Jump to content

Sign in to follow this  
Achar

Ya O Helikopterde Başbakan Olsaydı?

Recommended Posts

 

Bu yazıyı kaleme alırken takvim 26 Mart 2009, saat Akşam 20:00’yi gösteriyordu. Yani Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin helikopter kazasının üzerinden tamı tamına 27 saat geçmiş…

 

Az önce Bakan Atalay açıklama yaptı: “Devletin tüm imkanları kullanılıyor, maalesef enkaza ulaşamadık” dedi. Sayın Başbakan’ın da açıklaması aynı mahiyette…

 

Şunda hiçbir şüphe yokki devleti yönetenler, siyasetçiler ve halk olaya karşı ciddiyetle yaklaşım gösterdi.

 

Lakin sonuç tek kelimeyle acziyet…

 

***

 

Gün boyu Ankara sokaklarında nereye girsem bu olay konuşuluyordu. Abartı yok; dolmuş durağında, simitçide, devlet dairesinde, Kızılay’ın göbeğinde…

 

Ama herkes, “Devlet enkaza nasıl ulaşılamaz?” sorusuna da cevap arıyordu…

 

İnanın bu olayla bir kez daha toplumsal duyarlılık çizgimize şahit oldum. Ama devletin teknoloji acizliğini de bir kenara not ettim…

 

***

 

Herkes gibi “nasıl ulaşamazlar?” sorusunun cevabını ararken aklıma takılan tek şey şuydu: ”Devlet imkanlarının tümünün seferber edildiği”… Bu söz kulağa hoş geliyor, güçlü geliyor ama, sonuç çıkmaması; devleti de, gücünü de ciddi zaafiyete uğratıyordu. Yalan değil, gerçek, bugün devlete olan güvencim sarsıldı…

 

“Cep telefonunuz kapalı dahi olsa, şarzı içindeyse sizi takip edebilir, dinleyebilirler” türünden teknolojik deyimler benim için “ şehir efsanesine” dönüştü…

 

Ama efsaneye dönüşen ve gözümde artık anlamsızlaşan başka bir şey daha vardı. O da, “PKK yuvaları BBG evi gibi” sözüydü…

 

Çünkü ülkenin göbeğindeki bir şehirde düşen helikopteri bulamayan devletim, BBG tanımıyla olayı izah edemeyecek kadar acizdi…

 

***

 

Şimdi bırak bunları da asıl meseleye gel diyorsanız hemen devam edeyim…

 

Benim tanıdığım devletin imkanları bu değil… Ya da hepsi bu değil… Anlatayım, bu olayda hiç gündeme gelmeyen çok önemli bir kurumu daha var devletin.O da Orman Genel Müdürlüğü…

 

Evet, bu olayda hiç gündeme gelmedi, ama OGM’de birde Yangın Harekat Merkezi (YHM) diye bir birim var. Bu birim Orman Yangınları sezonunda çok aktif görev yapar. Türkiye’deki tüm yangınlar bu merkezden koordine edilir. Ve bu merkez google earth’la ve Turkcell’le küresel veri konusunda anlaşmalı olarak Türkiye’nin her karışını canlı olarak online izleyebiliyor. Sadece bu da değil, uydu sistemiyle de bağlantılı bir altyapıya sahip…

 

Yani Türkiye’nin her karışını kare kare canlı izleyebiliyorsunuz…

 

Peki buradan kimin haberi var?

 

Akşamüstü bu konularla ilgilenen bir görevliyi aradım, “Bizden yardım istenmedi” dedi. Sadece olayın yaşandığı bölgedeki 2 helikopterin yardımı istenmiş, onlarda hava muhalefetinden dolayı kalkamamış bile.

 

Yangın harekat merkezinden yardım istemek, dahası buradaki altyapıdan istifade etmek kimsenin aklına bile gelmiyor… Akşamüstü bir kaptan pilotla görüştüm, aynen şunu söyledi. “Eğer helikopterde araç takip sistemi bulunsaydı yerleri çok çok kolay bulunurdu. Ama bu olmasa bile bir yol daha var, o da RADAR… Radar mutlaka bu helikopterin uçuş kaydını tutmuştur, oradan da bulunabilir, dedi. Kriz merkezindekilerde hangi bilgiler var bilmiyorum, ama deneyimli bir kaptan pilotun bana söylediği de budur…

 

Bu yazı umarım uyarıcı bir nitelik taşır.

 

***

 

Elbette kimseyi suçlayacak durumda değiliz…

 

Herkes samimiyetle üzerine düşeni yapıyor. Ama maalesef ciddi bir irtibatsızlık, koordinesizlik var. Helikopter düşüyor, içindeki gazeteci telefonuyla 112 acil servisi arıyor, acil servisteki görevlinin aptalca sorularını herkes dinledi. Ve dakikalar geçiyor, şarzım bitecek deniliyor ama ne hikmetse yerleri bir türlü tespit edilemiyor…

 

“Cep telefonlarından gelen sinyal bugün saat 2’ye kadar geldi” diye açıklama yapıldı, ama koordinatları ne hikmetse verilemiyor…

 

Buyurun anlam verin?

 

Evet, ciddi ve güçlü firmalar kriz ortamında belli olur, güçlü devletlerde kriz ortamında... Maalesef biz bu kriz ortamında ne durumda olduğumuzu gördük…

 

Acziyyet… Büyük acziyyet…

 

Beni asıl endişelendiren nedir biliyor musunuz?

 

Elbette şuan helikopterde mağdur olan vatandaşlarımızın hepsi çok önemli, hatta sadece bir tek kişi bile düşmüş olsaydı yine çok önemliydi…

 

Peki ya o helikopterdeki bu ülkenin Başbakan’ı olsaydı ve biz ona ikinci günde bile ulaşamayan bir devlet olsaydık ne olurdu hiç düşündünüz mü?

 

Gazete manşetlerini düşünebiliyorum: “ Başbakanını arayan ülke”…

 

***

 

“Büyük düşünmek” noktası tamda bu noktadan başlasa gerek…

 

 

 

Fatih BAYHAN – Haber7

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...
Sign in to follow this  

×
  • Create New...