksörün ruhi ve fiziki muvazenesini yitirmek sureti ile yumruğunu rakibinin kafasına vurduğunu sanarak başını taşlara vurması gibi rüsva bir haleti ruhiyenin mahsülleridir. Komiksem gül, hayret bişey... Güldün de ağzını tutan mı oldu.

 

 

Ne saçmalıyosun kardeşim. Kim gerçekleri göremeyecek kadar fanatik bir hüseyin üzmez fanatiğiymiş. Anlamak zor oluyor ise birçok kez daha bak istersen bundan evvelki iletilerime. Yazdıgım mesajlarımın hangi birinde hüseyin Üzmezi körü körüne savunmuşum, hangi birinde karartıya kurşun sıkmışım... Varsa bu ithamına gösterebileceğin bir delil buyur göster. Daha önce söylediklerimi tekrar söylüyorum; bu konu hakkında kesin bir yargıya varmaktan sakınırım fakat ortada sabit deliller bulunmadığı için ve müslüman bir kişinin söylediklerine de inanmak istediğim için (evet inanmak istiyorum) hüsn-ü zan da bulunmayı yeğliyorum. Ayıp mı bu, günah mı... Anlaşılmayacak bişey yok ortada.

 

Ondan sonra da "size ne desek nafile..." Tartışmayı bitirmeye çalışmanın en basit ve eskimiş yollarından biri...

 

Gerçekmiş.... Neyin gerçeği kardeşim. Sanki bütün herşey açıklığa kavuşmuş, Üzmez'in suçluluğu delillerle sabitlenmiş de biz tüm bunlara rağmen Üzmez'i gönül tahtına oturtuyor, baş tacı ediyormuşuz gibi...Sıkıntı var sıkıntı... Sezmek zor değil.

 

 

Delillerle alameti farikalarını gösterdiğim ithamlarıma karşılık olarak "sensin o" mahiyetinden cevaplar ile muhatap olacagımı bilseydim ,emin olun, kötü bile söylemezdim. Buradaki işleviniz, üzülerek belirtiyorum ki, kireci sökülmüş bir duvardan farksızdır. Emek bizden, düşünce bizden, dil bizden, diş bizden, ses bizden, ciğer bizden... bizden Allah bizden.

 

 

 

Biz peşin hükmün ne olduğunu iyi biliriz şehit kardeş. Sen dert etme, rahat ol.. Meselemize göre ve senin tersinden işleyen dimağına göre yapalım peşin hükmün tanımını:

*peşin hüküm ol haslettir ki; ortada kişinin bir suçu işlediğine dair şaşmaz deliller mevcut iken, mahut kişi hakkında iyi düşünmek ve o kişinin o suçu işlemediğini iddiaya kalkışmaktır. İşte size göre peşin hüküm... Ne kadar da doğru-dürüst. Eee ne demiş atalarımız: " Anasına bak, kızını al." :unsure: (mecazen)

 

Siz lafı dolandırıp dolandırıp, evirip-çevirip Hüseyin Üzmez'in kendinden 50 yaş küçük biri ile evlenmesine getirin ve sırf kendinden 50 yaş küçük biriyle evlendiği için onu suçlu görün sonra da peşin hükümlü olmadığınızı söyleyin. Sizin peşin hüküm tanımınıza göre doğru söylüyosunuz efendim. Kendiniz ile ne kadar övünseniz az gelir.

 

Sizi Türk marangozlarına emanet ediyorum efendim. Sağlıcakla kalınız...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Mürid kardeş, bu konu ile alakalı son bir şey diyecem bir hadis ve bir ayet :"Kim haklı olduğu halde tartışmayı terkederse, onun için cennetin en yüce yerinde bir ev bina edilir. Haksız olduğu halde tartışmayı terkeden bir kimse için ise, cennetin orta yerinde bir ev bina edilir." Haklı olup olmadığımı demiyorum en iyisini Allah bilir.

 

 

 

"Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar; belki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Hem birbirinizi ayıplamayın ve kötü lakaplarla atışmayın. İmandan sonra fasıklıkla adlanmak ne kötü isimdir! Kim de tövbe etmezse, iste onlar zalimlerin ta kendileridir. " (el-Hucurât, 49/11)

 

NOT:Bu forumdan üyeliğimin iptal edilmesini istiyorum. Verdiğim rahatsızlıktan ötürüde özür dilerim.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Mürid kardeş, bu konu ile alakalı son bir şey diyecem bir hadis ve bir ayet :"Kim haklı olduğu halde tartışmayı terkederse, onun için cennetin en yüce yerinde bir ev bina edilir. Haksız olduğu halde tartışmayı terkeden bir kimse için ise, cennetin orta yerinde bir ev bina edilir." Haklı olup olmadığımı demiyorum en iyisini Allah bilir.

 

 

 

"Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar; belki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Hem birbirinizi ayıplamayın ve kötü lakaplarla atışmayın. İmandan sonra fasıklıkla adlanmak ne kötü isimdir! Kim de tövbe etmezse, iste onlar zalimlerin ta kendileridir. " (el-Hucurât, 49/11)

 

NOT:Bu forumdan üyeliğimin iptal edilmesini istiyorum. Verdiğim rahatsızlıktan ötürüde özür dilerim.

 

 

Kıl kadar izan sahibi bir insan, bu mevzuda kimin haklı, kimin haksız olduğunu anlayabilir. "Haklılık, haksızlık" tartışması içine girmeyeceğim şu saatten sonra. Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif mealleri karşısında boynumuz kıldan incedir. Fakat bu tavrınız ile daha evvelce hükmüne varıp da dillendirme cesaretine muvaffak olamadığım enaniyet hissinin bünyenizi istila ettiği mütaalası zihnimi büsbütün kaplamış oldu. Zira, bilhassa Hadis-i Şerif ve Ayet-i Kerime mealleri ile şahsımı aciz duruma düşürme isteği ve kendi nefisini tatmin etme hevesi sizin enaniyet hissi müptelası olduğunuzu göstermektedir ve tüm bunlar benim ziyadesi ile müteessif ve müteessir olmama vesile olmuştur.

 

 

Hadis-i Şerifin akabinde yazdığınız cümlenin ise ,indimde, en ufak bir hususiyeti yahut ehemmiyeti yoktur. Sizin anlatmak istediklerinizi biz anlamakda hiçbir zorluk çekmiyoruz efendim, gönlünüz ferah olsun.

 

Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif mealleri hakkında yorum yapabilecek yahut muhtevalarına dair görüş belirtecek mertebede olmadığımızı da söylemekte fayda görüyorum. Kaldı ki Hadis-i Şerif'in kimden nakil edildiği, kime hitaben , hangi koşullarda söylendiğine dair malümat eksiklikleri de mevcuttur. Hal böyle iken Peygamber-i Zişan'ın sözlerini kendi basit menfaatlerine muvazi bir şekilde mesnedi meşkûk yollar ile sunmanın fazileti ve doğruluğu da tartışılır. Ayrıca bu yollar mevzuya müdahil olmayan kişilerinde yanlış tavır takınmalarına sebebiyet verebilir. Kaş yapayım derken göz çıkartmamakta fayda vardır.

 

Ayet-i Kerime Meallerini ise direkt kopyalayıp-yapıştırmamakta, istisnai durumlar haricinde, fayda vardır. Bu gibi durumlarda da Tefsirlerden yararlanmak gerekmektedir.

 

Emin ol şehit kardeş, sende noksanlık gördüğüm bütün noktalarda bir sürü Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif meali bularak buraya kopyalayabilecek argümanım elimde mevcut fakat buna lüzum görmediğim gibi bunu hoş da bulmuyorum.

 

Tartışma esnasında doğru olmayan yahut aşırıya kaçan bazı ifadelerde bulunmuş olduğum doğru olabilir. Fakat mevzunun başından beri sizin sahip olduğunuz tutumunda savunulacak hiçbir yerinin,tutunulacak hiçbir dalının olmadığı aşikardır. Görüşlerimde ise haksız olduğumu düşünmemekte ısrarlıyım. Hadis-i Şerif ve Ayet-i Kerime meallerine yönelik ne bir savunmamın ne de bir söylemimin olmayacagını tekrar söylemekte fayda görüyorum. Keşke hislerinizi kendiniz dile getirmiş olsaydınız, keşke ne söyleyecekseniz kendiniz söyleseydiniz.

 

 

Forumdan ayrılmaya karar vermişsiniz ama bunu dile getirişinizdeki tuhaflığı da sezimlemek güç değil. Pekalâ özel mesajlar yolu ile bu isteğinizin neticelendirilmesinde muvaffak olabilirdiniz. Sanki müridi suçlu ilan eder gibi, sanki müridi sanık sandalyesine oturtur gibi... Bakın işte suçlu o, ben acizim, ben hakirim, ben haklıyım, hep o, hep o...Ben hiçbir sorumluluk kabul etmiyorum kardeşim bu hususta. Şehitin kararına saygılıyım fakat bu hususta en ufak bir etkimin olmadıgını düşünüyorum. Öyle pireye kızıp yorgan yakmak da neyin nesi...!

 

 

....

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

Üzmez'e zorla cola içirmişler!

 

Küçük yaştaki çocuğa cinsel istismardan yargılanan Hüseyin Üzmez mahkemeye çıktı. "Bana cola içirdiler" diyerek kendini savundu.

 

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisan'da düzenlenen operasyon kapsamında "çocuğun cinsel istismarı" suçundan tutuklanan 76 yaşındaki yazar Hüseyin Üzmez ve mağdur çocuğun annesi 36 yaşındaki Livaze Ç'nin yargılanmalarına başlandı.

 

Cezaevi aracında Bursa Adliyesi'ne gelen, takım elbise giyen Üzmez, fotoğrafını çeken basın mensuplarını elini sallayarak selamladı. Mahkemede daha önce verdiği ifadeleri kabul etmeyen Hüseyin Üzmez, "Allah'ın izniyle bu davadan beraat edeceğim" dedi. Mahkemede taraflar şikayetlerini geri çekti. Ancak Üzmez'in tahliye istemi mahkeme heyeti tarafından kabul edilmedi.

 

KÜÇÜK YAŞTAKİ KIZA CİNSEL İSTİSMARDAN SUÇLANIYOR

 

İlk kez hakim karşısına çıkacak olan Üzmez'e, `Küçük yaştaki kıza cinsel istismarda bulunup ruh sağlığını bozmak' suçlamasıyla 25 yıl, anne Livaze Ç.'ye ise `Kızını fuhuşa teşvik' suçundan 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

 

Bursa E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan sanıklar Hüseyin Üzmez ve Livaze Ç, iki ayrı cezaevi aracıyla adliye binasına getirildi. Hüseyin Üzmez, araçtan inişi sırasında gazetecilerin "Hüseyin bey" diye seslenmesi üzerine elleri kelepçeli olduğu halde jandarmaların arasından el sallayarak adliye binasına girdi.

 

KÜÇÜK KIZ PEDAGOG EŞLİĞİNDE GELDİ

 

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, her iki sanıkla

birlikte Livaze Ç'nin eşi Bekir Ç. ve mağdure B.Ç. de (14) hazır bulundu. Olayın ardından bir yurda yerleştirilen B.Ç'ye duruşmada bir pedagog eşlik etti.

 

KULAKLARIM DUYMUYOR HAKİM BEY

 

Mahkeme Başkanı Kadir Ünal, kimlik tespiti yapıldığı sırada sorulan

sorulara yanıt vermeyen Hüseyin Üzmez'den, bulunduğu sanık kürsüsünden kendisine doğru biraz daha yaklaşmasını istedi.

 

Hüseyin Üzmez, bunun üzerine, "Kulaklarım hiç duymuyor hakim bey" dedi. Evli olduğunu ve iki çocuğu bulunduğunu belirten Üzmez, ne iş yaptığı önündeki soruyu, "Daha önce avukattım" diye yanıtladı. Üzmez, "Şimdi ne iş yapıyorsun?" sorusuna ise "Yazarım" yanıtını verdi.

 

AYLIK GELİRİM HERHALDE 1,500 YTL

 

Üzmez, aylık gelirinin sorulması üzerine de "Herhalde bin 500 YTL. 'Herhalde' diyorum, çünkü eşim alıyor" diye konuştu.

 

Mahkeme Başkanı Kadir Ünal, Livaze Ç'nin de kimlik tespitinin

yapılmasından sonra, mağdurenin 15 yaşından küçük olması ve suçun genel ahlakın gerekli kıldığı hallerden oluşu nedeniyle bu duruşmaya özel gizlilik kararı verdi.

 

Kararın ardından mahkeme salonu sanıkların birinci derece yakınlarının

dışında boşaltıldı.

 

DAHA ÖNCEKİ İFADESİNİ REDDETTİ

 

Hüseyin Üzmez mahkemede verdiği ifadede, soruşturma aşamasında daha önce söylediklerini kabul etmedi. Üzerine atılan suçlamaları kabul etmeyen Üzmez, "Suçlamaları kabul etmiyorum. Mağdure İstanbul'da yanıma geldiği zaman da kendisini hiç bir zaman görmedim, cinsel istismarda bulunmadım. Ayrıca yine mağdureye yönelik Mudanya'da işlediğim iddia olunan cinsel istismar suçlamasını kabul etmiyorum. Ben mağdureyi ve ailesini tanıyorum. İnegöl'de buluşup lokantaya gitmiştim. Ben meşhur ve tanınmış bir kişi olduğumdan herkes beni tanır, selamlaşır. Sarılıp öper.

 

BANA KOLA İÇİRDİLER KÖTÜ OLDUM

 

Özdilek Alışveriş Merkezi'nde yemeğe gittiğimde, tanımadığım kişiler istememe rağmen bana kola içirdiler. Hatta yediğimiz yemeğin parasını da ödediler. Kolayı içtikten sonra benim midem bulandı. Rahatsızlandım. Daha sonra B.Ç, annesi Livaze ve ben Mudanya'ya gittik. Ben eve gelince ikisini lokantaya gönderdim. Saat 19.00'da yanlarına geleceğimi söyledim. B.Ç.'ye cinsel istismarda bulunmadım" dedi.

 

B.Ç VE ANNESİ DE SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER

 

Mahkemede kızına cinsel istismarda bulundurmak suçundan yargılanan Livaze Ç. yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Hüseyin Üzmez'in İstanbul'daki evine kızıyla gittiklerini, Üzmez'in kızı ile yalnız kalmadığı gibi kızının bu konuda kendisine şikayet yapmadığını belirten Livaze Ç., yakalandıkları gün Üzmez'in Mudanya'daki evine gittiklerini, burada 20 dakika birlikte kaldıktan sonra, Üzmez'in kendilerini lokantaya gönderdiğini lokantada yanlarına gelince polis tarafından yakalandıklarını bildirdi.

 

KÜÇÜK KIZ DA SUÇLAMAYI GERİ ÇEKTİ

 

Bekir Ç.'nin Hüseyin Üzmez ve eşinden şikayetçi olmadığını, artık duruşmalara katılmak istemediğini söylediği yargılamada söz alan B.Ç., Hüseyin Üzmez'in cinsel istismarıyla karşılaşmadığını, annesinin suçsuz olduğunu söyledi. Annesiyle Üzmez'in İstanbul'daki evine gittiklerinde iddia edildiği gibi cinsel istismarla karşılaşmadığını belirten B.Ç.,"Daha önceki soruşturmalarda verdiğimi ifadeleri kabul etmiyorum. Sanıklardan şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum" şeklinde konuştu.

 

TAHLİYE TALEBİ KABUL EDİLMEDİ

 

B.Ç.'nin ifadesinden sonra söz alan Hüseyin Üzmez ise, "Bugün tarihi bir gün. Suçu işlemediğime inanan bütün dünya bu kararı bekliyor. Allah'ın izniyle davadan beraat edeceğim" dedi.

 

Yaklaşık 40 dakika süren yargılama, tanıkların dinlenmesi, eksik evrakların beklenmesi için 28 Ekim gününe ertelenirken, sanıkların tahliye talepleri ise kabul edilmedi.

 

OLAY

 

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisanda düzenlenen operasyonda, ilköğretim 8. sınıf öğrencisi B.Ç'ye (14) cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan Yazar Hüseyin Üzmez, Mudanya Asliye Ceza Mahkemesince tutuklanmıştı. B.Ç, annesi Livaze Ç'nin de tutuklandığı operasyonun ardından devlet tarafından koruma altına alınmış, Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki bir yurda yerleştirilmişti.

 

Internethaber.com

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

Üzmez: Olay bir komploydu

Bursa'nın Mudanya ilçesinde ‘cinsel istismarda bulunma” iddiasıyla 6 ay önce gözaltına alınıp hapse konulan 76 yaşındaki yazar Hüseyin Üzmez, dün Adli Tıp'tan lehine gelen rapor sonrası tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

 

Hüseyin Üzmez ile cinsel istismara maruz kaldığı iddia edilen mağdurenin annesi Livaze Ç.'nin yargılandığı davanın ikinci duruşması, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Cinsel istismara uğradığı ileri sürülen B.Ç.'nin “beden ve ruh sağlığının bozulmadığı” yönündeki Adli Tıp Kurumu raporu mahkemeye ulaştı. Üzmez için tahliye kararı verilmesinde en büyük etken bu rapor oldu. Tutuklu sanıklar Üzmez ve Livaze Ç. ile Üzmez'in üç avukatının hazır bulunduğu duruşmada, Üzmez'in eşi Ayşe Üzmez ile akrabası olduğu bildirilen Şerif Aykız ve Mudanya'daki komşusu Ali Ersoy tanık olarak dinlendi.

 

Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumunca hazırlanan ve mahkemeye dün ulaşan "B.Ç'nin beden ve ruh sağlığının bozulmadığına oy birliği karar verilmiştir" ibaresinin yer aldığı rapor doğrultusunda "suç vasfının değiştiğini" dikkate alarak sanıkların tahliye taleplerini kabul etti.

 

26 Nisan 2008 tarihinden bu yana Bursa E Tipi Cezaevi'nde yatan Hüseyin Üzmez'in, tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi. Üzmez hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen, yurtdışına çıkış yasağı konuldu. B.Ç'nin İnegöl Devlet Hastanesi'nde doğduğunun iddia edilmesi üzerine, mahkeme tarafından istenen rapor bulunamayınca mahkeme heyeti, tam yaşının teşhisi için tam teşekküllü devlet hastanesine sevkedilerek, kemik grafiklerinin incelenerek tam yaşının tespit edilmesine karar verdi. Üzmez ve Livaze Ç. işlemlerinin tamamlanmasının ardından akşam saatlerinde kaldıkları cezaevinden serbest bırakıldılar.

 

AVUKAT KAV: MÜVEKKİLİM SUÇSUZDUR

Hüseyin Üzmez'in avukatlarından Emir Ali Kav, adliye çıkışında basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede; “Müvekkilim suçsuzdur” dedi. Müvekkili hakkında atılı suça ilişkin hiçbir maddi kanıt bulunmadığını belirten Emir Ali Kav, “İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor da bu düşüncemizi teyit etmektedir. Toplanan delillere göre müvekkilimizin, beraat etmesi gerekirdi. Çünkü Yargıtay içtihatlarına göre yüksek bir ihtimale dayalı olsa dahi bir kişi hakkında mahkumiyet hükmünün tesis edilemeyeceği belirtilmiş bulunmaktadır” dedi. Bir gazetecinin adli raporun süratli geldiğini sorması üzerine ise, Üzmez'in avukatlarından Bayram Sabah ve Bülent Demir, medyanın Adli Tıp Kurumu gibi bir kurumu dahi zan altında bırakacak türden sorgulayıcı bir tarzda soru sormasını kınadıklarının altını çizdi.

 

MAĞDURENİN BABASI: MEDYA PARA TEKLİF ETTİ

Mağdurenin babası Bekir, Ç. ise yaptığı açıklamada medyanın kendisini çok rahatsız ettiğinin altını çizerek, “Medya beni çok rahatsız ediyor. Hatta bana istedikleri gibi konuşmam ve açıklama yapmam karşılığında maddi destekte bulunacaklarını belirttiler. Defalarca telefon hattımı değiştirmeme rağmen nereden buluyorlarsa bulup rahatsız ediyorlar. Bu haberlerden dolayı çalışamıyorum, aylardır işsizim ve evimi buradan taşıyacağım” şeklinde dert yandı.

Hüseyin Üzmez'in eşi Ayşe Üzmez de adliye çıkışında basın mensuplarının ısrarlı soruları karşısında mutlu olduğunu belirterek, “Eşimin suçsuz olduğundan emindim. Medya işi çarpıtıp, olduğunun dışında göstermeye çalıştı. Adalet yerini buldu. İnşallah beraat da edecek. Çok mutluyum” dedi. Adliyeye gelen Hüseyin Üzmez'in yakınları ise çıkan tahliye kararı sonrasında mutluluklarını gizleyemedi.

 

--------------------

‘ŞÖHRETLİ OLDUĞUM İÇİN BUNLAR BAŞIMA GELDİ'

Tahliye kararının ardından Mahkeme Başkanı Kadir Ünal'a teşekkür eden Üzmez, “Allah sizden razı olsun. Ben Türk adaletine güveniyorum. Ben şöhretli insan olduğum için bunlar başıma geldi. Hakkımda asılsız iddialar ortaya atıldı. Halbuki ben böyle bir şey yapmadım. Allah hepinizden razı olsun” dedi. Tahliye kararı üzerine sevinçten oturduğu sandalyeye yığılan Livaze Ç. ise, sevinç gözyaşları döktü. Livaze Ç.'yi koluna giren jandarmalar dışarı çıkardı. Mahkeme Başkanı Kadir Ünal, Üzmez ve Livaze Ç.'ye seslenerek, “Ben sizi tahliye ettim ama bundan sonra mahkemelerinizi takip edin” dedi. Livaze Ç. ile duruşmaya gelen çocukları koridorda sarılarak hasret giderdi. Bu sırada duygusal anlar yaşandı.

 

Vakit

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

ne diyeceğini uzun süre beklemiştim, ilk başta göz altına alınırken başını dik tutmasından tamam dedim; olay tamamen düzmece; hani üzmez nefsine mağluptur da, tutup böyle bir olay üzerine başını dik tutmaz...

 

ama bakıyoruz ki yapmadım demiyor, komplo diyor... komploysa da öyle atıp tutmakla olmaz, sarahatli bir açıklama getirmek zorunda, bu boynunun borcudur; ama yok... gitsin irana, birebir anlatsın, hükme de razı olsun...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

Satılık medya organlarından duyduklarımız, gördüklerimiz, okuduklarımızla hüküm vermememiz gerektiğini düşünüyordum ki haklı çıktığımı düşünüyorum. Hüseyin Üzmez ve avukatının açık oturumdaki açıklamaları fatih altaylı denen köpeğin müdahalelerine rağmen şahsımı tatmin etti. Medyaya değil karalanan şahsın ve avukatının ağızlarından çıkana ve belgelere bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Canlı yayını bende izledim. Fatih Altaylı muhafazakar düşüncede olan konuklarına bu müdahaleri her zaman yapmaktadır. Hüseyin Üzmez konusuna gelirsek, yapmış olduğu açıklamalardan tatmin olmadığımı söylemek zorundayım.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...

×
  • Create New...