Üstad Ve İnfak

ÜSTAD VE İNFAK

Selami Çalışkan anlatıyor…

“Yıl 1977. Üstad Necip Fazıl’ın evinde sohbetteyiz. Takım elbiseli, kravatlı bir adam geliyor. ‘Bunu filanca bey gönderdi’ deyip Üstad’a bir çanta takdim ediyor ve hemen gidiyor. Üstad oğluna sesleniyor: ‘Şu çantayı aç bakalım, içinde ne varmış’ diyor. Çanta açılıyor; ağzına kadar banknot dolu, hepsi binlik. ‘Tamam’ diyor Üstad, ‘Münasip bir yere kaldır’. Aradan beş-on dakika geçiyor. Yoksul olduğu hemen anlaşılan bir adam giriyor içeri. Maruzatı olduğu da hemen anlaşılıyor. ‘Buyur, ne istiyorsun?’ diye soruyor Üstad. ‘Efendim, ben Elazığ’dan geliyorum’ diyor adam; ‘Evim yandı, paraya ihtiyacım var.’ Üstad yine oğluna sesleniyor: ‘Deminki çantayı getir’ diyor. İçinden bir tanecik banknot bile almadan, para dolu çantayı mağdur misafirine uzatıyor. Adam çantayı alıyor, teşekkür ediyor ve gidiyor. Kaldığı yerden devam ediyor sohbet…”

Share

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.