Serdengeçti'ye Dair Konular

Başlatan: BDG Tarih: 17.11.2007 17:26 Cevap: 6

BD
17.11.2007 17:26
#1

Osman Yüksel Serdengeçti ile alakalı olan konulara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. Yeni konular açıldığında konu linkleri aşağıya eklenecektir.

 

 

 

Osman Yüksel Serdengeçti

 

Osman Yüksel Serdengeçti

 

Osman Yüksel Serdengeçti, şiirleri

 

Mabetsiz Şehir, O.Y.S.

 

Serdengeçti'nin Nükteleri

 

Dava adamları

 

33. Serdengeçti'den bir Hatıra

 

Osman Zeki Yüksel(serdengeçti),

 

Dava Arkadaşım

 

Osman Yüksel Serdengeçti, özlediğim alem

 

üstad & Serdengeçti, Serdengeçtinin Üstada son bakışı

 

Osman Yüksel Serdengeçti,Hak Yolunda Bağrı Yanık Yolcular

 

Hüseyin üzmez,çilenin böylesinden

 

Bir Garip Öldü Diyeler

 

Biz Bunlara Bağlıyız

 

Başımıza Kulak Lazım

 

Yeniden Serdengeçti Dergisi

 

Anayasa Taslağı, Trajikomik bir

 

Ben Insanım Diyen Okusun!

 

Serdengeçti'ye Dair?,Bir istek

 

Osman Yüksel Ve Eşi İsmet Hanım

 

Üstad'ın Tiryakileri,Hukukçular

 

Deneme..., Deneme...

 

Kucuk Sey, Osman Yüksel'den Üstada...

 

Sükût

 

Üstadımın Hatırasına

 

Osman Yüksel Serdengeçti Anıldı

SE
30.01.2008 18:09
#2

Serdengeçtinin ''Yıkıldılar'' isimli şiiri lazım; birisi özel mesajla atarsa sevinirim. Halk partisini anlatıyordu.

FI
15.04.2009 23:38
#3

mabedsiz şehire mabetsiz şehir yazmışsınız lütfen düzeltebilirmisiniz

BD
16.04.2009 03:02
#4

Bizim kaynağımız eserin yayın hakkını elinde tutan Türk Edebiyatı Vakfı Yayınlarıdır. Oradaki hali bu şekildedir. Aslını görmek isteyen O.Y.Serdengeçti'nin iki ciltten oluşan eserlerini inceleyebilirsiniz.

 

Saygılarımızla...

FI
16.04.2009 20:24
#5

afedersiniz özür dilerim

SA
12.01.2011 16:51
#6

OSMAN YÜKSELLER

 

 

Osman Yüksel'ler bu milletin ruh, iman, gelenek köklerine bağlı taşkın zekâlı çocuklarıdır! Yolsuzluklara, kötülüklere, dinsizliklere, saçma sapan yeniliklere, nursuzluk ve dönekliklere karşı içlerinde mukaddes bir isyanla İstanbul ve Ankara'ya giderler.

 

Çoğunlukla "taşra"dan, bir kasabadan veya köyden gelirler. Gönüllerinde memleketi ve dünyayı bir anda düzeltecek ateşler yanar. Taklitçi çıkar kulüplerini, iman ve fazilet ocaklarına döndürmek azmimdedirler.

 

İyi ve yüce zannettikleri her şeye bir anda hayran; maskaralık, gösteriş ve düzmece bildikleri her şeye bir anda amansız düşman olacak bir ruh hâli ile gelmişlerdir. Oysa çok yerde fazileti gibi rezaleti de sahte ve temelsiz nice muhitler onları beklemektedir. Kendi gölgesinden korkan, öz şüpheleri içinde boğulmuş, kürsüde başka, minder sohbetlerinde başka, kitaplarında ise çok başka tür sayıklayan hocalar, üstatlar ve ağabeyler onları ürpertir. Kekeleyen mantıklar, günü gelince papucu dama atılan "dâva,ideal mefkûre" lakırdıları Osman Yüksel'leri hayal kırıklığından intihar iştihasına kadar sürükler. Kendi inançlarının, mevki, siyaset veya para hırsı için harcandığını görmek onları can evinden vurur.

 

Öte yandan züppeliğin, sahte düzenin, cahiliyet putperestliğinin, sömürge halkçılığının güçlü ve zalim pençesinde "ruh burkuntuları" geçirirler. Mânevi her varlığımızı inkâr ile imanımızı, tarihimizi aşağılatan "hâkim zümrelerin" bütün çarkları Osmanların derisine geçen testere dişleridir!

 

 

Onlara telkinler elvermezse tuzaklar kurulur. Tuzağa düşünce arenaya atarak parçalatılırlar.

 

Taşradan kalp hulûsu, zekâ asaleti, fikir namusu, iyilik aşkı ile gelmiş, bir fakülteye, yüksek okula güç belâ yazılmış olan Osman Yükseller önce şaşkınlık, sonra yalnızlık ve tükenmişlik hissine düşerler.

 

Kendi nükte, benlik ve cesaretlerinden başka, hiçbir destekleri ve hiçbir güvenceleri kalmamıştır.

 

O güne kadar, ata ecdattan, muhitten, birkaç iyi öğretmenden, hocadan, tarihin güzelliklerinden, Kur'an azametinden ve Peygamber nûrundan edindikleri ne varsa hepsi artık tehlikededir: Osmanlar buna razı olamazlar!

 

Kocaman kültür merkezlerinin sözde üniversiteleri ve "yüksek ilim muhitlerinde(!)" dudak bükülen hatta "geriliğin simgesi" diye yerilen bu değerler, onlarca yaşamanın öz mânâsıdır: Vazgeçemezler!

 

Osmanlara daha da ağır gelen, bu kutsî inançların, bu millî değerlerin bazı siyasetçi, ikbalci ve bezirgân ayaklara basamak ve onların kazançlarına, mezat malı gibi kullanılmasıdır.

 

Osman Yükseller, gönül kişizâdeliğini, inanç şerefini muhafaza ettikleri için... Ve artık gerçekleri de görmeye başladıklarından, bu kirli muvazene derneğinin bir ucuna düşman gözüyle bakmakta, öbür ucundan tiksinmektedirler. Kendi kendilerine:

 

"GÂYE BİZE DÜŞTÜ!" diyerek mücadele meydanına atılırlar. Hazırlıksız bir saldırıştır bu. Hiç eğitim görmemiş veya ancak sağına soluna bakmayı öğrenip de sipere yatmayı dahi talim etmemiş Mehmetçiğin yiğit asaleti ile gâza meydanına atılmasıdır.

 

Artık ya şehittirler, işleri bitirilmiştir. Ya gazilerdir, yara almış, sakat bırakılmışlardır. Üstelik hiçbir taktik taşımayan atılış ve cesaretleri, daima başlarına kakılmış, onlara kusur olarak söylenmiştir.

 

Sömürge kültürü düzeninin dişlileri onlara zaten düşmandır. Sözde fazilet yakasının içine gömülerek uygun zaman kollayan beylere ise, Osman Yükseller'i acemice, taşkın ve atak bulmuşlardır. "Oyunbozanlar, damdan düşenler" gözüyle bakmışlardır.

 

 

 

Ahmet Kabaklı/ "Bir Nesli Nasıl Mahvettiler" eserine takdim yazısı